Balıkçı ile Cin - Modern Uyarlama

Klasik Çocuk Masalı

Balıkçı ile Cin - Modern Uyarlama

Bir varmış bir yokmuş. Çok uzak, soğuk ülkelerin birinde geçimini balıkçılık yaparak sağlayan fakir bir adam varmış. Ailesine yetemediğini düşünüp hep üzülüyormuş. Çocuklarının istedikleri oyuncakları alamıyor, evine yeteri kadar para getiremiyormuş. Kendisi mutsuz olduğu gibi, ailesini de mutsuz ediyormuş.

Günlerden bir gün yine balığa çıkmak için yola koyulmuş. Dalgın bir şekilde yürürken önündeki taşı bile fark edemeden yere düşmüş. Silkelenip kendine geldiğinde oltasının ikiye bölündüğünü görmüş ve üzüntü içerisinde ne yapacağım diye düşünmeye başlamış. Sonuçta balık tutarak para kazanıyormuş. Yapacak bir işi kalmamış artık, biraz daha yürüyerek eve geri dönmüş.

Eve geldiğinde yaşadıklarını karısına anlatmış. Karısı ne kadar üzülse de eşine daha fazla mutsuz hissettirmemek için umut verici sözler söylemiş. İlla bulunurmuş bir çaresi. O akşam evde derin bir sessizlik hakimmiş. Balıkçı sürekli ne yapsam ne etsem diye düşünüyor, başka bir şey düşünmeye fırsatı bile olmuyormuş. Düşüne düşüne bir dakika bile gözüne uyku girmeden sabah etmiş. Karısı uyanınca balıkçıya bakmış ve günaydın diyerek mutfağa geçmiş. Kahvaltı yapıldıktan sonra adam afallamış. Normalde bu saatte evde değil balık tutuyor olması gerekiyormuş çünkü. Üzüntüyle camdan dışarı baktığında çocuklarının elinde halatlar görmüş. Belki yeni bir olta alamazmış ama bu halatlarla balık tutabilecek yeni bir alet yapabilirmiş kendine. Hemen hızlı bir şekilde evden çıkmış. Çocuklara halatlarını kullanıp kullanamayacağını sorduktan sonra eve tekrar girmiş. Evin içerisinde bu işi görebilecek tüm ipleri toplamış. Karısı salona girerek ne yaptığını sormuş ve düşüncelerini karısıyla da paylaşmış:

- “Yeni bir olta alacak paramız olmayabilir ama bu gördüğün iplerle kendime yeni bir alet yapacağım. Hatta eskisinden de güzel olacak göreceksin.” demiş balıkçı. Karısı hevesle gülerek yanına oturup izlemiş eşinin yaptıklarını. Yeri gelmiş işin ucundan o da tutarak yardım etmiş. Ve sonunda kocaman bir ağ örmüşler. Adam bu sefer de gece heyecandan uyuyamamış. Yaptığı şey işe yarayacak mı çok merak ediyormuş. O gece sabaha kadar yatakta dönüp durmuş.

Sabah olunca balıkçı kahvaltıyı dahi beklemeden atmış kendini sokağa. Koşar adımlarla denize doğru ilerlemiş. Balıkçı, ördüğü ağı önce omzundan geriye tutmuş sonra denize doğru bir anda ileri fırlatmış. Heyecanla beklemeye başlamış. İşe yarayıp yaramadığını çok merak ediyormuş. “Bu kadar yeterli” diyerek ağa taktığı ipini çekmiş ve yavaş yavaş ördüğü ağını kendine doğru çekmiş. Ağırlık hissediyormuş. İşe yaradı diye düşünerek sevinmeye başlamış. Fakat ağın içinde bir tane bile balık yokmuş. Sadece bir adet mantar tıpalı şişe varmış içerisinde. Şişeyi ceketinin iç cebine koymuş. Üzüntüye kapılarak evin yolunu tutmuş. Eşi camdan bakarken balıkçının eve doğru ağır ağır yürüdüğünü görünce mutlu bir şekilde kapıya çıkıp balıkçıyı beklemiş. Balıkçı yakınlaştıkça elinin boş olduğunu görmüş. Hayal kırıklığı içinde eşinin eve girmesini izlemiş. Karısı daha fazla zorlamamak için susmuş, ne o sormuş ne balıkçı söylemiş. Ama adam yılmamış, ertesi gün tekrar gitmiş balık tutmaya. Ama sonuç dünden de betermiş. Bir şişe bile çıkmamış bu sefer ağından. Hüsrana uğramış bizim balıkçı. Oturmuş çimlerin üzerine biraz daha iyi olmayı beklemiş. Aklına şişesi gelince ceplerine bakmış fakat bulamamış. Telaş içinde eve koşmaya başlamış. Balıkçı eve nefes nefese eve vardığında karısına şişeyi sormuş. Karısı şişeyi görmediğini söyleyince balıkçı daha da meraklanmış. Koltukların altına üstüne, yatağa, dolaplara bakmış. Tam umudunu yitirmişken çocukları ellerinde şişeyle birlikte gelmişler. Balıkçıya, “Baba biz açamadık, sen açar mısın?” diye sormuşlar. Balıkçı şişeyi eline alınca içinde bir kıpırtı hissetmiş. Elindeki şişeyle birlikte başka odaya geçmiş ve yavaşça kapıyı kapatmış. Açabileceğini düşünüyormuş şişeyi fakat bu sandığı kadar kolay değilmiş. Biraz uğraştıktan sonra sıkılıp şişeyi köşeye fırlatmış. Balıkçı şişeyi fırlatınca mantar tıpa yerinden çıkmış. Masmavi olan gökyüzü bir anda gri bulutlarla çevrelenmiş. Şişeden açık gri renkte bir şey yükseliyormuş. Balıkçı korkmuş bir şekilde duvara yaslamış sırtını. Çıkan şey bir anda konuşmaya başlamış. Balıkçı korkudan oracıkta yere düşmüş. Lambada çıkan şey:

- “Merhaba, ben bu şişenin içerisine yıllardır sıkışıp kalmış bir cinim. Beni buradan kurtardığın için seni ödüllendirmek istiyorum.” demiş. Balıkçı titrek sesiyle karşılık vermiş:

- “Ödül mü? Ne ödülü?”

- “Sana benden isteyeceğin 3 dilek hakkı veriyorum. Sadece 3, düşün ve güzelce karar ver.” demiş cin. Balıkçı düşünmeye başlamış. Ne isteyeceğini biliyormuş aslında.

- “Ben düşse bile kırılmayacak bir olta istiyorum. Çocuklarımın bir sürü oyuncağı olsun ve yuvam hep bugünkü gibi mutlu huzurlu olsun istiyorum.” diye dileklerini dilemiş balıkçı. Sözünü bitirdikten sonra yatağın üstünde bir olta ve onlarca oyuncak belirivermiş. Adam gülücükler saçmaya başlamış ve teşekkür etmiş cine. Cin bir anda kayboluvermiş. Balıkçı kapıyı açtığında çocuklar yatağın üzerindeki oyuncakları görünce çığlık atarak oyun oynamaya başlamışlar. Adam sırtlanmış oltasını tekrar dışarı çıkmaya hazırlanmış. Gözüne yerde duran ağ takılmış ellerine almış ve gülümseyerek bakmış ördüğü ağa. Kendi kendine mırıldanmış, “olacağı varmış.” demiş.

O günden sonra bizim balıkçı eve normalden daha fazla balık getirmeye başlamış. Daha çok kazanmış. Ve lamba cininden dilediği gibi o günden sonra ailesinin üzerinden mutluluk, huzur ve bereket eksik olmamış. Yani o günden sonra hep mutlu mesut yaşamışlar.

Çocuğuna bir masal oku, Onun hayatına dokun...

Uykuya dalarken ailelerinden masal dinleyen çocuklar, aileleri ile daha mutlu ilişkiler kurabiliyor.

Öğretici çocuk masalları sayesinde, çocuklarınızı aile, sevgi, sorumluluk, disiplin, yardımlaşma, hoşgörü ve benzeri pek çok konuda kolayca bilinçlendirebilir ve en önemlisi de onlara masa okuyarak, çocuklarınızla kuvvetli sevgi bağları geliştirebilirsiniz. Araştırmalara göre, ailelerinden masal dinlemiş çocuklar, ebeveynleri ile daha mutlu ilişkiler kurabiliyor.