Eren Alp ve Deren Gökşin, yaramazlıkları kadar kocaman kalpleri olan iki kardeşti. Akşam olunca, en sevdikleri oyun Köpüş'ün patilerini gıdıklamak ve Bay Tavşan'ın kulaklarını okşamaktı. Bazen oyuncaklarını paylaşmakta biraz zorlansalar da, birbirlerini çok severlerdi. O gece, yatağa girdiklerinde, odalarının penceresinden parıldayan, yumuşak mor bir ışık süzüldü. Köpüş, "Hav hav!" diye sessizce havladı, sanki bir sırrı fısıldıyordu. Bay Tavşan ise minik burnunu kıpırdatarak merakla ışığa baktı. Işık, odanın ortasına inen pırıl pırıl bir yola dönüştü. Eren Alp ve Deren Gökşin, Köpüş'ün heyecanlı kuyruk sallayışları ve Bay Tavşan'ın sevimli zıplayışlarıyla, kalpleri pıt pıt atarak bu gizemli yolu takip ettiler.
Birden kendilerini rengarenk, ışıklı bir ormanda buldular. Ağaçlar mor ve pembe tonlarında parlıyor, çiçekler fısıltılarla şarkı söylüyordu. Gökyüzünde yıldızlar sanki onlara göz kırpıyordu. Bu büyülü ormanda yürürlerken, küçük, şeffaf bir bulut parçasıyla karşılaştılar. Bulutçuk ağlıyordu. "Merhaba," dedi Deren Gökşin nazikçe. "Neden bu kadar üzgünsün?" Bulutçuk, minik, buğulu sesiyle, "Benim adım Bulutçuk. Yağmur Bulutları ailesindenim ama yolumu kaybettim. Eğer Yağmur Bulutları'na ulaşamazsam, bu ormandaki Dilek Çiçekleri susuzluktan solacak. Onlar sadece yağmurla açan sihirli çiçekler." dedi.
Gerçekten de, etraftaki birçok çiçek başlarını eğmiş, yaprakları solmuştu. Eren Alp hemen bir çözüm bulmak istedi. Yerde parıldayan, mor ve tatlı görünen bir meyve gördü. "Bu meyve Bulutçuk'a enerji verir!" diye haykırdı. Tam uzanırken, Deren Gökşin de aynı anda meyveye uzandı. İkisi de aynı anda meyveyi almak istediler. Köpüş, aralarına girerek burunlarını dürttü. Bay Tavşan ise patileriyle yerde iki tane daha benzer meyve olduğunu işaret etti. "Paylaşmak daha güzeldir," der gibiydi. Eren Alp ve Deren Gökşin birbirlerine baktılar, yüzlerinde minik bir pişmanlık belirdi. İkisi de kendi meyvelerini Bulutçuk'a uzattılar. Bulutçuk, meyveleri yedikçe ışıl ışıl parlamaya başladı, ağlaması durdu.
Şimdi sıra Yağmur Bulutları'na giden yolu bulmaktaydı. Yol, dalların arasından kıvrılarak ilerleyen, yer yer karanlık, yer yer aydınlık, biraz da karmaşıktı. Eren Alp, "Ben kısa yolu biliyorum!" diye atıldı. Deren Gökşin ise elindeki parlak ateşböceği haritasına bakarak, "Hayır, bu harita daha güvenli yolu gösteriyor," dedi. Tam tekrar tartışmaya başlayacakken, Köpüş yolun başında duran bir ağacın altına oturdu, Bay Tavşan ise haritayı Eren Alp'in önüne itti. Kardeşler, en iyi yolun ikisinin bilgilerini birleştirmek olduğunu anladılar. Eren Alp'in kısa yol bilgisiyle, Deren Gökşin'in harita üzerindeki dikkatli işaretlerini birleştirdiler. Köpüş keskin koku alma yeteneğiyle gizli patikaları buldu, Bay Tavşan ise sık çalılıkların arasından geçebilecekleri minik tünelleri gösterdi. Birlikte, büyük bir uyum içinde ilerlediler. Nezaket ve kardeşlik, yollarını aydınlatıyordu.
Sonunda, devasa, pamuk gibi Yağmur Bulutları'na ulaştılar. Bulutçuk sevinçle annesi ve babasının yanına koştu. Yağmur Bulutları, onlara yardım ettikleri için Eren Alp ve Deren Gökşin'e teşekkür etmek istedi. Gökyüzü hafifçe karardı ve Dilek Çiçekleri'nin üzerine ılık, tatlı bir yağmur damlamaya başladı. Çiçekler anında canlandı, rengarenk açtılar ve etrafa mis gibi kokular yaydılar. Ardından gökyüzünde ışıl ışıl, yedi renkli bir gökkuşağı belirdi. Eren Alp ve Deren Gökşin, içlerinde tarifsiz bir mutluluk hissettiler. Paylaşmanın, nezaketin ve kardeşliğin ne kadar büyük bir sihir olduğunu anlamışlardı.
Nazik bir rüzgar, onları tekrar odalarına, yataklarına geri taşıdı. Sabah uyandıklarında, birbirlerine gülümsediler. Eren Alp, en sevdiği oyuncağını Deren Gökşin'e önce oynaması için uzattı. Deren Gökşin ise son kurabiyesini Eren Alp ile paylaştı. Köpüş sevgiyle kuyruk salladı, Bay Tavşan minik bir takla attı. Çünkü biliyorlardı ki, paylaşmak, sadece eşyaları değil, sevgiyi ve mutluluğu da çoğaltırdı. Ve bu, dünyadaki en güzel maceraydı.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.