Sokaktaki Kalpler

Eğitici Çocuk Hikayesi

Pelin o gün arkadaşı Nur'un evinden koşar adımlarla kendi evine gidiyordu. Arkadaşı Nur onu ders çalışmaya çağırmıştı. İki arkadaş derse dalmışlarken zamanın nasıl geçtiğini unutmuş ve vakit epey geç olmuştu.  Üstelik hava da iyice soğumuştu, Bu yüzden hem üşümemek hem de eve bir an önce varmak için hızlı hızlı ilerliyordu.

Pelin hızlı adımlarla ilerlerken tam köşede küçük bir kedi gördü. Kedi oldukça üşümüş ve kirlenmiş bir durumdaydı. Pelin bu havada kedinin dışarda olmasına çok  üzülmüştü. Kediyi alıp onu daha korunaklı bir yere götürmeye karar verdi.  Biraz daha yürüdükten sonra nihayet evine ulaştı.

Pelinlerin evinin önünde küçük bir kömürlük bulunuyordu. Babası buraya genellikle tamirat aletlerini ve evin eskiyen eşyalarını koyuyordu. Pelin şimdilik kedi için en uygun yerin burası olacağını düşünerek kediyi oraya bıraktı. İçeriden de kedi için biraz süt ve bir kap su getirdi. Annesi daha onun geldiğini fark etmemişti. Pelin kediyi güzelce besledikten sonra içeri girdi. Öncelikle elini yüzünü yıkayıp üstünü değiştirdi. Daha sonra annesine niçin geç kaldığını anlattı fakat kediden bahsetmedi. Sabah anlatırım diye düşündü. Çünkü şuan hem çok yorulmuş hem de acıkmıştı. Annesi yemeği çoktan hazırlamıştı. Pelin yemeğini güzelce yedikten sonra dişlerini fırçalayıp uyumaya hazırlandı.  Yatağına girip uyumaya çalıştığında ise aklı uykuda değil sokakta kalan diğer hayvanlardaydı.

O, bugün kediyi almasa belki de açlıktan ya da soğuktan ölecekti. Bu durum pelini gerçekten çok üzdü . Bütün bunları düşüne düşüne sonunda uyuyakaldı. Sabah uyandığında ilk yaptığı şey, koşup kediye bakmak oldu.  Ama kedi ortalıkta yoktu. Pelin buna çok üzüldü. Hemen içeri girip kahvaltısını yaptı, giyindi ve sonra  kediyi bulmak için dışarıya çıktı. Pelin, kediyi bulmaya çalışmaktan okulu unutmuştu. Bir süre daha kediyi aramış fakat bulamamıştı. Artık okula geç kalmaktan korktuğu için hemen evine geri dönüp okula hazırlanmaya başladı. Okula hazırlanırken de aklı hep kedideydi. Düşüne düşüne bir süre onaylandıktan sonra , Pelin okul için nihayet hazırlanmıştı.  Annesiyle vedalaşıp okul için yola koyuldu.

Yolda ilerlerken de aklı  hâlâ kedideydi. Onu bulma umuduyla  etrafına bakıp duruyordu. Tam o sırada yanına arkadaşın Nur geldi ve pelin’e neden bu kadar üzgün olduğunu sordu. Pelin Nur'un sorusu karşısında başından geçenleri anlattı. Nur, kedinin başına gelenlerden dolayı çok üzüldü.  Pelin ve Nur konuşa konuşa  okula varmışlardı. Okula geldiklerinde okul müdürleri onlara bir duyuruda bulundu. Müdür “sevgili öğrenciler bu yıl bir yarışma düzenleyeceğiz. Yarışmaya katılan öğrenciler birer öykü yazacak, jüri öğretmenlerimiz olacak,  hangi öğrenci öykü daha güzel yazarsa o öğrenciye belli miktarda bir para ödülü verilecek. Katılmak isteyenler öğretmenlerine bildirsin.” Bu duyuru üzerine Pelin gerçekten çok mutlu oldu.

Çünkü öykü yazmayı zaten çok seviyordu. Bu ödülü de kazanmayı çok istiyordu. Böylece hayvanlar için kurulan barınaklara yardım edebilir ve sokak hayvanları için daha fazla imkan sağlanabilirdi. Pelin sınıfa girer girmez öğretmenine bu yarışmaya katılmak istediğini söyledi.  Pelin o günü heyecandan zar zor geçirdi. Okul biter bitmez hemen eve gidip öyküyü yazmaya başlayacaktı. Sonunda çıkış zili çalmıştı. Pelin hızlı adımlarla eve doğru ilerledi. Bir süre yürüdükten sonra evine vardı. Annesine heyecanla öyküden bahsetti. Annesi de ona bu öyküyü en güzel şekilde yazacağını söyledi. Çünkü annesi Pelin’in her zaman çok iyi öykü yazdığını biliyordu. Pelin hemen yemeğini bitirip masanın başına oturmuş ve  öykü yazmaya başlamıştı.

Pelin uzunca uğraşlarından sonra artık güzel bir öykü ortaya çıkarmıştı. Ertesi gün okula gider gitmez öğretmenine, yazdığı öyküyü teslim etti. Artık sadece öykü yarışmasının sonucunu beklemek kalmıştı. Aradan günler geçti ve sonunda Öykü yarışmasının sonuçlarının açıklanacağı gün geldi. Kazanan kişiyi açıklamak üzere okulda küçük bir tören düzenlenmişti.Tüm öğretmenler ve öğrenciler o alanda toplanmıştı.Pelin'in içi içine sığmıyordu. Kimin kazanacağını çok merak ediyordu. Çünkü onun için kazanmak çok önemliydi.

Eğer kazanırsa sokak hayvanları için yardımda bulunabilirdi. Sonunda müdür kazanan kişiyi açıkladı.  Kazanan kişi Pelin olmuştu. Pelin sevinçten havalara uçmuş ve hiç olmadığı kadar gururlanmıştı.  Hem çok sevdiği ve sürekli yaptığı öykü yazma işinde birinci olmuş hem de büyük ödülü kazanmıştı. Müdür ödülü vermek üzere sahneye Pelin'i davet etti. Pelin ağır adımlarla ve heyecanla sahneye çıktı. Müdür ona kazandığı ödülü verdi.  Pelin'e ödülü ne yapacağını sordu. Pelin büyük bir gururla sokak hayvanlarına yardımda bulunacağını söyledi. Herkes Pelin'i büyük bir coşkuyla alkışladı. Pelin o gün gerçekten çok mutluydu. Sonunda akşam olmuş ve eve dönüş vakti gelmişti.  Pelin,  eve gelir gelmez anne ve babasına öykü yarışmasını kazandığını söyledi.

Pelin’in anne ve babası çok mutlu olmuş biricik kızlarını kutlamışlardı. Ertesi gün Pelin anne ve babasıyla beraber sokak hayvanları için kurulmuş bir derneğe gitti. Kazandığı ödülün tamamını bu kuruma bağışladı. Pelin çok mutluydu çünkü kışları soğuktan donan, yazları ise susuzluktan ölen sokak hayvanlarına büyük bir yardımda bulunmuştu. Bu Pelin’i her şeyden çok mutlu ediyordu. Çünkü hayvanlar da en az insanlar kadar değerli varlıklardı ve iyi bakılmayı en çok onlar hak ediyordu…