Küçük Doruk, oyuncak arabasını kırdı. 'Oh, hayır!' diye bağırdı, gözlerinden yaşlar boşandı. Annesi içeri girdi ve Doruk'un ağladığını görünce o da üzüldü. 'Ne oldu canım?' diye sordu yumuşak bir sesle. Doruk, kırık arabasını gösterdi. 'Arabam kırıldı, anne! Artık oynayamayacağım!' diye ağladı. Annesi Doruk'u kucakladı. 'Üzülme canım' dedi, 'Birlikte tamir ederiz. Ama biliyor musun, sen üzülürsen ben de üzülüyorum. Senin mutluluğun benim mutluluğum, canım. Annen ve baban seni çok seviyor, bunu unutma.' Babası da içeri girdi, 'Ne oluyor bu sesler?' diye sordu. Annesi durumu anlattı. Babası Doruk'u kucağına alıp, 'Küçük adam, sen üzülme. Biz senin için yeni bir araba bile alabiliriz. Ama asıl önemli olan senin mutlu olman. Annen ve baban seni çok seviyor.' dedi. Doruk, ailesinin sevgisini hissetti ve yavaş yavaş ağlaması dindi. Babası ile birlikte arabayı tamir ettiler. Doruk, arabasının tekrar çalıştığını görünce neşelenmişti. 'Teşekkür ederim anne, teşekkür ederim baba!' diye bağırdı. Doruk'un yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. O gün Doruk anladı ki, ailesi onu çok seviyor ve onun mutluluğu, onların mutluluğu demekti. O günden sonra Doruk, üzüntülerini ailesiyle paylaşmayı ve onların sevgisini hissetmeyi öğrendi.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.