Bir zamanlar, yemyeşil tepelerin ardında, rengarenk çiçeklerle bezenmiş, pırıl pırıl bir güneşin ısıttığı küçük bir köy vardı. Bu köyde, kalbi kuşlar gibi şen, gözleri yaldızlı yıldızlar gibi parlayan Asenat Eva adında sevimli bir kız yaşardı. Asenat Eva, her sabah uyandığında içini bir merak sarardı: “Bugün ne gibi güzellikler beni bekliyor acaba?”
Bir gün, köyün biraz ötesindeki, kimsenin tam olarak adını bilmediği ormana doğru yol aldı. Orman, diğer ormanlara hiç benzemiyordu. Ağaçlar sanki neşeyle fısıldaşıyor, dereler şarkı söylüyordu. İşte burası, Neşe Ormanı'ydı! Asenat Eva, ormanın içine doğru ilerledikçe, etrafındaki her şeyin kendine özgü bir enerjisi olduğunu fark etti. Minik sincaplar hızla fındıklarını topluyor, arılar en tatlı ballarını yapmak için çiçekten çiçeğe koşuyorlardı. Herkes, büyük bir uyum ve neşe içinde kendi işini yapıyordu.
Yolun kenarında, tüyleri biraz dağınık, uykulu bir tilki gördü. Tilki, tembel tembel gerinerek, "Ah Asenat Eva, neşeniz bana da bulaştı ama bu kadar çok çalışmak yorucu değil mi?" diye mırıldandı. Asenat Eva gülümsedi. "Sevgili tilki," dedi, "neşenin sırrı, sevgiyle ve özenle çalışmaktır. Her yaptığımız işe kalbimizden bir parça katarsak, o zaman yorgunluk bile tatlı bir huzura dönüşür. Bak, etrafına; bu ormandaki her canlı, birbirine saygı duyarak, kendi görevini yerine getiriyor. Minik karıncalar bile, kış için erzak toplarken birbirlerine yardım ediyorlar. Hiçbir çocuk, neşe ormanında bir başkasını üzmez, herkes birbirine nazik davranır."
Asenat Eva, ormanın derinliklerinde ilerlerken, kuşların cıvıl cıvıl şarkılar söylediklerini, ağaçların dallarını hafifçe sallayarak onu selamladıklarını hissetti. Bir grup yavru ceylanın, anneleriyle birlikte otladığını gördü. Ceylanlar, Asenat Eva'yı görünce ürkmediler, aksine nazikçe başlarını salladılar. Asenat Eva, onların gözlerinde derin bir saygı ve anlayış okudu. Bu orman, gerçekten de bir sevgi ve saygı yuvasıydı. Kimse kimseyi küçümsemez, herkesin farklı yeteneklerini takdir ederdi.
Asenat Eva, o gün Neşe Ormanı'nda çok önemli dersler öğrendi. Mutluluğun sadece boş zamanlarda tembellik etmekle değil, aksine sevgiyle çalışmakla, etrafındaki her canlıya saygı duymakla, onlara değer vermekle ve her anın tadını çıkarmakla geldiğini anladı. Yaptığı her işe neşe katarsa, o işin hiç de yorucu olmadığını fark etti. Akşam eve döndüğünde, kalbi Neşe Ormanı'nın sevgisi ve neşesiyle doluydu. O günden sonra Asenat Eva, her işini severek, etrafındaki herkese saygı duyarak ve her anın tadını çıkararak yaptı. Neşe Ormanı'nın sırrı, aslında Asenat Eva'nın kendi kalbindeydi: Sevgi, saygı ve çalışkanlık!
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.