Ferda ve Koronavirüs

Eğitici Çocuk Masalı

Ferda ve Koronavirüs

Bir varmış bir yokmuş. Çok uzak ülkelerde yaşayan bir genç kız varmış. Bu genç Kız’ın adı da Ferda’ymış. Ailesini çok sever ve onlarla birlikte olmaktan hep mutluluk duyarmış. Fakat günlerden bir gün, annesi ve babası çok hastalanmış ve Ferda bu duruma çok üzülüyormuş. Her gün onlara güzelce yemekler yapıyor, sağlıklı bitkilerden ise karışımlar yapıp veriyormuş. Günler geçmesine rağmen onların iyileşemediğini gören Ferda ise bu durumun düzelmesi için her gün neler yapacağını düşünüyormuş. Sonradan öğrenmiş ki, sadece anne ve babası değil, herkes çok hastaymış. Ferda daha da çok üzülmüş.

“Acaba annem ve babam mı herkese bulaştırdı?” diye söyleyerek düşünüyormuş. O kadar üzülmüş ki, birkaç günde zayıflamıştı. Bir çözüm yolu arıyordu herkes için. Bir gün Ferda anne ve babasına çorba yaparken düşüncelere dalmıştı. Birinin cama eliyle vurarak onu çağırdığını duydu. Ferda gördükleri karşısında dili tutulmuş, konuşamıyordu.

“Ferda, sessiz ol, sakın bağırma ve benden de korkma lütfen. Sana her şeyi açıklayacağım.” Tam o sırada Ferda’ nın annesi mutfağa geldi kızını sormak için:

“Nasılsın kızım, çok mu yoruldun bugün. Yüzün solgun görünüyor?”

“H-Hayır anneciğim. Yorulmadım. Çorba birazdan hazır olur, sofrayı kurarım şimdi.”

“Tamam güzel kızım.” Annesi tam gidecekken Ferda:

“Anneciğim, camda bir şey görüyor musun?” Diye sormuş.

“Hayır güzel kızım, hiçbir şey yok orada. Böcek görüp korktun mu yoksa? Küçücük böcekten ne olacak güzel kızım.” Hem de ne böcek diye düşündü Ferda. Karşısında gördüğü kocaman böcek karşısında hala ne yapacağını bilmiyordu. Sivri dikenleri vardı ama dikenlerin başları yuvarlaktı. Delirdiğini bile düşünmüştü ama gerçekten de karşısında kocaman bir böcek vardı ve işin tuhaf tarafı o görebiliyordu ama annesi göremiyordu. Annesi odaya doğru ilerlerken böcek konuşmaya devam etti:

“Ah Ferda. Beni sadece sen görebilirsin. Ben kendimi bilerek sana göstermek istedim. Çünkü seni de hasta edebilmem için gönderdiler beni senin yanına. Fakat ben bunu yapmak istemiyorum. O yüzden senin yanına gelip her şeyi anlatmak istedim.”

“İyi de, sen beni nasıl hasta edebilirsin ki? Ve neden beni hasta etmek için yolladılar seni?”

“Anne ve baban neden hasta, öğrenebildin mi?”

“Hayır, bir türlü iyileşmediler.” Bunu söylerken çok üzgündü. Onu gören büyük böcekte çok üzülmüştü.

“İşte bunu sana anlatmaya geldim.”

“Ah, yoksa senin yüzünden mi hasta herkes. Git buradan, uzak dur benden.”

“Dur Ferda, dur. Sadece ben değil benden daha bir sürü var. Eğer bana inanmıyorsan sana onları da gösterebilirim.” Ferda güvenememişti bu böceğe ama merak ediyordu. Kafasını sallayarak:

“Tamam.” Dedi. Böcek dikenlerinin başında ki yuvarlaklardan birinin içine elini soktu ve bir kalem çıkardı. Kalemin arkasına üfledi ve Ferda bir kez daha şok olmuştu. Etrafta insanlardan daha çok, bu böceklerden vardı. Bazıları etrafta geziniyor, bazıları da insanların içine girerek yok oluyorlardı. İnsanların içine girer girmez, insanlar fenalaşıyor ve hasta oluyorlardı.

“Demek anne ve babam da böyle hasta oldu. Onların içinde böcek var, öyle mi? Bu çok korkunç ama.”

“Bizim adımız KORONAVİRÜS. Bizim adımızı böcek değil, virüs diye söylerler.”

“Ya, demek öyle. Peki, beni de hasta edecek misin?”

“Hayır, ben seninle anlaşmaya geldim. Bana yardım etmelisin. Arkadaşlarım beni dinlemiyor ve herkese bulaşıyorlar. Bu yüzden de herkes hasta oluyor. Eğer bana yardım edersen seninle beraber onları ikna edebiliriz, ne dersin? Hem bu sayede anne ve baban da iyileşmiş olur.” Ferda biraz düşündükten sonra kararını vermiş:

“Peki, sana yardım edeceğim. Ama öncelikle anne ve babamı iyileştirelim, lütfen.”

“Tamam o zaman. Sen şimdi git. Ben akşam yine geleceğim yanına.”

“Tamam.” Diyerek ayrıldılar. Ferda anne ve babasına yemek hazırladıktan sonra sofrayı kurdu. Çok mutluydu Ferda. Anne ve babası artık iyileşecekti. Onu bu kadar mutlu gören anne ve babası:

“Kızım, ne güzel gülüyorsun. Çok mutlu gözüküyorsun.”

“Evet babacığım. Artık iyileşeceksiniz.” Diyerek tebessüm etti.

“Ya, peki nereden biliyorsun küçük hanım?”

“Çünkü size çok iyi bakacağım.” Dedi ve gülüşmeye başladılar.

“Tabii ki de iyileşeceğiz. Güzeller güzeli kızımız bize çok iyi bakıyor.” Ferda sofrayı toplayıp, bulaşıkları da yıkadıktan sonra oturup korona’ yı bekledi. Dakikalar geçiyordu fakat Ferda için sanki yıllar geçiyormuş gibiydi. Ferda yine düşüncelere dalmıştı ve cam tıklatma sesini duydu. Duyar duymaz yine korkmuştu. Onun bu halini gören virüs, gülmeye başladı.

“Sende ne kadar korkakmışsın.” Diyerek gülmeye başlamış. Ferda başta kızsa da o da onunla beraber gülmeye başlamış.

“Evet, koronavirüs. Şimdi söyle bakalım. İnsanları nasıl iyileştireceğiz?”

“Evinizde kolonya var mı?”

“Evet, var. Dur getireyim hemen.”

“Dur dur, sakın getirme onu buraya. İşte o bizim silahımız olacak. Biz nasıl size bulaşınca hasta oluyorsanız, kolonya da bize bulaşınca hasta oluyor hatta ölüyoruz.”

“Yani eğer siz kolonya ile bu kadar kötü oluyorsanız, arkadaşlarına bunu yaparsak ölebilirler.”

“Hayır, onlara kolonya bulaştırmayacağız. Sadece, eğer buradan gitmezlerse onlara kolonya bulaştıracağını söyleyerek korkutacaksın. Bu kadar. Onlar zaten daha fazla burada durmazlar. Hemen giderler”

“O zaman bunu diğer insanlara da söylemeliyiz. Daha çabuk bitebilir.”

“Hayır, onlar sana inanmayabilirler. Böyle olursa da sen çok üzülürsün. Zaten birkaç kişiye bunu yaparsak, herkes korkup gider. Böylelikle ülkemize geri dönmüş oluruz.”

“Pekâlâ. Onlarla nasıl konuşacağım peki?”

“Konuşmana gerek yok, onlar zaten seni duyacaktır. Anne ve babanın yanına giderek ellerine kolonya sürmelerini rica et. Zaten bunu duyar duymaz hemen onların içinden kaçacaklardır.”

“Tamam o zaman. Beni burada bekle. Bakalım işe yarayacak mı?”

“Tamam.” Demiş virüs gülerek. Ferda, virüsün dediklerinin hepsini yapmış. Anne ve babasının içinden kaçan virüsleri görmüş ve onlara:

“Eğer buradan gitmezseniz, size kolonya bulaştırmak zorunda kalırım. Lütfen buradan gidin. Herkese zarar veriyorsunuz.” Bunu duyan virüsler hatalarının farkına varıp hemen oradan gitmişler. Anne ve babası da hemen ayaklanmışlar. Onlar da bir anda böyle sağlıklı olmalarına şaşırmış. Artık hasta değillermiş. Ferda koşarak korona’ nın yanına gitmiş.

“Annem ve babam gerçekten de iyileştiler. Çok teşekkür ederim sana. Yarın sabah da birkaç kişiye yaparız ama sende yanımda olmalısın.” Demiş gülümseyerek.

“Tabii ki Ferda. Asıl ben teşekkür ederim. Şimdiden arkadaşlarımın toplandığına eminim. Annen ile babanın içinden kaçanlar onlara çoktan haber vermiştir. Yarın sabaha bile gerek kalmaz.” Ferda ve virüs birbirlerine bakarak gülümsemişler. İkisi de halinden memnun bir şekilde ayrılmışlar. Sabah olunca Ferda anne ve babasına bakmış hızlıca. Dün akşamdan daha da sağlıklı görünüyorlarmış. Sonra dışarı baktı ve bütün insanlar sağlıklarına kavuşmuştu. Korona virüs’ ü son bir kez daha görmek istediğini hissetti ve arkasını dönünce onunla karşılaştı. Şapkasını takmış ve elinde de bavuluyla beraber selam verip uzaklaştı. Ferda ona el sallayarak vedalaşmış. Ondan sonra ki bütün günlerde herkes mutlu mesut yaşamaya devam etmiş.

Çocuğuna bir masal oku, Onun hayatına dokun...

Uykuya dalarken ailelerinden masal dinleyen çocuklar, aileleri ile daha mutlu ilişkiler kurabiliyor.

Öğretici çocuk masalları sayesinde, çocuklarınızı aile, sevgi, sorumluluk, disiplin, yardımlaşma, hoşgörü ve benzeri pek çok konuda kolayca bilinçlendirebilir ve en önemlisi de onlara masa okuyarak, çocuklarınızla kuvvetli sevgi bağları geliştirebilirsiniz. Araştırmalara göre, ailelerinden masal dinlemiş çocuklar, ebeveynleri ile daha mutlu ilişkiler kurabiliyor.