Elçin ve Arkadaşları

Öğretici Çocuk Hikayesi

Elçin çok sessiz bir kızdı. Sabahları  okula gider, çıkış zili çalana kadar sadece dersleri ile ilgilenir hiç kimseyle konuşmazdı. Bu sebeple hiç arkadaşı da yoktu. Üstelik arkadaşları onun hakkında çok yanlış düşünüyordu. Herkes onun cimri ve paylaşmayı hiç sevmediğini  düşünüyordu. Bu da Elçin’in iyice yalnızlaşmasına sebep oluyordu.

Oysa ki Elçin öyle bir kız değildi. O gün Elçin'in sırasının arkasında oturan Pelin, Elçin’den silgisini istemişti. Çünkü kendi silgisini evde unutmuştu Fakat Elçin ona silgisini vermemişti. Pelin de bu duruma kızarak onunla ilgili ileri geri konuşmuş ve herkese Elçin’in ne kadar cimri olduğundan söz etmişti. Elçin bu duyduklarına çok üzülmüştü. Amacı cimrilik yapmak değildi. Elçin Aslında arkadaşlarının düşündüğü gibi bir kız değildi. O paylaşmayı çok sever yardımlaşmaya çok önem verirdi fakat Elçin'in anne ve babası öldüğünden dolayı Elçin'e Süleyman amcası bakıyordu.

Elçin de Süleyman amcasından çok fazla para istemeye utanıyordu. Bu yüzden silgisini, kalemini, ucunu hatta bütün eşyalarını çok tasarruflu kullanıyordu. Arkadaşları ondan bu tür şeyler istediğinde ya çok az veriyor ya da hiç vermiyordu. Böyle yapmasının sebebi  de Süleyman amcasına yük olmak istemeyişiydi. Çünkü amcasının işlerinin bu aralar iyi gitmediğini biliyordu. Tabii arkadaşları bunu bilmiyordu. Elçin de sesini çıkarmıyor ve bu durumundan hiç söz etmiyordu. Elçin’in hiç arkadaşı yoktu. Her teneffüs  bir kenara geçer test çözer veya kitap okurdu. Yalnızlığa iyiden iyiye alışmıştı.

Elçin arkadaşlarının söylediklerine her ne kadar üzülse de  aldırış etmemeye çalışıyordu. Bir gün yine bahçede oturmuş kitap okurken arkadaşları, Selin Nazar ve Pelin'in konuşmalarına kulak misafiri oldu. Pelin arkadaşlarına “Baksanıza Şu kıza o kadar cimri ki arkadaşlarıyla hiçbir şeyi paylaşmıyor.”  Selin de onu yanıtlayarak “ Aynen ben de onun cimriliğine şahit oldum. Geçen  gün kalemimi unutmuştum, ondan istediğimde hiç duymamış gibi yaparak teneffüse çıktı.” Elçin bunları duyar duymaz koşarak Lavaboya gitti ve orada ağladı.  Çünkü bu sözlere artık katlanamıyordu. Herkes onun arkasından konuşuyordu. Ama gerçekleri bilmiyorlardı. Elçin ne zaman kötü bir olay yaşasa gider ve tek dostu olan  günlüğüne yazardı.  Bu onu hem rahatlatır hem de birilerinin onu anladığını hissederdi.

Elçin ağlamayı bırakarak elini yüzünü yıkamış ve sınıfa günlüğüne yazı yazmaya gitmişti. Sınıfta kimse yoktu bu onun için çok daha iyiydi. Bugün yaşadığı tüm kötü  olayların hepsini teker teker günlüğüne yazdı. İçi biraz daha rahatlamıştı. Pelin sınıfa girecekken Elçin'in heyecanla  bir şeyler yazdığını gördü. Elçin'in yazdıklarını çok merak etti. Bu yüzden dersin başlamasını bekledi. Dersin sonunda herkes teneffüse çıkardı. Herkes çıktıktan sonra Elçin’in ne yazdığını okuyabilirdi. Böyle düşünerek sınıfa girdi. Bir sure sonra ders zili çalmış ve herkes sınıfa girmişti.  Pelin büyük bir merak ve heyecanla dersin bitmesini beklemişti. Nihayet teneffüs zili çalmıştı. Sınıf yavaş yavaş boşalırken, Elçin de biraz hava almak için  bahçeye çıktı. Herkes dışarı çıkar çıkmaz, Pelin koşup Elçin'in çantasından günlüğünü çıkarıp okumaya başladı. Pelin bütün yazılan yazıları okuyup bitirmiş ve okuduklarına inanamamıştı. Elçin’in neler hissettiğini anlamış ve kendine gerçekten çok kızmıştı. Pelin elinde günlük ile şaşkınlıkla otururken içeriye Elçin girdi.

Elçin Pelin’in onun günlüğünü okuduğunu görünce gerçekten çok kızdı. Ona; Başkasının günlüğü asla okunmaz ve yazdıklarımı o kadar merak ettiysen bana sorabilirdin.  Bir kere olsun bana bunları sormadınız. Yazdıklarımın hepsi doğru,  benim annem ve babam yok. Ben Süleyman amcamın yanında yaşıyorum ve  sizinle bir şey paylaşmama sebebim tam da bununla ilgili. Annem ve babam olmadığı için Süleyman amcamdan para almaya çekiniyorum. Bu yüzden Silgimi kalemimi ucumu düzenli tasarruflu kullanıyorum. Ben düşündüğünüz gibi cimri biri değilim.”

Elçin Pelin’e bunları bağıra çağıra anlattığı için herkes sese doğru gelip sınıfa girmişti.  Bu sebeple Elçin’in söylediklerini  herkes duymuştu. Herkes duyduklarından sonra gerçekten çok üzülmüştü. Elçinden özür dileyip önyargılı olmanın ve bilmeden biri hakkında kötü düşünmenin  ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlamışlardı. Bütün bunların yanında Pelin  başkasının günlüğünün asla okumaması gerektiğini de kavramış ve bunun için de ayrıca özür  dilemişti . Elçin bu duyduklarından sonra çok mutlu olmuştu. Çünkü artık bir sürü arkadaşı vardı. Elçin hepsini affetmiş ve güle oynaya derse girmişti. Tabii yaşadıklarını dostu saydığı günlüğüne yazmayı da ihmal etmedi. Eve gider gitmez dostuyla bütün sevincini paylaşmıştı...