Yayınlanma Tarihi
8/31/2026
Üyelere Özel İçerikler Yolda
Kocaman Bi' Site, yalnızca kullanıcılar için özel olarak sunulacak yayınlara başlıyor! Hemen kayıt ol ve şimdiden yerini kap. Beta süreci yalnızca ilk 500 kullanıcı ile yapılacaktır.
Topluluğun Bir Parçası Ol!
Çok ama çok uzak diyarların birinde, yaprakları gümüş gibi parlayan kocaman bir ormanın tam ortasında, taştan yapılma küçük bir saray varmış. Bu sarayda, tüylerinin rengi olgun bir kestane gibi parlayan, gözleri ise iki damla zeytin tanesini andıran bir maymun yaşarmış. Adı Tuna Bey'miş.
Yapay zeka destekli masal oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et![]()
Çok ama çok uzak diyarların birinde, yaprakları gümüş gibi parlayan kocaman bir ormanın tam ortasında, taştan yapılma küçük bir saray varmış. Bu sarayda, tüylerinin rengi olgun bir kestane gibi parlayan, gözleri ise iki damla zeytin tanesini andıran bir maymun yaşarmış. Adı Tuna Bey'miş.
Tuna Bey, ormanın hakimiymiş. Yani hayvanlar arasında bir anlaşmazlık çıktığında, herkes soluğu onun sarayında alırmış. Sarayın avlusunda kocaman bir incir ağacı varmış; Tuna Bey davaları hep o ağacın altında, oyma işlemeli tahta tahtında otururken dinlermiş. Yanında ise küçük, pirinçten yapılma bir terazi dururmuş. Bu terazi, dedesinden, dedesi de kendi dedesinden almışmış.
Tuna Bey her sabah uyandığında önce terazisini yumuşak bir bezle silermiş. Sonra bahçeden topladığı taze nane yapraklarını koklar, kendine bir fincan ıhlamur demlermiş. 'Adalet,' dermiş kendi kendine, 'tıpkı ıhlamur gibidir; ne çok demlenirse acılaşır, ne az demlenirse tat verir. Tam kararında olmalı.'
Ormanın hayvanları Tuna Bey'i çok severmiş. Çünkü o, kararlarını verirken acele etmez, herkesi sonuna kadar dinler, hatta bazen suçlu görünenin bile yüreğine bir kapı aralarmış. Ne var ki son zamanlarda ormanda tuhaf bir fısıltı dolaşmaya başlamış. Bu fısıltıyı çıkaran, kuyruğu alev rengi, dili ise baldan tatlı konuşan Sincap Fora'ymış.
Fora, ormanın bir ucundan diğerine koşturup duruyor, kulaktan kulağa şöyle fısıldıyormuş: 'Tuna Bey artık eskisi gibi değil. Geçen gün Tilki Sedef'in davasında yanlış karar verdi. Bence hakimliği bırakmalı.' Oysa böyle bir şey olmamışmış. Sedef'in davası gayet adilce çözülmüşmüş. Ama Fora'nın asıl derdi başkaymış: O da bir gün hakim olmak, o pirinç teraziyi kendi minik patilerinde tutmak istiyormuş.
![]()
Günler geçtikçe Fora'nın fısıltıları yayılmış. Bazı hayvanlar, özellikle de meseleyi araştırmayı sevmeyenler, bu sözlere inanmaya başlamışlar. Tavşan Pofu, Tuna Bey'in sarayının önünden geçerken artık başını öne eğermiş. Kirpi Diken Usta, eskiden her sabah uğrayıp hal hatır sorarken, şimdi yolunu değiştirip dolaşıyormuş.
Tuna Bey bütün bunları fark etmiş elbette. Bir akşam, gün batarken incir ağacının altına oturmuş, terazisini eline almış. 'Tuhaf,' demiş, 'sanki ormanın havası ağırlaştı. Sanki bir şeyler bana söylenmiyor.' Ama o, sabırlı bir maymunmuş. Sabretmenin de tıpkı adalet gibi bir hüner olduğunu bilirmiş.
Derken bir sabah, sarayın kapısı telaşla çalınmış. Gelen, kanadı incinmiş yaşlı Baykuş Hoca'ymış. Soluk soluğa anlatmış: 'Tuna Bey, ormanın derinliklerindeki ceviz ambarı boşalmış! Kışlık erzakımızın yarısı yok olmuş!' Tuna Bey hemen ayağa kalkmış, asasını almış ve Baykuş Hoca'yla birlikte ambara gitmişler.
Ambarın önünde bütün hayvanlar toplanmışmış. Herkes birbirine bakıyor, kim olabilir diye fısıldıyormuş. Tam o sırada Sincap Fora, hızla öne atılmış. 'Ben gördüm!' demiş yüksek sesle. 'Dün gece Tavşan Pofu'yu burada gördüm. Çuvalları taşıyordu!'
Bütün gözler zavallı Pofu'ya çevrilmiş. Pofu'nun kulakları titremiş, gözleri dolmuş. 'Ben yapmadım Tuna Bey,' demiş kısık bir sesle. 'Ben dün gece evimden hiç çıkmadım. Annem hastaydı, başında bekledim.'
Tuna Bey iki tarafı da dikkatle dinlemiş. Sonra terazisini çıkarmış. Bir kefesine Fora'nın sözünü, diğerine Pofu'nun sözünü koyar gibi yapmış. Ama bu sefer terazi bir türlü dengeye gelmiyormuş. Tuna Bey gözlerini kapatmış ve düşünmüş. Sonra usulca sormuş: 'Fora, sen dün gece Pofu'yu burada gördüysen, demek ki sen de buradaymışsın. Peki sen burada ne yapıyordun?'
Fora bir an duraklamış. Kuyruğu hafifçe titremiş. 'Ben... ben sadece geziniyordum,' demiş. Tuna Bey başını sallamış. 'Anlıyorum. Peki Pofu hangi çuvalı taşıyordu? Cevizleri nereye götürdü?' Fora'nın gözleri kaçmış. 'Şey... bilmiyorum, karanlıktı.'
Tam o sırada Baykuş Hoca öne çıkmış. 'Tuna Bey,' demiş, 'ben gece kuşuyum. Dün gece ben de bu civarlardaydım. Ve ben Pofu'yu değil, başka birini gördüm. Ama emin olamadığım için söylemekten çekiniyordum.' Tuna Bey nazikçe sormuş: 'Kimi gördün, Hoca?' Baykuş Hoca yutkunmuş: 'Alev renkli bir kuyruk gördüm Tuna Bey. Cevizleri kendi yuvasına taşıyordu.'
![]()
Ormanın bütün hayvanları bir anda susmuş. Fora'nın yüzü kıpkırmızı olmuş, başını öne eğmiş. Pofu ise rahat bir nefes almış, gözlerinden bir damla yaş süzülmüş. Tuna Bey terazisini yavaşça yere bırakmış, Fora'nın yanına yaklaşmış. Ama kızmamış, bağırmamış. Sadece onun küçük omzuna patisini koymuş.
'Fora,' demiş sıcacık bir sesle, 'sen neden böyle yaptın? Sadece cevizleri almakla kalmadın, bir de suçunu masum bir tavşanın üzerine atmaya çalıştın. Üstelik haftalardır benim hakkımda da yanlış sözler söylüyorsun. Ben bunları duymadım mı sanıyorsun?'
Fora artık ağlamaya başlamış. 'Özür dilerim Tuna Bey,' demiş hıçkırarak. 'Ben hakim olmak istiyordum. Senin yerine geçmek istiyordum. Bu yüzden önce seni küçük düşürmeye çalıştım, sonra da... sonra da cevizleri alıp Pofu'ya yıkmak istedim ki, sen yanlış karar verdin desinler.'
Tuna Bey derin bir nefes almış. 'Fora,' demiş, 'hakim olmak bir koltuğa oturmak değildir. Hakim olmak, başkasının yüreğini kendi yüreğin gibi hissedebilmektir. Sen Pofu'nun yerine kendini koysaydın, ona bu haksızlığı yapabilir miydin?'
Fora başını iki yana sallamış. 'Hayır,' demiş, 'yapamazdım. Çok pişmanım.' Tuna Bey gülümsemiş. 'Pişmanlık, kalbin yıkanmasıdır Fora. Sen şimdi cevizleri ambara geri taşıyacaksın. Ve bir ay boyunca her sabah Pofu'nun annesine taze yonca getireceksin. Ona iyi bakmasına yardım edeceksin.'
Fora başını sallamış, gözleri ışıldamış. 'Peki ya beni cezalandırmayacak mısın?' diye sormuş şaşkınlıkla. Tuna Bey, 'Bu zaten bir ceza değil mi?' demiş. 'Kalbinle yaptığın yanlışı, yine kalbinle düzelteceksin. En büyük adalet budur.' Sonra Pofu'ya dönmüş, ondan da özür dilemiş Fora.
Pofu, küçük patisini uzatmış ve Fora'nın patisini sıkmış. 'Seni affediyorum,' demiş. 'Ama bir daha hiç kimse hakkında, emin olmadan kötü söz söyleme, olur mu?' Fora başını sallamış.
O akşam Tuna Bey sarayına döndüğünde terazisini yine yumuşak bezle silmiş. Kendi kendine 'Bugün terazim biraz daha ağırlaştı,' demiş gülümseyerek, 'çünkü içine bir parça da şefkat koydum.'
![]()
Tuna Bey o günden sonra ormanın en sevilen hakimi olarak anılmaya başlamış. Çünkü ormanın hayvanları artık biliyormuş ki, onun terazisi altınla değil, yürekle tartarmış. Ve gümüş yapraklı orman, uzun yıllar boyunca, içinden adaletin sıcacık bir çay gibi aktığı huzurlu bir diyar olarak kalmış.
Pedagojik Analiz
Tuna Bey'in yaptığı şey suçlamayı hemen kabul etmemek, sorular sorup çelişkiyi kendi ortaya çıkarmasını sağlamaktır.
Altı-dokuz yaş çocuğu, kendi arkadaş çevresindeki anlaşmazlıklarda genellikle ilk anlatılan tarafa inanır; bu hikaye ona bekleme ve sorma alışkanlığını bir kahraman üzerinden gösterir. Cezanın da bağırmadan, onarıcı bir biçimde verilmesi ayrı bir katman taşır, suç ile telafi arasında doğrudan bir bağ kurar.
Evde kullanılabilecek somut bir cümle şudur: bir çocuk diğerini suçladığında, "Sen ne gördün, o ne diyor" diye ikisine de sormak, Tuna Bey'in terazisini taklit etmenin en basit yoludur.
Soru & Cevap
Sincap Fora, Tuna Bey hakkında neden dedikodu yaymış?
Onun yerine hakim olmak istediği için önce Tuna Bey'i küçük düşürmeye, sonra suçu masum bir tavşana atmaya çalışmış.
Tuna Bey, Fora ile Pofu'yu dinlerken ne yapmış?
İkisini de sabırla dinlemiş, terazisi dengeye gelmeyince sorular sorarak gerçeği kendi ağızlarından çıkarmış.
Baykuş Hoca'nın tanıklığı davayı nasıl değiştirmiş?
Gece gördüğü alev renkli kuyruğu anlatınca cevizleri gerçekte kimin aldığı ortaya çıkmış, Pofu suçsuz bulunmuş.
Tuna Bey, Fora'yı nasıl bir şekilde cezalandırmış?
Ceza olarak bağırmamış, cevizleri geri taşıtıp bir ay boyunca Pofu'nun annesine yardım etmesini istemiş.

Masallardan sıkıldıysan çocuğuna ışık olacak
çocuk hikayelerine göz atmanın tam zamanı! Onlarca farklı kategori ve türde, yüzlerce çocuk hikayesini keşfetmek için butona tıkla.
Hikaye OkuCopyright Uyarısı
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.