Bir zamanlar, yemyeşil çimenlerin ve rengarenk çiçeklerin olduğu kocaman, güneşli bir parkta, üç tane çok neşeli arkadaş yaşarmış. Onların isimleri İlayda, Melisa ve Hilal’miş. İlayda kıvırcık saçlı, gülen gözlü bir kızmış. Melisa hep şarkı söyleyen, fırıl fırıl dönen bir kelebek gibiymiş. Hilal ise her zaman harika fikirler bulan, zeki bir kızmış. Her gün parkta buluşurlar, kuş sesleri eşliğinde oyunlar oynarlarmış. Top oynar, salıncakta sallanır, kaydıraktan kayarlarmış. Her halleri sevinçli ve neşeli olurmuş.
Bir gün İlayda, parkın kocaman kum havuzunda oynamaya karar vermiş. Gözleri parlayarak, "Ben dünyanın en büyük kumdan kalesini yapacağım!" demiş. Melisa ve Hilal de yanına gelmişler. İlayda kumları toplamış, küreğiyle kazmış, kovasına doldurmuş. Ama kumdan kale yapmak hiç de kolay değilmiş. Kuleleri yamulmuş, duvarları yıkılmış. Bir türlü istediği gibi olmuyormuş.
İlayda uğraştıkça uğraşmış ama kumdan kalesi hep bozulmuş. Küçük kalbi biraz üzüldü. Kaşları çatılmış, dudağı bükülmüş. "Ah, olmuyor! Çok zor!" diye mırıldanmış, gözleri dolmaya başlamış. Kumların arasında öylece oturmuş, artık neşesi kalmamış gibiymiş.
Melisa ve Hilal, İlayda’nın yüzündeki üzgün ifadeyi hemen fark etmişler. Melisa, İlayda'nın yanına giderek, "İlayda, neden üzgünsün? Ne oldu?" diye sormuş, sesi şefkatliymiş. Hilal de yanlarına gelmiş, İlayda'nın omzuna dokunmuş. İlayda, "Kocaman bir kale yapmak istiyorum ama tek başıma yapamıyorum. Kumlar dökülüyor, kuleler yıkılıyor!" diye anlatmış.
Hilal gülümsemiş. "Ama neden tek başına yapıyorsun ki İlayda? Biz buradayız!" demiş. Melisa da başını sallamış, "Evet! Üçümüz birlikte yaparsak, eminim dünyanın en güzel kalesini yaparız!" diye eklemiş. İlayda’nın yüzünde küçük bir umut ışığı belirmiş. Gözleri tekrar parlamaya başlamış. "Gerçekten mi? Bana yardım eder misiniz?" diye sormuş, sesi eski neşesine dönmeye başlamış.
Melisa ve Hilal, "Elbette! Arkadaşlar bunun içindir!" diye hep birlikte bağırmışlar. Ve hemen işe koyulmuşlar. Hilal, kalenin temellerini sağlamlaştırmak için büyük bir kürekle kum taşımış. Melisa, küçük kovasıyla denizden su getirmiş ki kumlar daha iyi tutunsun. İlayda ise kalenin kulelerini ve duvarlarını özenle şekillendirmiş. Her biri farklı bir görev üstlenmiş, ama hepsi aynı amaç için çalışmışlar: İlayda’nın hayalindeki kaleyi inşa etmek.
Elleri kirlenmiş, yüzleri güneşten pembeleşmiş ama kalpleri neşeyle dolup taşmış. Kahkahalar atmışlar, birbirlerine şakalar yapmışlar. Birbirlerine yardım ettikçe, kale de büyümüş, güzelleşmiş. Hilal, "Şuraya bir bayrak direği yapalım!" demiş. Melisa, "Ben de etrafına deniz kabukları dizeyim!" diye atılmış. İlayda ise "En tepeye kocaman bir taş koyalım, o bizim kral tacımız olsun!" diye sevinçle bağırmış.
Uzun bir süre sonra, güneş batmaya yakınken, işte karşınızdaydı! Harika, kocaman, ışıl ışıl bir kumdan kale! Kuleleri gökyüzüne uzanmış, duvarları inci gibi dizilmiş deniz kabuklarıyla süslenmişti. Kalenin tepesinde de kocaman bir taş, sanki parlayan bir taç gibi duruyordu. Üç arkadaş kalenin etrafında sevinçle zıplamışlar, ellerini çırpmışlar. Gözleri mutluluktan ışıl ışıl parlıyordu. İlayda’nın üzüntüsü tamamen uçup gitmişti. Yerini kocaman bir gülümseme almıştı.
İlayda, Melisa’ya ve Hilal’e sarılmış. "Çok teşekkür ederim arkadaşlar! Siz olmasaydınız bu kaleyi asla yapamazdım," demiş. Melisa, "Dostluk ne içindir ki İlayda? Birlikte her şey daha kolay ve daha güzel!" diye cevap vermiş. Hilal de, "Evet! Neşeli olmak da, üzüntüleri paylaşmak da, kocaman kaleler yapmak da dostlukla daha güzel!" diye eklemiş.
Üç arkadaş, kumdan kalelerinin yanında oturmuş, batan güneşi seyretmişler. Kalpleri sımsıcak bir dostlukla doluydu. O günden sonra İlayda, Melisa ve Hilal, her zaman birbirlerine yardım etmişler, hiçbir zaman birbirlerini yalnız bırakmamışlar. Çünkü biliyorlarmış ki, dostluk en değerli hazineymiş. Ve bu hazineyi paylaştıkça, hayatları hep sevinçli ve neşeli geçermiş. İşte böylece, İlayda, Melisa ve Hilal, parktaki en güzel, en kocaman kaleyi birlikte yapmışlar ve dostluğun ne kadar güçlü olduğunu herkese göstermişler. Onlar hep birlikte, mutlu mesut yaşamışlar.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.