Az gittik uz gittik, bir köyde Ali adında bir çocuk yaşarmış. Ali hayvanlarla vakit geçirmeyi çok severmiş. Her akşam dedesiyle çiftliğe gidermiş. Tavuklar, koyunlar ve inekler onu tanırmış, yaklaşınca ona doğru koşarmış. Ali onların adlarını tek tek bilirmiş, hepsine ayrı seslenirmiş. Çiftlik evinin arkasında geniş bir avlu ve taş bir ahır varmış. Ahırın çatısı kiremitliymiş, kapısı iri bir kilitle kapanırmış. İçerisi samanla doluymuş, hayvanlar orada rahat uyurmuş. Duvar dibinde eski bir saman yığını dururmuş. Ali'nin en sevdiği görev hayvanları akşam ahıra toplamakmış. Elinde küçük bir değnekle avluda dolaşırmış, hayvanları usulca yönlendirirmiş.
Bir gün dedenin değirmende işi uzayacakmış, akşama kadar dönemeyecekmiş. Ali'ye tek başına hayvanları toplama görevini vermiş. Yola çıkmadan önce elindeki kağıdı Ali'ye uzatmış, gözleri gülüyormuş. “Ahıra girmeden önce üç bulmaca çözeceksin” demiş dede. “Doğru çözersen hayvanlar sana güvenir” diye eklemiş. Ali kağıdı cebine koyup başını sallamış. Heyecanla avluya çıkmış. Güneş batmaya başlamış bile, gökyüzü turunculaşıyormuş. Uzaktan komşu çiftliğin köpeği havlıyormuş. Ali derin bir nefes alıp ilk kapıya doğru yürümüş.
Ahırın üç kapısı varmış, kırmızı, mavi ve yeşil. Kapılar ahşaptan yapılmış, üstlerinde birer hayvan resmi çizilmiş. Üç hayvan varmış, inek, tavuk ve koyun, her biri ayrı bir kapıdan girermiş. Dede kağıda iki ipucu yazmış. “İnek mavi kapıdan girer” yazıyormuş ilk satırda. “Tavuk kırmızı kapıdan girmez” yazıyormuş ikinci satırda. Kağıdın kenarında dedenin el yazısı görünüyormuş. Ali hangi hayvanın hangi kapıdan gireceğini bulmalıymış. Kağıdı eline almış, dikkatle okumuş, sonra üç kapıya sırayla bakmış. Kapıların önünde bir süre durup düşünmüş.
Sen de dene. Üç hayvan ayrı kapılardan giriyor, inek mavi kapıdan giriyor, tavuk kırmızı kapıdan girmiyor. Tavuk hangi kapıdan girer?
Ali önce ineğin mavi kapıdan girdiğini not etmiş. Geriye kırmızı ve yeşil kapı kalmış. Tavuk kırmızı kapıdan giremeyeceğine göre yeşil kapıdan girmeliymiş, başka seçenek yokmuş. Koyun da geriye kalan kırmızı kapıdan girermiş. Ali kağıda sonucu yazmış, gülümsemiş. Üç kapıyı da sırayla açmış, menteşeler gıcırdamış. Hayvanlar sırayla içeri girmiş, ayakları toprakta iz bırakmış. Ali kapıların ardından onları izlemiş, memnun görünmüş. Kağıdı katlayıp cebine geri koymuş.
Ahıra girmeyen hayvanlar da varmış. Avluda on iki tavuk sayılmış, hepsi birbirine karışmış vaziyette geziniyormuş. Dede kağıda akşam yemi için beş tavuğun bahçede kalacağını yazmış. Ali'nin ahıra kaç tavuk gireceğini bulması gerekiyormuş. Sayıları kafasında tutmaya çalışmış, elini havada sallamış. Bir tavuk kaçmaya çalışmış ama Ali onu yakalamış. Güneş iyice alçalmış, gökyüzü mora dönmüş. Bahçe kapısına yaklaşıp tavukları saymaya başlamış.
Sen de dene. On iki tavuk vardı, beş tavuk bahçeye ayrıldı, ahıra kaç tavuk gider?
Ali on ikiden beşi çıkarmış. On bir, on, dokuz, sekiz, yedi demiş geriye sayarken. Sonuçta yedi tavuk kaldığını bulmuş. Parmaklarını kapatıp sonucu bir kez daha kontrol etmiş, parmaklarını açıp kapatmış. Değneğini kaldırıp tavukları ahıra doğru sürmüş. Yedi tavuğu ahıra yönlendirmiş. Tavuklar gıdaklayarak içeri koşmuş, kanatlarını çırpmışlar. Ali onları sayarken bir kez daha parmaklarını kullanmış.
Son olarak koyunlar kalmış, tepenin eteğinde otluyorlarmış. Dede bir bulmaca daha bırakmış. Koyunların üçü aynı sesle başlayan isimler taşıyormuş, Karagöz, Kumru ve Keloğlan. Dördüncü koyunun adı Pamuk'muş. Ali hangi koyunun farklı sesle başladığını bulmalıymış. İsimleri kağıda yazıp yan yana dizmiş, her birini yavaşça seslendirmiş. Koyunlar meraklı gözlerle ona bakıyormuş.
Sen de dene. Karagöz, Kumru, Keloğlan ve Pamuk, hangi isim farklı bir sesle başlar?
Ali isimleri tek tek söylemiş, her birini yüksek sesle tekrarlamış. Karagöz, Kumru, Keloğlan hepsi K sesiyle başlıyormuş. Pamuk ise P sesiyle başlıyormuş. Farklı olanın Pamuk olduğunu bulmuş. Kağıda büyük harflerle işaretlemiş, kalemi cebine geri koymuş. Dört koyunu da ahıra çağırmış, elindeki değneği hafifçe sallamış. Koyunlar melemeye başlamış, tepeden inip ona koşmuşlar.
Güneş tam batarken son hayvan da ahıra girmiş. Ali ahırın kapısını yavaşça kapatmış, kilidi çevirmiş. Avluda bir süre durup çiftliğe bakmış, her şey sessizmiş, sadece rüzgar duyuluyormuş. Dede tam o sırada değirmenden dönmüş, Ali kağıdı ona gururla göstermiş. İkisi birlikte mutfağa girmiş. Dede kağıdı okuyup gülümsemiş. “Aferin sana” demiş alçak sesle, gözleri parlıyormuş. Ali dedesinin yanına oturup akşam yemeğini yemiş, üç bulmacayı da anlatmış. Pencereden ay ışığı mutfağa vurmuş. Dede başını sallayıp lambayı söndürmüş. Ali o gece rahat uyumuş.
Bu masalda neler çalıştık
Bu masalda iki ipucundan sonuç bularak, sayıları çıkararak ve baş sesleri ayırt ederek üç bulmacayı çözdük.
Bir bulmaca da senden
Bir bulmaca da senden. On beş koyun var, dört koyun ahıra girdi, kaç koyun dışarıda kaldı? (On bir)
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.