Ersin, minik kalbi sevgi dolu, yemyeşil bir bahçesi olan neşeli bir çocuktu. Her sabah kuş sesleriyle uyanır, kelebeklerle sohbet ederdi. Bahçesindeki her çiçeği, her böceği tanır, onlarla arkadaş olurdu. Ersin'in en büyük dileği, kalbi gibi kocaman bir aile kurmaktı; hep birlikte gülecekleri, oyunlar oynayacakları, birbirlerine sımsıkı sarılacakları bir aile.
Bir gün bahçede gezinirken, rengârenk yaprakların arasına düşmüş, kanadı incinmiş minicik bir kelebek gördü. Kelebek çok üzgündü, uçamıyordu. Ersin'in kalbi acıdı. "Üzülme minik kelebek," dedi nazikçe, "Sana yardım edeceğim." Ersin, kelebeği avucuna aldı, dikkatlice evine götürdü. Ona özel bir köşe hazırladı, en güzel çiçeklerin balından verdi, şarkılar söyledi. Günler geçtikçe Ersin, kelebeğe olan sevgisini ve bağlılığını hiç eksik etmedi. Bazen arkadaşları onu oyuna çağırır, bazen yeni maceralara davet ederdi ama Ersin önce minik kelebeğinin iyi olduğundan emin olurdu. "Sadakat, verdiğimiz sözleri tutmak gibidir," diye düşünürdü, "hele de zayıf olana karşı."
Zamanla kelebeğin kanadı iyileşti. Bir sabah Ersin uyandığında, kelebek odanın içinde neşeyle uçuyordu. Ersin o kadar mutlu oldu ki! Kelebek, Ersin'in yanına kondu, sanki teşekkür etmek istiyordu. Ersin, kelebeği yeniden bahçeye bıraktı. Ama kelebek gitmedi. Ersin'in etrafında dans etti, onunla oyunlar oynadı. Ersin nereye gitse, kelebek de onu takip ediyordu. Onların sadakati birbirine bağlanmıştı.
Bu minik kelebek, Ersin'e çok daha fazlasını getirdi. Kelebek sayesinde Ersin, bahçesindeki diğer canlılarla daha da yakınlaştı. Kelebek, etrafına neşe saçarak, diğer kelebekleri ve arıları da Ersin'in bahçesine çekti. Bahçe artık daha da şenlikliydi. Ersin, kelebeğiyle birlikte, her gün yeni arkadaşlar ediniyordu. Herkes Ersin'in ve minik kelebeğinin hikayesini duyup, onların arasındaki özel bağı hayranlıkla izliyordu.
Ersin'in kalbi şimdi daha da büyüktü. Yanında sevgili kelebeği, etrafında gülen arkadaşları ve rengârenk bahçesi vardı. Her gün neşeyle uyanıyor, yeni oyunlar kuruyor, şarkılar söylüyordu. Ersin, sadakatin sadece kelebeğe değil, tüm dostluklara, tüm sevgilere ne kadar değer kattığını öğrenmişti. Böylece Ersin, minik kelebeğiyle kurduğu bu özel bağ sayesinde, kalbindeki o kocaman aile arzusunun aslında etrafındaki sevgi dolu insanlarla ve canlılarla çoktan gerçek olduğunu fark etti. Mutluluk, sadık bir kalple yeşeren, sevgiyle büyüyen bir bahçe gibiydi ve Ersin'in bahçesi her geçen gün daha da güzelleşiyordu.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.