Miya, küçük bir kızdı, ama büyük hayalleri vardı. En büyük hayali ise, köyünün yakınlarındaki ‘Sihirli Dağ’a çıkmaktı. Köylüler, dağın zirvesinde bir sihirli göletin olduğunu ve gölette yüzünce dileklerin gerçekleşeceğini söylerlerdi. Miya, tüm kalbiyle bu dileğe inanıyordu.
Bir gün, Miya cesaretini toplayıp dağa tırmanmaya karar verdi. Yol engebeli ve tehlikeliydi, ancak Miya pes etmedi. Ağaç kökleri ve kayalar arasında ilerlerken, yorulduğunda ‘'Bir gün dağa tırmanacağım ve dileğimi dileyeceğim!'’ diye tekrarlıyordu.
Uzun ve zorlu bir tırmanışın ardından Miya, dağın zirvesine ulaştı. Karşısında parlayan bir göl vardı. Gölden gelen ışık, Miya'nın yüzüne vurdu ve gözleri kamaştı. Miya heyecanla gölün kenarına doğru koştu, suyun yüzeyine baktı ve içinden geçen tüm güzel hayallerini diledi.
Göl, Miya'nın dileğini duymuş gibiydi. Gölün yüzeyi ışıltılı bir şekilde parladı ve bir su perisi çıktı. Perinin saçları deniz köpüğü gibiydi, gözleri ise masmaviydi. Peride ‘'Sen, cesaretin ve azminle dağa tırmanmayı başaran birisin. Dileğin gerçekleşsin!'’ dedi.
Miya, sevinçten havalara uçtu. Perinin sözlerini dinleyerek gölde yüzdü. Gölün suyu, Miya'ya şifa verdi ve onu mutlu etti. Miya, dağdan inerken, ‘'Ben bir dağa tırmanıp dileğimi diledim!'’ diye bağırdı. İyilik ve cesaretin her zaman ödüllendirileceğine inanan Miya, dağdan mutlu ve umutlu bir şekilde indi.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.