Mina, küçük bir kızdı. Güneş ise, her gece Mina'nın odasının penceresinden bakan, gizemli bir varlıktı. Mina, Güneş'i her gece gördüğünde 'Merhaba Güneş!' diye fısıldardı. Ama Güneş, asla cevap vermezdi. Bir gece, Mina, Güneş'in pencereye yaklaştığını gördü. Güneş, korkutucu bir gölgeye dönüşmüştü. 'Korkma Mina!' diye fısıldadı gölge, sesi ürkütücüydü. 'Ben Güneş'in karanlık yüzüyüm. Seninle oynamak istiyorum.' Mina korkmuştu, ama merakı da ağır basmıştı. 'Nasıl oynayacağız?' diye sordu titrek bir sesle. Gölge, 'Gölge oyunları oynayacağız' dedi. 'Ama dikkat et, bazı gölgeler tehlikelidir.' Gölge, Mina'yı karanlık bir oyuna sürükledi. Gölgeler dans ediyor, şekil değiştiriyordu. Bazıları korkunç yaratıklara dönüşüyordu. Mina, korkudan gözlerini kapattı. Bir anda, Güneş'in sıcak ışığı odayı aydınlattı. Gölge yok olmuştu. Güneş, artık eskisi gibi değildi. Parlak ve sıcak bir yüzü vardı. 'Korkma Mina!' dedi Güneş. 'Ben her zaman seninleyim. Karanlık gölgeler, korkunun ürünüdür ama sevgi ve inançla onları yenebiliriz. Allah her zaman bizimledir.' Mina, Güneş'in sözlerine sarıldı. Güneş'in sıcaklığı, kalbine kadar işledi. O günden sonra, Mina, karanlıktan korkmayı bıraktı. Çünkü biliyordu ki, Güneş her zaman onu koruyacaktı. Ve her gece Güneşe 'Seni seviyorum Güneş!' diye fısıldayarak uyuyordu.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.