Can, arka koltukta emniyet kemerini takmıştı. Ailesi dedesinin şehrine gidiyordu, yol uzun sürecekti. Bavullar bagajda, su şişesi koltuğun yanındaydı. Annesi çantaya bir paket kraker koydu, paketi Can'ın eline tutuşturdu. Can bir an önce varmak istiyordu, ayaklarını paspasa vurdu.
Araba yola çıkınca Can pencereye yapıştı. İlk dakikalarda her şey ilginç geldi, evleri ve tabelaları saydı. Ama şehir çabuk bitti, arkasından uzun bir asfalt başladı. Can bir kamyonun arkasındaki yazıyı okumaya çalıştı, harfler hızlı geçti. Önlerinde saatler vardı, dağlar henüz görünmüyordu.
On dakika sonra Can sıkıldı. Koltuğunda kıpırdandı, kemerini çekiştirdi. Pencereden hep aynı bariyer akıp geçiyordu. Sayacak yeni bir şey kalmamıştı, koltuk ona daralmış gibi geldi.
"Daha ne kadar var" diye sordu Can. Babası dikiz aynasından ona baktı, gülümsedi. "Üç saat kadar" dedi babası sakince. Can içini çekti, koltuğa yaslandı.
Yol boyunca Can aynı soruyu tekrar tekrar sordu. "Geldik mi" diye her birkaç dakikada bir seslendi. Annesi her seferinde aynı sabırla cevap verdi. Dışarıda tarlalar geçti, sonra bir akaryakıt istasyonu, sonra yine tarlalar.
"Henüz geldik mi" dedi Can. "Hayır canım, daha değil" dedi annesi. "Ne zaman geleceğiz" dedi Can, sesi biraz kırgındı. "Biraz daha sabret" dedi annesi gülümseyerek, elini oğlunun başına koydu.
Babası aynadan geriye baktı. "Bu kadar sık sorarsan yol sana daha uzun gelir" dedi babası. Can bu sözü tam anlamadı, yine de birkaç dakika sessizce oturdu. Ayakkabısının bağcığını çözüp yeniden bağladı.
Ama birkaç dakika sonra soru yine ağzından kaçtı. Annesi bu kez cevap vermedi. Yanlarından geçen kırmızı bir kamyonete baktı, bir şey düşünüyordu.
Can pencereden dışarı baktı, hiçbir şey değişmiyordu. Aynı yol, aynı tarlalar, aynı gri gökyüzü önlerinde uzanıyordu. Zaman yerinde duruyor gibiydi, direkler bile birbirine benziyordu.
"Bu yolculuk hiç bitmeyecek galiba" dedi Can. Kollarını kavuşturdu, gözlerini kapadı. Uyumaya çalıştı, ama uykusu gelmedi. Radyoda bir şarkı başladı, babası sesini kıstı.
Gözünü açtığında manzara aynıydı. Her geçen dakika ona bir saat gibi geldi. Can burnunu cama dayadı, camda buğu yaptı, üstüne parmağıyla bir çizgi çekti. Buğu kayboldu, çizgi de kayboldu. Yol kenarındaki tabelada dedesinin şehrinin adı yazıyordu, altında büyük bir sayı vardı.
"Artık canım sıkılıyor" dedi Can, sesi kırgındı. Kraker paketini açtı, iki tane yedi, gerisini yerine koydu. Annesi koltuktan geriye döndü, oğlunun yüzüne baktı.
Annesi Can'a döndü. "Sana yeni bir oyun öğreteyim" dedi yumuşak bir sesle. "Kırmızı araba görünce say. Kim daha çok sayarsa o kazanır." Can'ın gözleri parladı.
Can koltuğunda doğruldu, pencereye döndü. İlk kırmızı arabayı gördüğünde "Bir" diye seslendi. Annesi de saymaya başladı, ikisi yarıştı. Bir kamyonun arkasından çıkan kırmızı minibüsü ikisi aynı anda gördü. Sayı beşe geldiğinde Can öndeydi.
Biraz sonra annesi ona başka bir oyun önerdi. "Tabelalarda harfleri bul" dedi. Can alfabeyi sırayla aradı, her yeni harfte parmağıyla camı işaret etti. B harfini bir benzinlik tabelasında buldu, C harfini bir kasabanın adında yakaladı.
Zaman artık daha hızlı geçiyordu. Can oyuna dalmıştı, yolu saymadan geçiriyordu. Sorusunu bir daha sormadı, gözleri hep pencerede kaldı.
Araba şehre yaklaşırken Can hâlâ tabelalarda harf arıyordu. "Z harfini buldum" dedi, koltukta zıpladı. Annesi ona başparmağını gösterdi. Kırmızı araba sayımı on dörtte kalmıştı.
Dedesinin evine vardıklarında Can arabadan indi, hâlâ oyununu düşünüyordu. Bahçe kapısının önünde kırmızı bir araba duruyordu, Can onu da saydı. Dedesi onu kapıda karşıladı, sıcak bir sarılışla kucakladı.
"Yolculuk nasıl geçti bakalım" diye sordu dedesi gülümseyerek. "Önce çok sıkıldım" dedi Can. "Sonra annem bana bir oyun öğretti, yol kısaldı." Dedesi gülerek başını salladı.
Akşam yatağa girerken Can gözlerini kapadı. Dedesinin evinde tavan alçaktı, perde aralığından sokak lambası vuruyordu. Aklında hâlâ kırmızı arabalar ve tabela harfleri vardı. Gülümseyerek uykuya daldı.
Bu hikaye ne öğretir
Sabırsızlık yolu uzatır, oyun bulmak onu kısaltır. Beklemeyi eğlenceli hale getirmek kendi elimizdedir.
Çocuğuna sor
Sen uzun bir araba yolculuğunda ne yaparak zamanı geçirirsin?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.