Çok uzaklarda, uçsuz bucaksız bir ormanın ortasında, pırıl pırıl bir kalede Prenses Pırıltı yaşarmış. Pırıltı, adı gibi, her zaman neşeli ve güleryüzlüymüş. Ancak, ailesi ile çok az vakit geçirebiliyormuş çünkü Prenses'in dersleri ve kraliyet görevleri çok yoğunmuş. 'Keşke ailemle daha çok vakit geçirebilseydim,' diye düşünür, Pırıltı her akşam yıldızları seyrederken.
Bir gece, parlak bir yıldız gökyüzünden düşmüş ve Pırıltı'nın bahçesine inmiş. Yıldız, büyüleyici bir ışık yayıyormuş ve prenses yaklaştığında küçük bir ses duymuş: 'Merhaba Prenses Pırıltı, ben Yıldız Tozu'yum ve sana sihirli bir hediye vermek istiyorum.
Pırıltı merakla 'Ne gibi bir hediye?' diye sormuş.
Yıldız Tozu gülümsemiş ve 'Bu tozu ailesine serpersen, ailenin kalbinde sıcak ve sevgi dolu bir his uyanacak ve seninle daha fazla vakit geçirmek isteyecekler.' demiş. Pırıltı çok sevinmiş ve Yıldız Tozu'na teşekkür ederek tozu hemen ailesine serpmış.
Ertesi sabah, Pırıltı'nın babası, 'Bugün benimle bahçede yürüyüşe çıkmak ister misin?' diye sormuş. Annesi de 'Akşam birlikte bir masal kitabı okuyalım,' demiş. Pırıltı o kadar mutlu olmuş ki, Yıldız Tozu'na olan minnettarlığını dile getirmiş ve ailesiyle geçirdiği her anın tadını çıkarmış.
Pırıltı, o günden sonra ailesine daha fazla vakit ayırmaya özen göstermiş ve aile bağlarının önemini anlamış. Anlamış ki, en önemli şey, sevdiklerimizle birlikte geçirdiğimiz kaliteli zamanmış. Her akşam, gökyüzüne bakıp Yıldız Tozu'na teşekkür edermiş.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.