Mihra ECE'nin Gülen Çiçekleri

Yapay Zeka ile Oluşturulmuş Masal

Yaş Grubu
Mihra ECE
Okuma Süresi
2 dk
Kategori
Masal

Küçücük Mihra ECE, mis gibi kokan sabah güneşiyle uyandı. Minik yatağında uyanırken, penceresinden içeriye tatlı bir kuş cıvıltısı geliyordu. Mihra ECE gülümsedi. Bugün ne güzel bir gün olacaktı! Annesi onu kucağına aldı, bahçeye çıkardılar. Bahçe ne kadar da renkliydi! Kırmızı güller, sapsarı papatyalar, mor menekşeler… Hepsi Mihra ECE’ye "Merhaba!" diyordu sanki.

Mihra ECE, bahçede gezinirken gözüne bir çiçek takıldı. Diğer çiçekler neşeyle başlarını sallarken, bu minik papatyanın yaprakları biraz solmuş, başı öne eğilmişti. Sanki minik papatya biraz üzgündü. Mihra ECE’nin minicik kalbi, papatyayı öyle görünce hemen ona yardım etmek istedi. "Pati pati," diye sesler çıkardı, minik parmaklarıyla çiçeğe doğru uzandı.

Tam o sırada, rengarenk kanatlı bir kelebek, vızır vızır Mihra ECE’nin etrafında uçmaya başladı. Kelebek sanki "Bak, papatya susamış!" der gibiydi. Annesi de Mihra ECE’nin işaret ettiği yöne baktı ve minik papatyanın susadığını anladı. Hemen küçük bir suluk getirdi. Mihra ECE’nin minik elleriyle suluğu tutmasına yardım etti. Şıpır şıpır su, papatyanın köklerine ulaştı.

Ne oldu dersiniz? O an, sanki bir sihir değmiş gibi, minik papatya yavaşça başını kaldırdı. Solgun yaprakları yeniden yeşerdi, beyaz taç yaprakları ışıl ışıl parladı. Papatya sanki Mihra ECE’ye "Teşekkür ederim, sevgili arkadaşım!" diyerek gülümsüyordu. Mihra ECE kıkır kıkır güldü, ellerini çırptı. İçinde sıcacık, güzel bir duygu belirdi. İyilik yapmak ne kadar da güzeldi!

Mihra ECE biraz daha bahçede dolaşırken, küçük bir serçenin yerde yiyecek aradığını gördü. Serçe sanki biraz açtı ve ne bulacağını bilemiyordu. Mihra ECE, annesine dönüp "Cik cik!" diye seslendi, küçük parmağıyla toprağın üzerindeki minicik bir ekmek kırıntısını gösterdi. Annesi gülümsedi ve kırıntıyı serçenin daha rahat görebileceği bir yere bıraktı. Serçe sevinçle kırıntıyı alıp uçtu, bir dala konup şakıdı. Şarkısı sanki "Çok teşekkür ederim, Mihra ECE!" diyordu.

Mihra ECE o gün anladı ki, minik kalbiyle yaptığı küçücük iyilikler bile dünyayı daha güzel bir yer yapıyordu. Güneş daha parlak gülümsiyor, çiçekler daha canlı kokuyordu. Herkes mutluydu: Mihra ECE mutluydu, papatya mutluydu, serçe mutluydu. İyilik, güzelliği beraberinde getiriyordu. Ve bu güzel bahçede, herkesin birbirine yardım etmesiyle oluşan bu inanç, Mihra ECE'nin minik kalbinde büyüyen en değerli hazine oldu. O günden sonra Mihra ECE, her zaman etrafına iyilik ve güzellik saçan bir çocuk oldu. Her şeyin iyilikle daha güzel olacağına inanırdı.