Bir varmış bir yokmuş, küçük bir kasabada Elif adında bir kız yaşarmış. Elif kitap okumayı çok severmiş. Her cumartesi annesiyle kütüphaneye gidermiş. Yol boyunca elindeki torbayı sıkı tutar, adımlarını hızlandırırmış. Kütüphanenin kapısı tahtaymış ve gıcırdayarak açılırmış. İçerisi kitap kokarmış, tozlu ve sakin bir kokuymuş. Raflar tavana kadar uzanırmış. Pencereden gelen ışık masaların üstüne düşermiş. Küçük bir masada iki sandalye dururmuş, Elif hep aynı sandalyeye otururmuş. Elif içeri girer girmez raflara koşarmış. En sevdiği kitap tavşanlı bir masal kitabıymış. Kitabın kapağında turuncu bir tavşan resmi varmış. Sayfaları eski olsa da kokusu hoşuna gidermiş. Elif o kitabı her hafta okurmuş ve hiç sıkılmazmış.
Bir cumartesi yine kütüphaneye gitmiş. Kitap her zamanki rafında değilmiş. Elif rafları tek tek taramış ama kitabı bulamamış. Elleri titremeye başlamış, gözleri raftan rafa kaymış. Kütüphaneci Nihal Hanım'a sormuş. Nihal Hanım kitabın kaybolduğunu söylemiş, sesi yumuşakmış. “Kitabı bulmak için üç bulmaca çözmen gerek” demiş. Elif önce şaşırmış, sonra başını sallamış. İnce parmaklarıyla raf kenarına dokunmuş. Derin bir nefes almış ve rafların arasına doğru cesurca yürümüş. Kütüphanenin en arka köşesine kadar gitmiş, orası sessizmiş ve loşmuş.
Raflardan birinde üç kitap duruyormuş, kırmızı, sarı ve mavi. Üstlerinde ince bir toz katmanı varmış, kimse onlara dokunmamış gibiymiş. Nihal Hanım bir ipucu vermiş. “Kırmızı kitap sarı kitaptan daha kalın” demiş. “Mavi kitap sarı kitaptan daha ince” diye eklemiş. Elif'in kitapları en kalından en inceye dizmesi gerekiyormuş. Kitapları eline almış ve sırayla incelemiş. Parmaklarıyla sayfaları yoklamış, hangisi daha kalın diye bakmış. Masaya oturup üç kitabı önüne dizmiş.
Sen de dene. Kırmızı kitap sarıdan kalın, mavi kitap sarıdan ince, en kalından en inceye sırala, ortada hangi kitap kalır?
Elif önce kırmızı kitabı koymuş, çünkü en kalınıymış. En ince kitap maviymiş, onu en sona koymuş. Ortada sarı kitap kalmış. Sıra kırmızı, sarı, mavi olmuş. Elif sıralamasını iki kez kontrol etmiş, emin olmak istemiş. Ortadaki sarı kitabı çekince rafın arkasında küçük bir kapı belirmiş. Kalbi hızla atmış ve kapıyı yavaşça itmiş. Kapının ardından ince bir ışık sızıyormuş.
Kapının ardında küçük bir oda varmış. Duvarlarında eski resimler asılıymış. Yerde renkli kareler diziliymiş, kırmızı, mavi, kırmızı, mavi. Karolar belli bir düzende değişiyormuş. Elif bir sonraki karonun rengini bulmalıymış. Yanlış karoya basarsa geri dönmesi gerekiyormuş. Elif dikkatle karolara bakmış, parmağını havada gezdirmiş. Odanın ortasında eski bir sandık duruyormuş, üstünde demir bir kulp varmış.
Sen de dene. Kırmızı, mavi, kırmızı, mavi, sırada hangi renk var?
Elif örüntüye dikkatlice bakmış. Renkler ikişerli değişiyormuş, önce kırmızı sonra mavi geliyormuş. Sırada yine kırmızı gelmesi gerekiyormuş. Bir adım atmadan önce derin bir nefes almış. Kırmızı karoya basmış ve oda hafifçe aydınlanmış. Karşısındaki sandığın kilidi kendiliğinden açılmış. Elif sevinçle sandığa yaklaşmış, dizlerinin üstüne çökmüş. Sandığın üstünde ince bir toz tabakası varmış.
Sandığın içinde küçük kitaplar duruyormuş. Nihal Hanım o sırada odaya gelmiş, elinde bir mum tutuyormuş. Sandıkta dört kitap varmış. Nihal Hanım gelip iki kitap daha koymuş. Elif'in toplam kitap sayısını bulması gerekiyormuş. Doğru sayıyı söylerse aranan kitap ortaya çıkacakmış. Elif parmaklarını hazırlamış, gözlerini kısmış. Sandığın kapağını hafifçe aralamış, içeri bakmış.
Sen de dene. Sandıkta dört kitap var, üstüne iki kitap daha kondu, şimdi kaç kitap oldu?
Elif parmaklarıyla saymış, dört ve iki daha. Dört, beş, altı demiş sırayla. Toplam altı kitap olduğunu bulmuş. “Altı” demiş yüksek sesle. Sandığın dibinde parlak bir kitap belirmiş. Kapağında turuncu tavşan resmi varmış. Aradığı masal kitabı oymuş. Elif sevinçle gülümsemiş.
Elif kitabı kucaklamış ve gülümsemiş. Nihal Hanım kitabın yanlışlıkla sandığa konduğunu anlatmış. Elif kitabı alıp evine dönmüş. Yolda annesine üç bulmacayı da tek tek anlatmış. Akşam annesiyle tavşanlı masalı okumuşlar, koltukta yan yana oturmuşlar. Pencereden ay ışığı odaya vurmuş. Elif yorganına sarınmış ve rahat uyumuş. Ertesi hafta yine kütüphaneye gitmiş, bu kez kitap tam yerindeymiş. Nihal Hanım kapıda onu gülümseyerek karşılamış. Elif rafa doğru yürüyüp kitabı eline almış, sayfaları yavaşça çevirmiş. Pencere kenarındaki masaya oturup okumaya başlamış. Dışarıda güneş parlıyormuş, kuşlar cıvıldıyormuş.
Bu masalda neler çalıştık
Bu masalda sıralama yaparak, bir örüntüyü tamamlayarak ve sayarak üç bulmacayı çözdük.
Bir bulmaca da senden
Bir bulmaca da senden. Rafta üç kitap var, sarı kitap yeşilden kalın, mavi kitap yeşilden ince, en ince kitap hangisi? (Mavi)
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.