Batu mahalle sokağında arkadaşlarıyla top oynuyordu, gölgeler uzamıştı. Bir vuruşta top yönünü şaşırdı, sekerek köşkün aralık duran demir bahçe kapısından içeri yuvarlandı. Herkes olduğu yerde durdu, kimse tek adım atmadı.
Batu kırmızı topuna baktı, bahçenin ortasında, uzamış otların arasında zar zor görünüyordu. Annesi bu topu geçen ay almıştı, üstündeki beyaz yıldızı Batu kendi eliyle çizmişti. Onu orada bırakmak istemiyordu.
Arkadaşlarına döndü. "Topumu geri almam lazım, başka çarem yok" dedi, sesi hem heyecanlı hem kararlıydı. Kimse ona eşlik etmek istemedi, hepsi bir adım geriye çekildi, sessizce onu bekledi.
Batu bahçe kapısına doğru yavaşça birkaç adım attı, sonra durup tekrar arkasına baktı. Arkadaşları hâlâ uzaktan onu endişeyle izliyordu, kimse yerinden bir santim bile kımıldamıyordu.
Naz hemen koşarak Batu'nun yanına geldi, elini sıkıca tuttu. "O köşke kimse girmez, perili olduğu söylenir" dedi, sesi alçaktı. Yağız da hızla başını salladı. "Geceleri tuhaf sesler geliyormuş, komşular böyle söylüyor hep" dedi, gözleri köşke kaydı.
Batu bir an duraksadı, köşke tekrar dikkatle baktı, pencereler karanlık ve oldukça tozluydu. Otların arasında topunun kırmızısı hâlâ görünüyordu, Batu gözünü ondan ayırmadı.
"Sadece topu alıp hemen geri çıkarım, hiçbir şey yapmam, söz" dedi. Arkadaşları hemen itiraz etti ama Batu bahçe kapısına doğru yürümeye başladı, adımları yavaş ama kararlıydı, geri dönmedi.
Naz onun arkasından yüksek sesle seslendi. "Dikkatli ol, hemen çık, uzun kalma" dedi. Batu ciddi ciddi başını salladı, elini kaldırıp onlara güven vermeye çalıştı.
Batu kapıyı biraz daha itti, içeri tek başına adım attı. Otlar dizini geçiyordu, kuru dallar birbirine sürtünerek ses çıkarıyordu.
Tam o sırada uzaktan ince bir zil sesi çınladı. Batu olduğu yerde durdu, elleri yanına düştü.
Köşkün en karanlık penceresinde ince bir gölge belirdi, yavaşça sağa sola hareket etti. Batu geri geri çekildi, topunu bile unuttu.
Kalbi hızlı atıyordu, ayakları birbirine dolandı. Kapıya doğru koşmaya başladı, nefesi kesiliyordu.
Ama tam kapıya doğru koşarken ayağı bir taşa takıldı, düşmemek için hemen durdu. Dönüp baktığında zilin eski verandanın tavanından sarktığını gördü, hafif rüzgarla usulca sallanıp duruyordu.
Gölge de tekrar yavaşça hareket etti, bu kez çok daha net ve yakından göründü. Sarı benekli bir kediydi, pencere pervazında oturuyordu, gözleri karanlıkta parlıyordu. Kuyruğunu pervazın kenarından sarkıtmıştı.
Batu derin bir nefes aldı, iyice rahatlayıp yavaşça gülümsedi. Kediye ağır ağır yaklaştı, elini nazikçe uzattı, kedi başını eline sürttü, alçak sesle mırıldandı.
Topunu yerden hemen aldı, cebinden çıkardığı küçük bisküviyi kediye yavaşça uzattı. Kedi hızla yedi, gözlerini uzun uzun Batu'ya dikti, kuyruğunu memnuniyetle salladı.
Sonra pervazdan atladı, Batu'nun ayakkabısına burnunu sürdü. Verandanın altında eski bir hasır sepet duruyordu, içi kuru yaprak doluydu. Kedi oraya kıvrıldı, gözlerini kıstı.
Batu köşkten dışarı yavaşça çıktığında arkadaşları hâlâ kapının hemen önünde endişeyle bekliyordu. "İyi misin, sana bir şey mi oldu" diye sordular. Batu gülümsedi. "Orada bir kedi var, karnı aç" dedi, sesi rahattı.
"Peki ya zil sesi" diye sordu Naz. "Rüzgar çalıyormuş" dedi Batu, elindeki topu ona uzattı.
Ertesi gün Batu köşke erkenden gitti, elinde bu kez küçük bir kase mama vardı. Kapıyı iterken hiç durup düşünmedi. Kedi onu görür görmez hemen yanına koştu, sevinçle mırıldandı, ısrarla bacaklarına sürtündü.
Batu her gün okuldan çıkınca hemen kediyi ziyaret etmeye başladı, arkadaşları da yavaş yavaş ona katıldı. Köşk artık kimseye korkunç görünmüyordu, sadece bir kedinin evi oldu.
Naz ve Yağız da artık köşke Batu ile birlikte geliyordu, kediye Zil adını verdiler, onu ilk o ses tanıtmıştı çünkü. Sepetin içine yumuşak bir bez serdiler. Bahçedeki eski zil hâlâ rüzgarda hafifçe çalıyordu ama artık hiç kimseyi korkutmuyordu.
Bu hikaye ne öğretir
Bir yer hakkında anlatılanlar, o yeri yakından görmenin yerini tutmaz. Karanlık görünen bir köşede çoğu zaman yardım bekleyen biri vardır.
Çocuğuna sor
Sen korktuğun bir yeri yakından incelesen ne bulabilirsin?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.