Bir zamanlar, yemyeşil tepelerle çevrili küçük bir köyde, Engin adında çok meraklı ve neşeli bir çocuk yaşarmış. Engin, diğer çocuklardan biraz farklıymış; çünkü hayal gücü sonsuzmuş. Günlerini, hayal ettiği fantastik dünyalarda geçirmeyi severmiş. Bir gün, köyün kenarındaki eski, ıssız ormana doğru yürürken, tuhaf bir ses duymuş. 'Mırıltı, mırıltı...' diye bir ses geliyormuş. Sesin geldiği yöne doğru baktığında, küçük bir yaratık görmüş. Yaratık, tüylü bir kedinin boyundaymış, fakat kanatları ve parlak, simli bir kuyruğu varmış. Yaratığın gözleri, pırıl pırıl parlıyormuş, tıpkı yıldızlar gibi.
Engin, korkmak yerine, yaratığa yaklaşmış. Yaratık, Engin'i görünce önce ürkmüş gibi yapmış, sonra minik bir sesle 'Merhaba' demiş. 'Benim adım Pırıltı' diye devam etmiş. 'Ben bir yıldız tozu perisiyim.' Pırıltı, Engin'e büyülü bir şekilde, yıldız tozundan yapılmış bir kolye vermiş. 'Bu kolye, seni her zaman koruyacak' demiş Pırıltı. 'Ve eğer ihtiyacın olursa, beni çağırabilirsin.'
Engin, Pırıltı ile birlikte birçok maceraya atılmış. Ormanın gizli yollarını keşfetmişler, gizli göllerde yüzmüşler, ağaç tepelerinde salıncak yapmışlar. Pırıltı, Engin'e doğanın güzelliklerini, hayvanların önemini, bitkilerin nasıl büyüdüğünü ve her şeyin birbirine bağlı olduğunu anlatmış. Engin, Pırıltı'dan dostluğu, paylaşmayı, saygıyı ve doğayı sevmeyi öğrenmiş. Bir gün, köylerinde büyük bir festival varmış. Engin, Pırıltı'yı da festivale götürmüş. Pırıltı, herkesi büyülü yetenekleriyle şaşırtmış. Hatta, köyün yaşlı ağacına dokunarak, ağaçtan rengarenk çiçekler açmasını sağlamış. Herkes Pırıltı'ya ve Engin'in dostluğuna hayran kalmış.
Festivalde, Engin, köyün diğer çocuklarıyla da oyunlar oynamış, onlarla birlikte şarkılar söylemiş. Eskiden yalnız olduğunu düşünen Engin, artık birçok arkadaşa sahipmiş. Engin, Pırıltı'nın öğrettiği değerleri, arkadaşlarıyla paylaşmış. Birlikte oyun oynarken, birbirlerine saygılı davranmışlar, oyuncaklarını paylaşmışlar, birbirlerine yardım etmişler. Engin, arkadaşlarıyla olan dostluğunun, Pırıltı ile olan dostluğundan daha az değerli olmadığını anlamış.
Bir süre sonra, Pırıltı'nın yıldız dünyasına dönme zamanı gelmiş. Pırıltı, Engin'e veda ederken, 'Unutma Engin, her zaman kalbimin bir köşesinde olacaksın. Dostluk, en değerli hazinedir. Her zaman saygılı, yardımsever ve paylaşımcı ol. Doğanın güzelliklerini koru ve her canlıya saygı duy.' demiş. Engin, Pırıltı'yı çok özlemiş, fakat Pırıltı'nın öğrettiği değerleri her zaman hatırlamış. Engin, Pırıltı'nın armağanı olan kolyeyi boynunda taşıyarak, onunla olan unutulmaz dostluğunu her zaman hatırlamış. Engin, köyünde yaşayan tüm canlılara karşı saygılı ve sevgi dolu davranmaya devam etmiş. Dostluklarının sonsuza dek süreceğine inanarak, mutlu bir şekilde yaşamına devam etmiş. Arkadaşlarına karşı da her zaman saygılı ve yardımsever davranarak, Pırıltı'nın öğretilerini yaşamını yönlendiren bir rehber haline getirmiş. Köydeki herkes Engin'in ne kadar iyi kalpli ve saygılı bir çocuk olduğunu anlatmış. Engin'in hikayesi, köyde nesilden nesile aktarılarak, dostluğun, saygının ve paylaşmanın önemini hatırlatan bir masal olmuş.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.