Bir varmış bir yokmuş, kocaman kalpli, ışıl ışıl gözlü bir çocuk varmış. Adı Giray’mış. Giray her sabah neşeyle uyanır, odasındaki bütün dinazor oyuncaklarıyla konuşurmuş. En sevdiği oyun, dinazorlarıyla ormanda maceralara atılmakmış.
Bugün de Giray çok mutluymuş. Güneş pırıl pırıl parlıyor, kuşlar cıvıl cıvıl ötüyormuş. Giray, T-Rex’i ile kumları eşiyor, Brachiosaurus’u ile gökyüzüne uzanıyor, Pterodactyl’i ile de bulutların üstünde uçuyormuş. "Vay canına, ne kadar eğlenceli bir gün!" diye bağırmış Giray sevinçle.
Ama zaman akıp gitmiş, gökyüzü yavaş yavaş turuncu, sonra da mor renkleri giymiş. Giray oynamaya devam etmek istiyormuş ama gözleri hafifçe kapanmaya başlamış. İşte tam o sırada, penceresinden içeri kocaman, mavi bir Triceratops kafasını uzatmış! Adı Uyku Dinazoru Mimi’ymiş. Mimi’nin gözleri sıcacık, sesi de en tatlı ninni gibiymiş. "Merhaba Giray," demiş Mimi, "oynamak çok güzel, değil mi? Ama biliyor musun, dinazorlar bile büyümek ve güçlenmek için biraz dinlenmeye ihtiyaç duyar!"
Giray şaşkınlıkla Mimi’ye bakmış. Mimi başını yana eğmiş, "Ben ve diğer Uyku Dinazorları, bütün gün oyun oynayan çocukları, tatlı rüyalar diyarına götürmek için geldik!" demiş. Giray heyecanlanmış. "Gerçekten mi?" diye sormuş.
Mimi gülücükle Giray’a sırtına binmesini işaret etmiş. Giray dikkatlice Mimi’nin sırtına tırmanmış. Mimi, yavaşça ve sallanarak havalanmış. Onlar gökyüzünde süzülürken, altta başka Uyku Dinazorları da belirmiş: Yeşil bir Stegosaurus, pembe bir Brontosaurus ve minik, mor bir Compsognathus. Hepsi bir araya gelmiş, tatlı tatlı mırıldanarak gökyüzünde bir bulutun üzerine inmişler.
Bulut çok yumuşakmış, sanki pamuk şekerden yapılmış gibi. Dinazorlar ve Giray o bulutun üzerinde dans etmişler. Ama bu, yorucu bir dans değil, neşeli ve hafif bir dansmış. Mimi, "Gördün mü Giray," demiş, "uyumak tıpkı bu bulutlar gibi bizi yumuşacık yapar, sonra da bizi yeni maceralara hazırlar!"
Giray, dinazorların her birinin gözlerinin nasıl parladığını görmüş. Hepsi uykulu ama çok mutlu görünüyormuş. Minik Compsognathus esnemiş. "Artık dinlenme zamanı," diye fısıldamış Mimi. "Yarın sabah daha da enerjik uyanmak için şimdi güzelce uyumalıyız."
Giray’ın göz kapakları ağırlaşmış. Mimi onu yavaşça odasına, yatağına bırakmış. Giray yatağına uzanır uzanmaz, kendini çok huzurlu hissetmiş. Gözlerini kapatmış. Rüyasında yine dinazorlarla gökyüzünde uçuyormuş, ama bu sefer çok daha dinlenmiş ve neşeliymiş. Çünkü Giray biliyormuş ki, güzel bir uyku, onu yeni ve harika maceralara hazırlayacakmış!
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.