Çok uzaklarda, yeşil tepelerle çevrili, şirin bir köyde yaşayan Doruk adında, oldukça meraklı bir çocuk vardı. Doruk, köy okulunda okuyordu. Öğretmeni, güler yüzlü ve bilge Bayan Gülşah’tı. Sınıftaki diğer öğrenciler; nazik Ayşe, yardımsever Mehmet, zeki Fatma ve biraz yaramaz ama iyi kalpli Kemal’di.
Bir gün, Bayan Gülşah sınıfa yeni bir hikaye anlatmaya başladı. 'Bugün size, güzel davranmanın önemini anlatan bir hikaye anlatacağım,' dedi. 'Güzel davranmak, sadece arkadaşlarınıza karşı nazik olmak değil, herkese karşı saygılı ve yardımsever olmak demektir.'
Hikayenin sonunda, Bayan Gülşah çocuklara sordu: 'Peki, sizce güzel davranmanın önemi nedir?'
Ayşe, 'Arkadaşlarımızla daha iyi anlaşmamızı sağlar,' diye cevapladı.
Mehmet ise, 'Herkesi mutlu eder,' dedi.
Fatma, 'Daha iyi bir dünya yaratmamıza yardımcı olur,' diye ekledi.
Kemal biraz tereddüt etti, sonra 'Bence, güzel davranmak bize yeni arkadaşlar kazandırır,' dedi. Hepsi doğru cevaplardı.
Dersten sonra, Doruk okul çıkışında köfteci dükkanının önünden geçti. Köfteci amca, her zaman neşeliydi fakat bugün biraz keyifsiz görünüyordu. Doruk, merakla köfteci amcaya yaklaştı. ' Köfteci Amca, bugün biraz üzgün görünüyorsun. Bir sorun mu var?' diye sordu.
Köfteci amca, 'Ah Doruk’um, bugün çok yorgunum ve işlerim çok yoğun geçti,' diye karşılık verdi. 'Bir de benim en sevdiğim baharat bitti, o yüzden köftelerim biraz tatsız oldu.'
Doruk, köfteci amcanın üzgün olduğunu görünce, hemen ona yardım etmek istedi. 'Ben size yardım edebilirim Köfteci Amca!' dedi. 'Evimizde o baharattan var. Size biraz getirebilirim!' Doruk evine koştu ve annesinden baharatı aldı.
Doruk, baharatı Köfteci Amcaya getirdiğinde, Köfteci amca çok sevindi. 'Çok teşekkür ederim Doruk’um, çok naziksin!' dedi. 'Senin gibi yardımsever çocukları çok seviyorum.' Köfteci amca, Doruk'a en güzel köftelerden ikisini hediye etti. Doruk, köfteleri arkadaşlarıyla paylaşmaya karar verdi.
Ertesi gün okulda, Doruk arkadaşlarına köftelerden ikram etti. Herkes Doruk’un güzel davranışından ve ikramından çok mutlu oldu. O günden sonra, Doruk’un okulda ve köyde herkesin gözünde yeri daha da özel oldu. Doruk'un köfteci amcaya yaptığı yardım, sadece bir köfteciye yardım etmek değildi aynı zamanda herkese karşı güzel davranmanın önemini gösteriyordu. Çünkü, güzel davranmak, insanların kalplerinde bir mutluluk fırtınası yaratıyordu.
Bu olaydan sonra, Doruk daha da dikkatli oldu. Herkese karşı nazik ve saygılı davranmaya çalıştı, büyüklerine saygı gösterdi, küçüklerine yardım etti. Doruk, iyiliğin ve güzel davranmanın ne kadar güçlü olduğunu anladı. Güzel davranmanın bir sihir olduğunu, insanların kalplerinde mutluluk ve sevgi çiçekleri açtırdığını gördü. Doruk, mutlu bir çocuktu, çünkü yaptığı iyiliklerin ve güzel davranışlarının karşılığını mutluluk ve sevgi olarak alıyordu. Kendi mutluluğunun, başkalarının mutluluğunu artırmakla doğru orantılı olduğunu öğrendi. Ve tüm bunların sonucunda çok mutlu, çok mutlu, çok mutlu oldu! Öğretmeni Bayan Gülşah’ta Doruk’un bu davranışlarından dolayı çok gurur duydu. Doruk, sınıf arkadaşları ve köy halkının kalbinde taht kurmuştu. Ve bu taht, iyilik, nezaket ve karşılıklı saygı üzerine kurulmuş sağlam bir tahttı.
Bu masalın sonu, Doruk’un herkese karşı güzel davranmanın ne kadar önemli olduğunu öğrenmesi ve bunun sonucunda çok büyük bir mutluluk duyması ile bitti. Ve bu mutluluk, Doruk'un hayatının kalanına yayıldı.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.