Barış sabah erkenden uyandı. Güneş penceresinden içeri giriyor, odasını aydınlatıyordu. Bugün çok özel bir gündü! Çünkü Barış bugün okula başlayacaktı. Annesi "Günaydın canım Barış'ım!" diyerek odasına girdi. Barış annesine sarıldı. Annesi gülümsedi ve "Bugün okulda neler yapacaksın bakalım?" diye sordu. Barış heyecanla "Oyunlar oynayacağım, şarkılar söyleyeceğim!" dedi.
Kahvaltıda en sevdiği peyniri ve zeytini yedi. Sonra annesiyle birlikte okul çantalarını hazırladılar. Barış'ın en sevdiği kırmızı arabası da çantasına girdi. Okul kıyafetlerini giydi ve aynada kendine baktı. "Ne kadar da büyüdüm!" diye düşündü.
Annesi ve babasıyla el ele tutuşarak okula doğru yürüdüler. Okul binası rengarenk ve çok büyüktü. Bahçede diğer çocuklar gülüşerek oynuyordu. İçeri girdiklerinde, Barış'ı sıcacık bir gülümsemeyle karşılayan öğretmeni Elif Hanım'ı gördüler. Elif Öğretmen, "Hoş geldin Barış! Seni bekliyorduk." dedi. Barış biraz utandı ama Elif Öğretmen'in gözleri çok sıcaktı.
Annesi, Barış'ı Elif Öğretmen'e teslim etti. "Barış, şimdi biz gidiyoruz ama sakın üzülme. Okul bitince baban gelip seni alacak. Burada çok güzel oyunlar oynayacak ve yeni arkadaşlar edineceksin. Elif Öğretmen sana çok iyi bakacak." dedi. Barış'ın gözleri doldu gibi oldu ama annesinin söylediklerini dinledi. Babası da "Akşam görüşürüz koçum!" diyerek ona kocaman bir öpücük gönderdi.
Annesi ve babası gittikten sonra Barış, Elif Öğretmen'in elini tuttu. Elif Öğretmen, "Gel Barış, sana sınıfımızı göstereyim. Bak, ne güzel oyuncaklarımız var!" dedi. Barış, sınıfın ortasındaki renkli legoları görünce hemen ilgisi dağıldı. Arkadaşlarıyla birlikte kuleler yapmaya başladı. Sonra hepsi bir araya gelip şarkılar söylediler. Elif Öğretmen onlara yeni bir şarkı öğretti: "Okul bir evdir, arkadaşlarım canım, öğretmenim beni sever, okulumda neşeliyim!"
Öğleden sonra resim yaptılar. Barış, annesiyle babasının resmini çizdi. Elif Öğretmen "Ne kadar güzel bir resim! Annenle baban seni çok seviyor, değil mi?" dedi. Barış başını salladı. Okulda zaman çok hızlı geçiyordu. Barış, Elif Öğretmen'e ve yeni arkadaşlarına alışmıştı. Okulun hiç de korkulacak bir yer olmadığını anlamıştı. Burası çok güvenli ve eğlenceliydi.
Tam da oyun oynarken kapı çaldı. Barış kafasını kaldırdı. Kapıda babası gülümseyerek duruyordu! "Baba!" diye bağırdı Barış ve babasına koştu. Babası onu kucakladı. "Okul nasıl geçti benim küçük kahramanım?" diye sordu. Barış, "Çok güzeldi baba! Legolarla kuleler yaptım, şarkı söyledik, resim çizdim. Elif Öğretmen çok iyi!" dedi. Babası Barış'ın saçlarını okşadı. "Gördün mü Barış? Annenle ben seni hiç bırakmayız. Sadece okulda öğrenmen gereken şeyler var. Okul bittikten sonra hep geri geliyoruz." dedi.
Barış, babasının elini sıkıca tutarak evine doğru yürürken, içinden gülümsüyordu. Okula gitmek çok güzel bir şeydi. Yarın yine okula gelecek, arkadaşlarıyla oynayacak ve Elif Öğretmen'den yeni şeyler öğrenecekti. Okul, Barış için artık eğlence dolu, kocaman bir ev gibiydi. Ve en güzeli de, annesiyle babası hep onu bekliyor olacaktı.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.