Dojonun taş avlusunda kendi boyunun iki katı bir duvar vardı. Hana önünde durdu, ellerini ovuşturdu. Bugün sınav günüydü, herkes bu duvardan atlayacaktı.
Hana aylardır bu duvara tırmanmayı çalışıyordu. Ayağını doğru yere koyduğunda neredeyse tepesine varıyordu. Bugün son adımı da tamamlamak istiyordu.
Arkadaşları sırayla geldi, duvarın önünde toplandı. Usta Ren avlunun kenarında oturmuş, izliyordu. Hana derin bir nefes aldı, ilk sırada koştu.
Duvarın taşları sabah güneşiyle ısınmıştı bile. Hana ellerini taşa sürdü, tırmanacağı yeri gözden geçirdi. İçinden ilk atlayışını hayal etti. Avlunun etrafında serçeler uçuşuyordu, dojonun çanı hafifçe çınladı. Usta Ren elindeki tespihi çevirerek bekliyordu, hiçbir şey söylemedi. Hana ustasının bakışını üzerinde biliyordu ama arkasına dönmedi.
Hana duvara koştu, ayağını taşa bastı, yukarı sıçradı. Parmak uçları kenara değdi, ama tutunamadı, geri düştü. Toza bulandı, dizini ovuşturdu.
Arkasındaki Sora kolayca atladı, duvarın üstünde durdu. "Nasıl yaptın?" diye sordu Hana. "Bilmiyorum, sıçradım" dedi Sora, omuz silkti.
Bir arkadaşı daha geçti, sonra bir tane daha. Hana tekrar denedi, yine düştü. Avuçları kızarmıştı, dizlerine toz yapışmıştı.
Öğlene kadar altı arkadaşı daha geçti. Hana kenara oturdu, ellerini dizlerine koydu, duvara baktı. Taşların hangisinin sağlam olduğunu gözüyle işaretledi. Kendini onlarla kıyaslamaktan vazgeçemiyordu. Su içmeye durdu, ellerini yıkadı, sonra yeniden duvarın önünde durdu. Öğleden sonra da böyle geçti, düşe kalka. Usta Ren hiç yanına gelmedi, sadece uzaktan izledi. Avlu giderek boşaldı, Hana yalnız kaldı.
Akşam olduğunda dojoda Hana tek kalmıştı, hâlâ geçememişti. Diğerleri sınavı bitirmiş, yemeğe gitmişti. Hana duvara baktı, gözleri doldu.
"Herkes benden hızlı" dedi kendi kendine. Karanlıkta bile duvara tekrar koştu, yine düştü. Bu kez toza sırtüstü oturdu, bir süre kalkmadı.
Vazgeçmeyi düşündü, dojoya dönmek istedi. Yemek kokusu avluya kadar geliyordu, karnı acıkmıştı. Ama sonra duvara baktı, bir kez daha denemeye karar verdi, kimse görmüyordu artık. Ay ışığında yeniden koştu.
Düştü, kalktı. Düştü, yine kalktı. Kaç kez denediğini saymayı bıraktı, ama duvarın üstüne çıkamadı. Ay avlunun tam üstüne gelmişti, taşlar soğumuştu. Hana avlunun kenarına oturdu, sırtını duvara yasladı, biraz dinlendi. Sonra yeniden kalktı.
Sabah olduğunda Usta Ren avluya çıktı, Hana'yı duvarın dibinde otururken buldu. Elbisesi tozluydu, gözleri yorgundu, ama duvara hâlâ bakıyordu.
"Bütün gece mi denedin?" diye sordu Usta Ren. "Evet" dedi Hana. "Sabır da bir ninja becerisidir" dedi Usta Ren. "Hız değil." Hana ustasına baktı, cevap veremedi.
Hana ayağa kalktı, elbisesindeki tozu silkeledi. Kuyudan su çekti, yüzünü yıkadı, avuçlarını ovuşturdu. Sabah rüzgarı avluyu dolaştı. Son bir kez koşmaya karar verdi, bu sefer acele etmeden.
Duvara doğru yürüdü, hızını kendi seçti. Ayağını doğru yere bastı, parmakları kenara yapıştı, kendini yukarı çekti. Duvarın üstündeydi. Aşağıda Usta Ren başıyla onayladı, hiçbir şey söylemedi. Güneş yeni yükseliyordu, avlu turuncu bir ışıkla doldu. Hana bir an orada, taşın üstünde öylece durdu, aşağıya bakıp gülümsedi.
Hana duvarın üstünde oturdu, avluya baktı. Güneş yeni doğuyordu, dojo hâlâ sessizdi. Usta Ren aşağıdan ona gülümsedi.
Aşağı indi, elbisesindeki tozu bir kez daha silkti. Arkadaşları uyanınca kimse ona bir şey sormadı, gece boyu orada olduğunu bilmiyorlardı. Hana biliyordu, bu ona yetti.
O gün dojoda kimseye bir şey anlatmadı. Sora ona bir kase pirinç uzattı, Hana teşekkür etti. Akşam yatağına uzandığında elleri hâlâ acıyordu, ama içi rahattı. Duvarın üstünden gördüğü avluyu bir kez daha düşündü.
Gözlerini kapattı, duvarın üstündeki o son adımı bir kez daha düşündü. Sonra hemen uyudu, sabaha kadar hiç uyanmadı. Ertesi sabah avuçlarındaki kızarıklık geçmişti, ama taşın soğukluğunu hâlâ hatırlıyordu. Bugün duvara tekrar gitmeye karar verdi, bu kez sadece keyif için, acele etmeden.
Bu hikaye ne öğretir
Bazı beceriler sabırla gelir, hızla değil. Yorulunca bile bir kez daha denemek küçük bir zaferdir.
Çocuğuna sor
Yorulduğunda kendine ne söylersin?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.