Salih, sepetinde enfes kurabiyelerle büyükannesini ziyaret etmek için yola koyuldu. En komik arkadaşı Muhammed ise Salih’in peşinden, kahkahalar saçarak koşuyordu. 'Salih, acele etme, düşersin!' diye bağırdı Muhammed. Salih, 'Sakın endişelenme Muhammed, ben süper hızlıyım!' diye karşılık verdi. Ormanın içine dalar dalmaz, şapşal bir tavşan, Salih’in sepetine çarpıp tüm kurabiyeleri yere saçtı. 'Aman Tanrım!' diye bağırdı Salih. Muhammed ise kahkahadan yere yığıldı. 'Şimdi ne yapacağız?' diye sordu Salih. Muhammed, 'Büyükanne için yeni kurabiyeler yaparız!' diye cevap verdi. Yolda, şapşik bir ayı, Salih'e çok büyük ve komik bir yüz ifadesiyle baktı. Muhammed ayıya, 'Merhaba ayı bey, ne kadar komik bir yüzün var!' dedi. Ayı, 'Kıkı kıkı, teşekkür ederim!' diye karşılık verdi ve onlara yol gösterdi. Büyükanne’nin evine vardıklarında, büyükanne onları sıcak çorba ve yeni pişmiş kurabiyelerle karşıladı. Salih ve Muhammed, kahkahalar eşliğinde keyifli bir gün geçirmiş, ormanın komik sakinleriyle eğlenceli bir macera yaşamışlardı. Bu macera Salih’e, arkadaşlığın ve yardımlaşmanın her zaman en iyi çözüm olduğunu öğretti. Muhammed ise, ne olursa olsun arkadaşına destek olmanın ne kadar komik ve keyifli olduğunu anlamıştı.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.