Büyülenmiş Genç Adam - Alternatif Uyarlama

Klasik Çocuk Masalı

Büyülenmiş Genç Adam - Alternatif Uyarlama

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde,  kalbur saman içinde, nefretin yeri olmayan hep mutluluk ve huzur bulunan bir kasaba varmış. Bu kasabada çok delikanlı, yiğit bir adam yaşarmış. Adamın bir de ihtiyar bir annesi varmış. Genç adam, annesi ile beraber kasabanın sahile yakın tarafında küçük ve odundan yapılmış bir kulübede yaşıyorlarmış. Genç adamın doğru dürüst bir işi yokmuş. Sadece küçük bir teknesi varmış. O tekne ile de her gün, güneşin ilk ışıklarıyla uyanıp, aç kalmamak için balık tutmaya gidermiş. Gidermiş gitmesine de hiç balık tutmazmış. Akşama kadar oltasına balığın takılmasını beklermiş ama ne bir balık ne de başka bir şey takılmazmış. Akşam olunca da genç adam annesine mahcup olmamak için, balıkçıdan balık satın alıp eve gelirmiş. Annesi de oğlunun tuttuğunu sanıp yorulduğunu düşünürmüş. Balıkları bir güzel kızartıp oğlunun önüne koyarmış. Günlerden bir gün genç adam;

“-Benim ayağım uğursuz ben yanıma birilerini alayım belki şansım onlarla gelir.” diye içinden geçirmiş ve arkadaşlarını balık tutmaya davet etmiş. Genç adam kendi ile beraber, beş arkadaşını da alıp uzaklara yelken açmışlar. Akşama kadar balık tutmaya çalışmışlar. Ama tüm uğraşları boşuna ne balık tutan olmuş ne de başka bir şey. Genç adam elindeki oltayı yere atıp arkadaşlarına yakınmaya başlamış;

“-Arkadaşlar her gün farklı bir yere gidiyorum belki orada şansım yaver gider diye ama ben nereye gidersem gideyim bir türlü balık yakalayamıyorum .” demiş. İçlerinden biri;

“-Arkadaşım sana nazar değmiş büyülenmişsin sen. Ama tüm büyüyü, nazarı üzerinden kaldırabilecek birisini tanıyorum istersen  oraya gidelim.” Demiş. Genç adam bir müddet düşündükten sonra kabul etmiş. Genç adama bir de büyücüye gidenlerin uzunca bir süre kendilerine gelemediklerini eklemişler. Genç adamın başka bir şansı olmadığı için tüm bunları kabul etmiş. Arkadaşları genç adama;

“-Yarın aynı  saatte, aynı yerde buluşalım.”demişler genç adamda arkadaşlarının söylediklerini onaylamış. Sonra herkes evlerine gitmiş. Genç adam annesine anlatıp anlatmamakta kararsızmış. En sonunda annesinin kabul etmeyip onu reddedeceğini düşünerek ona anlatmamaya karar vermiş. Genç adam geceyi heyecandan zor geçirmiş. Bir o yana uzanıyormuş bir bu yana. Gece böyle akıp geçmiş. Sabah olmuş genç adam, sabah kahvaltısını yaptıktan sonra buluşma yerine gitmek üzere yola koyulmuş. Yolda giderken kasabanın imamı ile karşılaşmış. Bu durumun günah olup olmadığını imamdan öğrenmek istemiş. Tabii ilk önce imamın halini hatırını sormuş, daha sonra da merak ettiği sorusunu imama bildirmiş. İmam genç adamı şöyle yanıtlamış;

“-Büyü diye bir şey yoktur evladım.” Diye söylemiş. Genç adam cevabını alsa da arkadaşlarının söylediklerini düşünmüş ve yolundan dönmemiş. Genç adam arkadaşlarıyla buluşup oradan büyücünün evine doğru yola koyulmuş. Genç adam, büyücünün evine ulaştığı zaman oldukça stresli ve endişeli görünüyormuş. Arkadaşları onu ne kadar sakinleştirip moral vermeye çalışsalar da boşuna. Sonunda sıra artık genç adama geldiğinde,  büyücünün adamlarından biri onu içeriye almış. Genç adamın alnında boncuk boncuk terler ile içeriye girmiş. Sahtekâr büyücü genç adama kafasından yalanlar uydurup;

“-Evladım sana ne olmuş böyle vah vah!  Üzerinde çok büyük nazarlar var be evladım. Ama dur bana güven,  bütün nazarını alıp atacağım.” Diyerek genç adama bin bir yalan söylemiş.  Hemen ardından genç adama bir tas su uzatmış genç adam ;

“-Zaten başından beri biliyordum bende büyü vardı, bu suyu içip büyüden kurtulacağım.”  Diyerek içinden geçirmiş. Suyu içmiş ve bütün parasını yalancı büyücüye vermiş. Genç adam eve ulaştığında başının ağrısından zar zor uyumuş. Sabah uyandırmaya gelen annesi gördükleri karşısında şok olmuş. Çünkü adam ateşler içerisinde yanıyor ve terden sırılsıklam olmuş durumdaymış. Annesi hemen sormuş;

“-Nasıl geldin bu hale? “ Oğlu başından geçen her şeyi anlatmış. Annesi hemen panikle doktor çağırmış…

Şehrazat, güneşin yavaş yavaş doğduğunu fark ederek hikâyesini sonlandırmış. Şehriyar kızgın olsa da bir süre sonra yorgunluğuna yenik düşerek uyuyakalmış.

Çocuğuna bir masal oku, Onun hayatına dokun...

Uykuya dalarken ailelerinden masal dinleyen çocuklar, aileleri ile daha mutlu ilişkiler kurabiliyor.

Öğretici çocuk masalları sayesinde, çocuklarınızı aile, sevgi, sorumluluk, disiplin, yardımlaşma, hoşgörü ve benzeri pek çok konuda kolayca bilinçlendirebilir ve en önemlisi de onlara masa okuyarak, çocuklarınızla kuvvetli sevgi bağları geliştirebilirsiniz. Araştırmalara göre, ailelerinden masal dinlemiş çocuklar, ebeveynleri ile daha mutlu ilişkiler kurabiliyor.