Naz her sabah okula giderken mahalledeki eski köşkün önünden geçiyordu. Köşk hakkında bir söylenti duymuştu. İçeride perili bir ayna varmış, ona bakan herkes kendinden başka bir şey görürmüş. Bu söylentiyi ilk kez geçen yaz, sokakta ip atlarken duymuştu. Naz bu aynayı görmek istiyordu, merakı o günden beri dinmemişti.
Köşkün duvarları sarmaşıkla kaplıydı, üst kattaki bir pencerenin camı yoktu. Bahçe kapısı yıllardır kilitli dururdu, çocuklar önünden hızlı geçerdi.
Bir cumartesi öğleden sonra köşkün bahçe kapısı aralık duruyordu. Menteşesi paslanmış, otların arasına gömülmüştü. Naz kapının önünde durdu, kalbi hızlandı, sonra bahçeye adımını attı.
Arkadaşlarına koşup haberi verdi, hep birlikte köşkün önünde toplandılar. Naz içeri gireceğini söyledi, sesi kararlıydı.
Arkadaşlarından biri geri dönmeyi önerdi ama Naz kabul etmedi, gözleri köşkün karanlık penceresindeydi.
Halil onun kolunu tuttu. "O aynaya bakan herkes başka bir şey görüyormuş" dedi, sesi ciddiydi. Ata başını salladı. "Benim ablam girmiş bir kere, ne gördüğünü hiç anlatmadı" dedi.
Naz iyice meraklandı, arka arkaya sorular sordu. "Peki ablan sonra ne yaptı" dedi. Ata omuz silkti. "Bir daha köşkten söz etmedi" dedi, hafifçe gülümsedi. "Ama o günden sonra hep dik yürüdü."
Naz köşkün ağır tahta kapısına doğru yürüdü, arkadaşları onu izledi. İçeri girerken eski tahtalar ayağının altında gıcırdadı, toz her yeri kaplamıştı. Duvardaki kağıt köşelerden kıvrılmıştı.
Girişte uzun bir koridor vardı. Duvarda boş çerçeveler asılıydı, hepsinin içi bomboştu. Tavandaki avizenin üç kolu kırılmış, yerdeki halı kenarından kıvrılmıştı.
Naz'ın nefesi hızlandı, elleri terledi. Ayakkabısının altında bir cam parçası çıtırdadı, durdu, sonra devam etti. Salona doğru ilerlerken arkadaşları kapıda kaldı, içeri girmediler.
Salonun ortasında altın çerçeveli bir ayna duruyordu, üstü tozla kaplıydı. Naz ona doğru adım adım yaklaştı, kalbi göğsünde küt küt atıyordu. Parmağıyla camdaki tozu sildi, bir şerit açıldı. Çerçevenin altın boyası köşelerden dökülmüştü, ayak kısmında oyma bir yaprak deseni vardı.
Salonun perdeleri yarı çekiliydi, aradan giren ışık aynanın tam üstüne düşüyordu. Naz o ışığın içinde durdu.
Aynaya baktığında önce kendi yüzünü gördü, sonra görüntü değişmeye başladı. Aynadaki Naz küçülmüş, omuzları içeri çökmüştü, gözleri kocaman görünüyordu.
"Bu ben değilim" dedi, sesi titredi. Aynadan uzaklaşmak istedi, ayakları geri geri gitti.
Gözlerini bir an kapadı, tekrar açtığında görüntü hâlâ oradaydı. Elleri titriyordu, kapıya doğru bir adım daha attı.
Naz kapıya doğru iki adım attı, sonra durdu. Buraya bu aynayı görmek için gelmişti, bakmadan çıkmak istemedi. Derin bir nefes aldı, geri döndü.
Aynaya bu kez uzun uzun baktı. Omuzlarını dikleştirdi, çenesini kaldırdı, ayaklarını yere sağlam bastı. Aynadaki görüntü de değişti, orada dik duran bir kız vardı.
Elini kaldırdı, aynadaki de kaldırdı. Bir adım geriledi, aynadaki de geriledi. "Demek korkunca korkmuş görünüyorum" dedi Naz kendi kendine.
Bir daha çenesini indirip omuzlarını çöktürdü, görüntü yine küçüldü. Sonra doğruldu, görüntü de doğruldu. Naz güldü, sesi boş salonda çınladı.
Bunu üç kez tekrarladı, her seferinde aynı şey oldu. Ayna ona kendinden başka bir şey göstermiyordu, yalnız o an nasıl durduğunu gösteriyordu.
Naz köşkten çıktığında arkadaşları koşarak etrafını sardı. "Ne gördün, anlat" dediler hep bir ağızdan. Naz gülümsedi. "Kendimi gördüm, iki türlü" dedi.
Halil ile Ata birbirine baktı, ikisi de içeri girmek istedi. Naz kapıyı onlar için açık tuttu, "Dik durun, yoksa küçük görünürsünüz" dedi.
Halil salona kadar gitti, aynanın önünde omuzlarını dikleştirdi. Ata kapıda kaldı, içeriye uzaktan baktı. Üçü köşkten çıktığında güneş çatının ardına inmişti.
Ertesi gün okulda sınıfa aynayı anlattı. Herkes kendi görüntüsünü merak etti, cumartesi hep birlikte köşke gitmeyi konuştular.
Akşam yatağına uzandığında odasındaki küçük aynaya baktı. Omuzlarını dikleştirdi, kendi kendine gülümsedi. Işığı kapattı.
Bu hikaye ne öğretir
Ayna, karşısına geçenin o anki halini gösterir, başka bir şey değil. Duruşumuzu değiştirdiğimizde gördüğümüz görüntü de değişir.
Çocuğuna sor
Sen cesur olduğun bir anda nasıl duruyorsun?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.