Bora'nın Unutmadığı Balık

Eğitici Çocuk Hikayesi

Yaş
4-6
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Unsur
Sınıf Balığı
Yayınlanma Tarihi
3/9/2026
Yazar
Kocaman Bi' Site
Bora'nın Unutmadığı Balık

Sınıfın güneşli penceresinde küçük bir kavanoz duruyordu, içinde turuncu bir balık yavaşça yüzüyordu. Öğretmen her hafta sonu balığı bakması için sınıftan bir çocuğa emanet ediyordu. Bu hafta sıra Bora'daydı, adını duyunca yerinde sıçradı, sınıf arkadaşları ona imrenerek baktı.

Bora kavanozu iki eliyle çok dikkatle taşıdı, adım adım eve götürdü. Balığa iyi bakmak, Pazartesi onu sağ salim geri götürmek istiyordu. Kavanozu odasının masasına koydu, ona bir isim bile düşündü, sonunda Turuncu adını uygun gördü, kavanozun kenarına küçük bir kağıt yapıştırdı. Kağıda özenle kalın harflerle balığın adını yazdı.

Balığın pulları ışıkta parlıyordu, güneş vurunca altın gibi görünüyordu. Bora uzun uzun baktı, kavanozun camına parmağını dayadı. Balık parmağın hizasına geldi, Bora gülümsedi, parmağını yavaşça sağa kaydırdı, balık da onu izledi.

Kapıdan geçen annesi durup baktı. "Ona iyi bak, yemini unutma" dedi. Bora başını salladı, kavanozu gururla gösterdi, kağıdı bir kez daha düzeltti.

Yapay zeka destekli hikaye oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et

Cumartesi sabahı Bora bahçede arkadaşlarıyla saklambaç oynadı, uzun süre koştu. Öğleden sonra bisiklet sürdü, akşam da top oynadı, gün nasıl geçti anlamadı. Balığa yem vermeyi hiç aklına getirmedi, kafası tamamen oyunlardaydı.

Akşam yemeğinde ailesiyle oturdu, gününü anlattı, oynadığı oyunları tek tek saydı. Balık aklına hiç gelmedi, tabağını bitirip odasına çıktı.

Odasına girip oyuncaklarıyla biraz daha oynadı, sonra pijamalarını giydi. Kavanoza bakmayı unuttu, kafası hâlâ gündüzün oyunlarındaydı, dişlerini fırçalamaya bile geç kaldı, annesi onu iki kez çağırmak zorunda kaldı.

Yatmadan önce kavanoza baktı, balık yavaş yavaş yüzüyordu. Bora durup yemliği hatırladı, elini alnına koydu. "Yem vermedim" dedi kendi kendine, kavanozun önünde dizlerinin üstüne çöktü.

Bora telaşla yemliği aradı, çekmeceyi karıştırdı, dolabı açtı, yatağın altına bile baktı. Elleri titriyordu, kavanoza dönüp dönüp bakıyordu. "Nasıl unuttum" diye sordu kendine, alnını kaşıdı.

Yemliği çekmecenin dibinde buldu, birkaç tane yem attı, balık hemen yukarı çıkıp yemleri topladı. Bora rahatladı ama ertesi gün yine unutabileceğinden korktu, bunu nasıl önleyeceğini düşündü, kafasında bir sürü fikir dolaştı, hiçbiri tam oturmadı.

Annesine anlattı, üzgün bir sesle unutkanlığından bahsetti. "Herkes bazen unutur" dedi annesi. "Önemli olan bir çözüm bulmak." Bora bu sözü aklında tuttu, yastığına yaslanıp uzun uzun düşündü.

Yatağına oturdu, kavanoza baktı, balık sakince yüzüyordu. Bora bir çözüm bulmadan uyumak istemedi, gözlerini tavana dikip uzun uzun düşündü, sonunda bir fikir aklına geldi.

Bora masasındaki takvime gitti, Pazar gününün üstüne küçük bir balık resmi çizdi. Resmin yanına bir saat işareti koydu, altını kırmızıyla çizdi. "Bu bana hatırlatacak" dedi, takvimi masanın tam ortasına yerleştirdi.

Pazar sabahı gözlerini açar açmaz takvime baktı, balık resmini gördü, hemen yemliği elledi. Balığa yem verdi, kavanozun suyunu da tazeledi, bu kez unutmadı.

Akşam yine takvime baktı, sabah yem verdiğinden emin oldu, resmin altına küçük bir çentik attı.

Pazar akşamı kavanozun suyunu bir kez daha kontrol etti, kağıdın üstündeki adı düzeltti. Bu küçük alışkanlık ona güven veriyordu, uykusu kolay geldi.

Pazartesi sabahı Bora kavanozu dikkatle taşıdı, okula götürdü. Balık kavanozda canlı canlı yüzüyordu, rengi her zamanki gibi hâlâ parlaktı. Öğretmen kavanoza yakından baktı, memnuniyetle gülümsedi, elini kavanozun camına dayadı.

"Balığa çok iyi bakmışsın" dedi öğretmen. Bora başını salladı, takvimdeki resmi anlattı. Sınıf arkadaşları dikkatle onu dinledi, bazıları kendi takvimlerine not almayı düşündü.

Teneffüste bir arkadaşı yanına geldi, "Bana da göster" dedi. Bora gülümseyerek balığı ve saati nasıl çizdiğini adım adım anlattı, sınıfça balığı izlediler, herkes kavanozun etrafında toplandı, bazıları balığa küçük isimler bile önerdi.

O akşam Bora evde kendine yeni bir çizim yaptı, her gün için küçük renkli işaretler koydu. Yatağına yattığında rahat uyudu, ertesi gün ne yapacağını biliyordu, artık unutmaktan korkmuyordu.

Bu hikaye ne öğretir

Unutmak bir kusur değil, çözüm bulunacak bir iştir. Göz önüne konan küçük bir işaret, hatırlama işini üstlenir.

Çocuğuna sor

Sen unutmamak istediğin bir şeyi nasıl hatırlıyorsun?

Yaş Grubu Etiketi:
5 Yaş Hikayesi