Çok uzaklarda, yüksek dağların ardında, Güneş'in bile zor ulaştığı bir vadide, Asoş adında küçük, cesur bir çocuk yaşarmış. Asoş, altın sarısı saçları ve parlak gözleriyle her köşeye neşe saçan bir çocuktu. Ailesi, 'Asoş, her zaman dürüst ol, yüreğin temiz olsun' diye öğütler verirmiş. Asoş da bu öğüdü hiç unutmaz, her zaman doğruları söyler, yalanı sevmezmiş.
Bir gün, Asoş, ormanda gezinirken, devasa bir ağacın altında yedi tane dev kardeş görmüş. Bu devler, çok büyük ve korkunç görünseler de, Asoş'un kalbi korkudan çok merakla doluymuş. Devler, bir taş masada oturmuş, başlarını ellerine almış, üzgün görünüyorlarmış.
Asoş, 'Neden bu kadar üzgünsünüz?' diye sormuş, sesi titreyerek. En büyük dev, 'Yedi kardeşiz, ama yüreklerimiz birleşik değil. Aramızdaki güven kayboldu, birbirimize artık güvenmiyoruz. Bu yüzden çok mutsuz ve yalnızız' diye cevap vermiş, derin bir oh çekerek.
İkinci dev, 'Birbirimizin sırlarını saklayamayız, korkularımız yüzünden birbirimizden uzak duruyoruz. Birbirimize güvenebileceğimiz bir yol bulamamışız' diye eklemiş, gözleri yaşarmış.
Asoş, devlerin derdini dinleyerek, onların yüreğinin derinliklerindeki yalnızlığı anlamış. Küçük kalbiyle, bu devlerin sorununu çözmek için bir fikir bulmaya çalışmış. 'Ben size yardımcı olabilirim' demiş, sesi güçlü ve kararlıymış. Devler şaşkınlıkla Asoş'a bakmışlar.
'Nasıl yardımcı olacaksın, küçük çocuk?' demiş, en küçük dev şüpheyle. Asoş, 'Sizin en büyük sorununuz, birbirinize güvenmemeniz. Eğer birbirinizin sırlarını paylaşabilir, birbirinize dürüst olabilirseniz, tekrar bir araya gelebilirsiniz' diye cevap vermiş. 'Ben, size bir oyun öneririm. Her biriniz, en büyük sırrınızı, korkularınızı, en özel anılarınızı bir kağıda yazıp, bir kutuya koyacaksınız. Sonra, her gün sırayla bir kağıt çekecek ve kağıtta yazılanların kimin sırrı olduğunu tahmin etmeye çalışacaksınız. Doğru tahmin ettiğinizde, o devle güveninizi yeniden kuracaksınız' diye devam etmiş Asoş.
Devler, Asoş'un önerisini beğenmişler. Hemen bir kutu bulmuşlar, her biri en büyük sırrını, korkusunu, en özel anısını kağıda yazıp kutuya koymuşlar. Günler geçtikçe, devler birbirlerinin sırlarını tahmin etmeye, birbirlerini daha iyi anlamaya çalışmışlar. Asoş'un dürüstlüğünden ve güvenilirliğinden çok etkilenmişler. Bazen yanlış tahminlerde bulunmuşlar, ama her yanlış tahminde birbirlerine daha fazla yaklaşmışlar, birbirlerini daha iyi anlamışlar.
Bir süre sonra, yedi dev kardeş birbirlerine yeniden güvenmeye başlamışlar. Asoş'un önerisi işe yaramış, yüreklere yeniden sevgi ve huzur dolmuş. Devlerin üzgün ve yalnız yüzleri, neşe ve gülümsemeyle donanmış. Asoş'un dürüstlüğü ve yardımseverliği, yedi dev kardeşin kalbine sevgi ve umut ekmiş. Devler, Asoş'a minnettarlıklarını göstermek için, vadide bulunan en güzel çiçekleri ve en lezzetli meyveleri Asoş'a hediye etmişler.
Asoş, devlerin hediyelerini alırken, kalbinde büyük bir mutluluk duymuş. Çünkü o, küçük bir çocuğun bile, dürüstlüğü ve iyi kalbiyle büyük değişimlere yol açabileceğini kanıtlamış. Bu olaydan sonra Asoş ve yedi dev kardeş, en yakın arkadaş olmuşlar. Asoş, her hafta sonu dev kardeşlerin yanına gider, onlarla oyunlar oynar, güzel anılar biriktirirlermiş. Asoş'un dürüstlüğü ve yardımseverliği, vadide yaşayan herkese örnek olmuş; herkes, Asoş gibi dürüst ve iyi kalpli olmaya çalışmış. Ve böylece, vadi, mutluluk ve neşeyle dolmuş, uzun yıllar boyunca sürmüş bu mutlu yaşam.
Ve Asoş, yedi dev kardeşle olan dostluğunun hikayesini, herkesin öğrenmesi ve dürüstlüğün önemini anlamaları için, büyük bir mutlulukla anlatırmış.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.