Üzgün Denizkızı

Fantastik Çocuk Hikayesi

Yaş
4-6
Okuma Süresi
14 dk
Kategori
Deniz Kızı Hikayesi
Unsur
Kız Çocukları için Hikaye
Yayınlanma Tarihi
12/9/2022
Yazar
Nisa Nur Kıran
REKLAM

Okyanusun dibinde yer alan bir şehirde; ihtişamlı, kocaman bir saray vardı. Bu sarayda annesi, babası ve ablasıyla birlikte bir denizkızı yaşardı. Bu denizkızının adı Eftelya idi. Eftelya, ailenin göz bebeğiydi. Eftelya’ nın bir dediği iki edilmezdi. Yine de hiçbir şeyden memnun olmaz, her zaman şikâyet edecek bir şey bulurdu. Eftelya her şeye sahip olmanın şımarıklığını yaşıyordu. 

Sabah olduğunda Eftelya zorlukla gözlerini açtı. Uykulu gözlerle yatağından kalkarak ailesinin yanına gitti. Kahvaltı yaptıklarını gördü. Babası: “Güzel prensesim uyanmış sonunda, gel bakalım beraber kahvaltı edelim.” Dedi. Eftelya bugün mutluydu. Sonunda yaz gelmişti ve Eftelya okyanusta istediği gibi yüzüp gezinebilecekti. Bu sebeple yüzü gülüyordu. Babasının yanağına bir öpücük kondurdu ve: “Günaydın babacığım, bugün kahvaltıyı arkadaşlarımla yapacağım size afiyet olsun.” Dedi.

REKLAM

Babası gülümseyerek başıyla onay verdi ve Eftelya sırayla annesi ve ablasını da öperek dışarı fırladı. Arkadaşlarının yanına doğru yüzerken kuyruğuna baktı: “Keşke bu aptal kuyruk yerine tıpkı insanlar gibi ayaklarım olsaydı.” Diye geçirdi içinden. Sonunda arkadaşlarının yanına geldi. Arkadaşları da en az Eftelya kadar şımarıklardı. “Selam kızlar.” Dedi Eftelya. Arkadaşları “Selam Eftelya, hoş geldin.” Dediler ve oturup sohbet etmeye başladılar. Sonrasında kahvaltı için kızarmış yosun istediler ve hep birlikte kahvaltılarını ettiler. Nihayet kahvaltılarını bitirdikten sonra, biraz gezinmeye ve insanların yazları geldiği, kalabalık olan Yosun Sahili’ne gitmeye karar verdiler. Yosun Sahili’ne gidip gizlice insanları izlemeye başladılar. Kızların hepsi içten içe insanlar gibi olmak istiyorlardı. Ama aralarında bunu en çok isteyen kişi Eftelya idi. Kızlar en sonunda sıkıldılar ve okyanus şehrine dönmek istediler.

Eftelya kızlara gitmelerini ve sahili biraz daha izleyeceğini söyledi. Kızlardan biri: “ Eftelya, biz denizkızıyız. Bizden birinin insanlara görünmesinin yasak olduğunu biliyorsun. Bu yüzden dikkatli ol ve insanlardan uzak dur. Sana zarar verebilirler.” Dedi. Eftelya gözlerini devirerek:” Tamam Talya, tamam. Bana babam gibi akıl vermek zorunda mısın? Haydi, gidin siz.” Diyerek kızları yolcu etti. Eftelya bir süre daha sahildeki insanları izledi. Yanlarına gitmek ve onlarla sohbet etmek, tanışmak istiyordu. İnsanların ona zarar vereceklerini düşünmüyordu. Babası ve arkadaşı Talya abartıyordu durumu. Eftelya yüzünde sinsi bir gülümsemeyle sahile doğru yüzmeye başladı. Bir grup insan sahilde oturmuş şarkı söylüyorlardı.

REKLAM

Eftelya yanlarına giderek: “Merhaba.” Dedi. İnsanlar Eftelya ’ya döndüler ve kuyruğunu görünce çığlık atarak oradan uzaklaştılar. Eftelya çok şaşırmıştı. Okyanus şehrine doğru hızlıca yüzdü. Saraya ağlayarak girdi ve ona şaşkınca bakan ailesini bile görmeden odasına gitti. Hıçkırarak ağlamaya başladı. Annesi kapıyı çaldı ve Eftelya hıçkırarak: “Gir.” Dedi. Babası ve ablası da kapının ardında merakla ve endişeyle bekliyorlardı. Annesi Eftelya’nın saçını okşayarak ona ne olduğunu sordu. Eftelya olanları anlattı. İnsanların ondan korktuğunu ve bir denizkızı değil de insan olmak istediğini söyledi. “Bir kuyruk yerine iki ayak tercih ederdim.” Dedi. Annesi çok üzülmüştü. Ne diyeceğini bilemedi. Elden ne gelirdi ki?

REKLAM

Onlar deniz insanlarıydı ve normal insanlar gibi olamazlardı. Hem bir kuyruğa sahip olmanın eresi kötüydü ki? Annesi: “ Eftelya, tatlım. Bizler deniz insanlarıyız. Sen de güzeller güzeli bir denizkızısın. Farklı olmayı istemek yerine elindekilerle mutlu olmayı denemelisin. Bir kuyruğa sahip olmak oldukça özel bir şeydir.  Sen özelsin, bunun farkında ol güzel prensesim.” Dedi. Eftelya gözyaşlarını silerek annesine baktı, o anda kapıdan “tık tık” diye bir ses geldi. Babası ve ablası da Eftelya’ yı merak etmişlerdi. Eftelya: “Gir.” Dedi.

REKLAM

Babası ve ablası içeri girdiler ve ablası: “ Eftelya, konuştuklarınızın birazını duyduk. Biz seni olduğun gibi çok seviyoruz. Ayrıca okyanus şehrindeki en güzel kuyruğa sahip olan sensin. Gülümse kardeşim.” Diyerek Eftelya’ ya sarıldı. Eftelya o an anladı ki çok iyi bir aileye sahipti. Evet, insanlar çok şanslıydı. Hem denizde yüzebiliyor, hem karada yürüyebiliyorlardı. Ama Eftelya da çok şanslıydı. Böyle bir aileye sahipti. 

Ertesi gün Eftelya yine insanları izlemeye gitti. Kayalıklara yaklaşarak kendisini gizledi. O sırada kayalıklara iki insan geldi. Pembe elbiseli kız arkadaşına: “Okyanusa bir bak, ne kadar da güzel. Acaba derinliklerinde neler var? Keşke bir kuyruğum olsaydı da sonsuza dek okyanusta yaşasaydım.” Dedi. Eftelya kızın sözlerini duyunca çok şaşırdı. Biraz da gururlandı. Kendisi güzel ve hızlı yüzen bir kuyruğa sahipti. Gözleri ışıldayarak okyanus şehrine yüzdü. Yolda arkadaşlarını görüp onlara sarıldı. Arkadaşları şaşkın şaşkın baktılar. Sonra saraya doğru yol alıp ailesinin yanına gitti. Ailesine:” İyi ki bir denizkızıyım. Sizler de iyi ki benim ailemsiniz.” Diyerek onlara da sarıldı. Ailesi kızlarına mutlulukla gülümseyerek, kızlarının kendisini olduğu gibi kabul etmesinin sevincini yaşadılar. 

Yaş Grubu Etiketi:
5 Yaş Hikayesi
REKLAM