Mina, güneş ışınlarını kucaklayan, neşeli bir kızdı. Güneş, Mina'ya her zaman gülümser, ona sıcaklığını ve ışığını verirdi. Bir gün, Güneş 'Mina, sana sihirli bir ormanı göstermek istiyorum' dedi. Mina'nın kalbi heyecanla çarpıyordu ama aynı zamanda bir korku da hissediyordu. 'Gerçekten mi?' diye sordu Mina heyecanla. Güneş 'Evet, ama o orman çok tehlikeli. Korkunç yaratıklar yaşıyor orada' diye uyardı. Mina cesur bir kızdı ve Güneş'in yanındaydı, korkularını bir kenara bırakıp yola koyuldular.
Sihirli orman, karanlık ağaçlarla dolu, ürpertici bir yerdi. Her adımda garip sesler duyuyor, her köşede gizlenmiş bir tehlike hissediyorlardı. Mina korkuyordu ama Güneş'in sıcaklığı onu rahatlatıyordu. 'Korkma Mina, ben hep seninleyim' dedi Güneş. Birdenbire, önlerinde devasa bir canavar belirdi! Gözleri ateş gibi yanıyor, dişleri sivri ve korkunçtu. Mina çok korktu, 'Güneş, ne yapacağız?' diye fısıldadı. Güneş 'Sakin ol Mina, korkunun üstesinden gelebiliriz. Sevgi ve iyiliğimizle onu yenebiliriz' dedi.
Güneş, tüm ışığını canavara doğrulttu. Canavar, Güneş'in güçlü ışığına dayanamadı ve gözlerini kısmak zorunda kaldı. Mina da kalbindeki sevgiyi canavara gönderdi. Sevginin gücü canavarı yumuşattı. Canavar yavaşça küçüldü ve sonunda küçük, sevimli bir yavru kediye dönüştü. Mina ve Güneş, yavru kediyi kucaklayıp ormandan çıktılar. Mina, korkusunun üstesinden gelmenin ve sevginin gücünün her zaman zafer kazandığının farkına vardı. O günden sonra Mina ve Güneş, her zaman birlikteydiler, sevgi ve dostlukları her türlü korkuyu yenmelerine yardımcı oluyordu.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.