Komik ve Kısa Nasrettin Hoca Fıkraları - Derleme 4

Komik Nasrettin Hoca Fıkrası

Yaş
7-70
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Fıkra Oku
Unsur
Komik Fıkralar
Yayınlanma Tarihi
5/8/2022
Yazar
Halk Fıkraları
REKLAM

Sizler için en sevilen Nasrettin Hoca fıkralarını derledik!


İyi eğlenceler...

REKLAM

Akıl Sır Ermiyor

Nasrettin Hoca bir gün yolda yürürken iki yüz akçe parasını kaybetmiş. Kaybettiği parasını bulamayan ve çok üzülen Hoca, “ne olur bulunsun” diye dua etmiş.

Aynı zamanda yaşadığı şehrin en zenginlerinden biri uzak diyarlarda bir yerde çıktığı gemi yolculuğunda kötü bir fırtınaya yakalanmış ve “Eğer kurtulursam Nasrettin Hoca’ya iki yüz akçe para vereceğim” diye adak adamış.

Fırtınadan kurtulan adam hemen gelip bu parayı Hoca’ya vermiş. Hoca şaşırmış ve:

– Ey Allah'ım sağ ol, ben parayı nerede yitirdim, nerden çıktı. Gerçekten de akıl sır ermiyor, demiş.

REKLAM

Ben Küçük Yangınlara Karışmam

Murat Ağa Nasrettin Hoca’nın yaşadığı kasabanın en zenginlerinden biriymiş. Ağa aklı ve zekası sayesinde zengin olduğunu düşünür, hep kendiyle övünürmüş.İşine geldiğinde Hoca’ya danışır, işine gelmediğinde ise onu dinlemezmiş. Sadece cuma günleri camiye gelirmiş. Murat Ağa’nın üç katlı, kocaman bahçeli ve çok lüks bir evi varmış. Bütün altınlarını ve paralarını da bu evinin bahçesinde saklarmış.

Cuma günleri camiye gelirmiş ve  Hoca’nın  dürüstlükle ilgili sözleri işine gelmezse:

– Hoca Efendi, sen dünya işlerine karışma! Din ve dünya işi ayrı, dermiş.
Günlerden bir gün Murat Ağa’nın evinde yangın çıkmış ve Ağa  koşarak camiye gelmiş. O sırada herkes öğle namazından çıkıyormuş. Ağa, Hoca’yı görünce:

– Hoca koşun yardım edin evim yanıyor, demiş.

Bunu duyan Hoca durur mu?:
– Bana din işleri ile dünya işlerini ayırmam gerektiğini sen söyledin. Mesela bu yangın benim asla karışmamam gereken bir dünya işi, demiş.

REKLAM

Belki de Barışmışlardır

Nasrettin Hoca evinin bahçesindeki ağacın gölgesinde namaz saatini beklerken telaşlı bir şekilde kapısının tokmağına vurulduğunu işitir. Hoca, kapıyı açınca komşusunu görür ve;

“Buyur komşu, nedir bu telaşın?” deyince komşusu;

“Sorma Hocam, karımla baldızım saç saça, baş başa dövüşüyorlar.” der. 

Bunun üzerine Hoca merakla;

“Komşu, ayıramadın mı?” deyince, komşusu sızlanarak cevap verir:

“Ne mümkün Hocam, bırak ayırmayı yanlarına bile yaklaşamadım.” 

“Peki, bu hanımlar neden kavga ediyorlar?” deyince komşusu;

“Bilmiyorum Hocam!” der. 

 Hoca bir defa daha sorar:

“Sakın, ‘sen yaşlısın, ben yaşlıyım’ diye kavga etmesinler?” deyince komşusu;

“Yok Hocam, yok başka bir konuda kavga ediyor olmalılar!” der. 

 Bunun üzerine Hoca rahat bir şekilde konuyu çözüverir: 

“Komşum, o zaman telaşlanmaya gerek yok! Konu yaş değilse çabucak barışırlar, belki de şimdiye barışmışlardır bile.” der.

REKLAM

Ben de Birisini Tıraş Ediyorlar Sanmıştım

Nasrettin Hoca tıraş olmak için berber koltuğuna oturduğunda ustanın olmadığını anlar, fakat iş işten de geçmiştir. Çünkü berber çırağı çoktan Hoca’yı tıraş etmeye başlamıştır bile. Berber çırağının hareketleri, aletleri kullanmadaki beceriksizliği artınca Hoca’nın da keyfi kaçar. 

Tam bu sırada komşu dükkândan garip garip sesler gelmez mi? Sanki orda bir öküz böğürüyor. Hoca, berberi biraz oyalamak için;

“Bu ses nedir?” deyince berber çırağı;

“Önemli bir şey değil, komşumuz nalbanttır; herhâlde öküze nal çakıyor.” der. 

 Bu sözleri işiten Hoca rahatlar;

“Oh, çok şükür, ben de birisini tıraş ediyorlar sanmıştım.” der.

Ben Senin Düğün Evinden Gelişini de Hatırlarım

Nasrettin Hoca akşam üzeri evine gelince hanımının suratının asık olduğunu görür ve sorar:

“Hanım, hayırdır, ne oldu sana?”

Hanım daha da üzgün bir tavırla cevap verir:

“Daha ne olsun Hoca, sana söylemiştim ya!”

“Neyi söylemiştin hanım, adamı meraklandırma!” 

“Biliyorsun ya, bizim komşu hastaydı. . .”

“Eee. . . Ne olmuş bizim komşuya?”

“Sizlere ömür, komşu ölmüş!”

Hoca şöyle bir kafasını kaşıdıktan sonra;

“Hanım, komşumuza Allah rahmet etsin; fakat ben senin düğün evinden gelişini de hatırlarım!” der.

REKLAM