Piko'nun Yolculuğu

Fantastik Uyku Masalı

Yaş
7-12
Okuma Süresi
22 dk
Kategori
Peri Masalı
Unsur
Upuzun Bir Masal
Yayınlanma Tarihi
1/12/2022
Yazar
Nisa Nur Kıran

Bir varmış bir yokmuş. Uzak diyarlarda Piko adında bir genç yaşarmış. Piko, bir gün bir yolculuğa çıkmış. Yanına sırt çantasından başka bir şey almamış. Ne para ne pul… Az gitmiş uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş. Akşam olmuş. Piko da çok yorulmuş. Dinlenmek istemiş. Ateş yakıp birazcık ısınmış. Çantasına koyduğu yiyeceklerden yemiş. Sonra ateşin başında uykuya dalmış. Ertesi gün olduğunda Piko gözlerini aralamış. Bir de ne görsün? Başında yaşlı, beyaz sakallı bir adam dikiliyor. Adam iki elini arkasında bağlamış, şaşkın gözlerle Piko’ya bakıyor. Adam:

-Evladım, ne yapıyorsun burada?

Piko:

-Dün uzun bir yolculuk yaptım. Dinleniyorum amcacığım.

Adam:

-Al eşyalarını gel hele.

Deyip önden ilerlemeye başlamış. Piko da çantasını kaptığı gibi adamın peşinden gitmiş. Adam eski bir kulübeye girmiş. Kulübede bir soba, eski bir sedir varmış. Pencerenin önünde birkaç çiçek saksısı varmış. Yerde eski ama kalın bir halı varmış. Adam:

REKLAM

-Ben yaşlı bir adamım evladım. Burada kal birkaç gün. Odunlarımı kırmama yardım et. Sonra pazara götürüp satalım. Paranın bir kısmını sana vereyim.

Piko:

-Olur amcacığım. 

Bu Piko’nun da işine gelmiş. Çünkü hiç parası yokmuş. Yolculuğunun ilerleyen zamanlarında para lazım olabilirmiş. Piko o gün işe koyulmuş. Odunların bir kısmını kırmış. Akşam olmuş. Adam hala odun kıran Piko’ya:

-Gel de dinlene evladım. Yarın devam edersin. 

Piko gelmiş. Adam sofrayı çoktan hazırlamış. Adamla beraber yemek yemişler. Uyumuşlar. Ertesi gün Piko erkenden uyanmış. Odunları akşama kadar kırmış, bitirmiş. Adam bu çalışkan gence minnettarmış. O gün de yemek yiyip uyumuşlar. Ertesi gün odunları satmaya pazara gitmişler. Ne yazık ki kimse adamın sattığı odunlara bakmıyormuş. Çünkü yaşlı adam yeterince bağıramıyormuş. Piko adama üzülmüş. Yardımcı olmak için o da bağırmaya başlamış. Gür bir sesi olan Piko bağırır bağırmaz, herkes odun almaya gelmiş. Öğleye kadar bütün odunları satmışlar. Adam Piko’ya:

-Sağ ol evladım. Sen olmasan odunları satamazdım.

Demiş ve paranın bir kısmını Piko’ya vermiş. Piko adama veda ederek yoluna devam etmiş. Uzun bir yol gitmiş. Bağdat isimli bir şehre varmış. Bağdat’ta bir sürü satıcı görmüş. Pazar yeri görmüş. Çarşısını görmüş. Her yer çok kalabalıkmış. Piko dükkânlara bakınırken bir dükkân gözüne çarpmış. El işlemesi eşyalar varmış burada. Piko bu dükkâna girmiş. Bir yaşlı dede görmüş. Piko yaşlı dedeye:

REKLAM

-Merhabalar efendim. Ben yolculuğa çıktım. Ara ara konaklıyorum. Bir süre yanınızda çalışmak isterim. Bana iş var mıdır?

Dede:

-Vardır evladım. Elinden ne işler gelir?

Piko:

-Her iş gelir efendim.

Dede Piko’ya temizlik işleri vermiş. Bir de dükkânda yatacak yer vermiş. Piko çalışmış. Bir şeyler yemiş. Uyumak için yatmış. Piko yatarken dışarıdan bir tıkırtı gelmiş. Piko kendi kendine:

-Bu da ne?

Diye söylenmiş. Piko dükkânın ön tarafına gitmiş. Bir de ne görsün? Bir hırsız. Hırsız Piko’yu görür görmez kaçmış. Ama kasadan paraları da almış. Piko ne yapacağını şaşırmış. Ne karakolun yerini biliyormuş, ne de dükkânın sahibinin evini… Sabah olur hayır olur demiş uyumuş. Sabah olmuş, dükkân sahibi gelmiş. Piko uyanmış. Adama dün gece olanları anlatmış. Dükkân sahibi Piko’ya inanmamış. Polise giderken yolda Piko’nun odunlarını kestiği adama rastlamışlar. Adam odun satmaya Bağdat’a gelmiş meğerse. Piko’yu gören oduncu adam:

REKLAM

-Ooo Piko evladım, nereye böyle?

Dükkân sahibi adam:

-Bu genci tanıyor musunuz? Bu benim paralarımı çaldı.

Deyince adam şaşırıp kalmış. Oduncu adam:

-Bu bey oğlum benim evimde kaldı. Yedi içti. Bana yardımcı da oldu. Odunlarımı sattı. Verdiğim parayla yetindi. Şimdi bu genç hırsızlık yapmış olamaz.

Dükkân sahibi adam:

-Ben bilmem efendi! Sabah dükkâna bir geldim. Kasada para yok.

Piko araya girerek durumu oduncu adama anlatmış. Oduncu adam kafa sallamış:

-Sen endişe etme evladım. 

Demiş. Dükkân sahibi adama:

-Çalınan parayı hesapla. Genç adam benim yanımda çalışmaya başlayacak. Paranı hafta hafta öder.

Demiş ve Piko’ya sahip çıkmış. Dükkân sahibi adam:

-İyi tamam. Ama paramı vermezse direk şikâyet eder hapse attırırım.

Demiş gitmiş. Piko oduncu adama:

-Sağ ol amcacığım. Sen olmasan ne yapardım ben? 

REKLAM

Diyerek minnetini belli etmiş. Oduncu Adam:

-Ne demek evladım. Hadi takıl peşime. 

Piko oduncu amcanın peşine takılmış. Bir süre yanında odun kırmış. Beraber odunları satmışlar. Adam sattıkları odun parasının bir kısmını Piko’ya veriyormuş. Piko da dükkân sahibi adama borcunu ödüyormuş. Gel zaman git zaman Piko adama çok alışmış. Babası gibi bellemiş. Adam da Piko’yu oğlu gibi sevmiş. Bir gün oduncu adam Piko’ya:

-Piko evladım, gel sen benle yaşa. Oğlum ol. Pek bir alım mülküm yok. Kıt kanaat da olsa geçinir gideriz. 

Piko:

-Ben de seni babam bildim amcacığım. Kimsem yok şu hayatta. Çok memnun olurum.

Demiş. Piko, oduncunun yanında yaşamaya başlamış. Zaman geçmiş. Piko, dükkân sahibine olan borcunu da bitirmiş. Bir gün pazarda odun satmaya giden Piko, el işlemecisi adamın dükkânının önünden geçiyormuş. İçeride bir vukuat görmüş. Hayır, olsun deyip girmiş içeri. Gencin biri, bıçak çekmiş dükkân sahibine. Adama:

-Paraları çıkart hemen yaşlı bunak.

Demiş. Bunu gören Piko:

-Sen o geceki hırsızsın. 

Deyince adam arkasını dönüp Piko’ya bakmış:

-Sen karışma, git işine haydi.

Piko aniden hırsızın elinden bıçağı kapmış. Polise teslim etmiş. Dükkân sahibi adam utançla:

-Piko evladım, affet beni. Seni boş yere suçladım. Ses etmedin, para ödedin. Üstüne bir de hayatımı kurtardın.

Deyip Piko’ya ödediği parayı geri teslim etmiş ve:

-Sen dürüst bir adamsın evladım. Oduncuyu da al bu akşam bize gelin. 

Piko kabul etmiş. Akşam oduncuyu alıp dükkân sahibinin evine gitmişler. Yemek için dükkân sahibinin karısı ve kızı sofrayı kuruyormuş. Piko’nun gözü kıza, kızın gözü Piko’ya çarpmış. Utançla başlarını eğmişler. Dükkân sahibi:

-Piko evladım. Beni ölümden kurtardın, iyilik ettin. Senden iyi damat olmaz bana. Sana kızımı vermek isterim. Razı mısın?

Demiş. Piko utançla başını eğmiş. Oduncu ve dükkân sahibi bakışıp gülmüşler. Dükkân sahibi:

-Öyleyse Allah’ın emriyle kızımı isteyin. Sonra nikâhınızı kıydıralım. 

Oduncu manevi oğlu Piko’ya kızı istemiş. Dükkân sahibi adam kızını vermiş. Kız ve Piko evlenmişler. Zaman geçmiş. Piko hem oduncuya hem dükkân sahibine işlerinde yardım ediyormuş. Her işe koşturuyormuş. Bir gün dükkân sahibi adam ölmüş. Dükkânı kızına ve damadına bırakmış. Piko, dükkânı zamanla büyütmüş. İşleri genişletmiş. Zengin bir adam olmuş. Karısıyla da çocukları olmuş. Piko oduncuya da bakmaya devam ediyormuş. Aynı zamanda kızın annesi de Piko ve karısının evinde yaşamaya başlamış. Kadıncağız kocası ölünce bir başına kalınca, Piko ve karısı yanlarına almışlar. Kadın torunlarıyla ilgileniyormuş. Piko ve karısı hem oduncuya hem kadına sağıda kusur etmemişler. Hep beraber mutlu mesut yaşayıp gitmişler.

Yaş Grubu Etiketi:
7 Yaş Masalı
MASAL VE HİKAYELERİNİ YÜZBİNLERCE OKURLA BULUŞTUR!
Kocaman Bi' Site her ay yüzbinlerce ebeveyne ulaşıyor. Kendi çocuklarına anlattığın masallar nesilden nesile aktarılsın ister misin? Hemen aşağıdaki butona tıkla ve masalını bize gönder. Topluluğumuzun bir parçası ol.
Masal Göndermek İstiyorum