Taha, taş döşeli dar bir sokağın başındaki ahşap evin penceresinden dışarı bakıyordu. Ilık bir ikindi rüzgarı esiyor, etrafa taze ıhlamur ve kuru nane kokuları yayılıyordu. Tam o sırada, sokağın sonundaki marangoz atölyesinden hafif ve ritmik bir tıkırtı duyuldu.
Merakla aşağı indi ve sesin geldiği yere doğru adımlarını hızlandırdı. Atölyenin kapısında Selim Amca duruyordu. Ak saçlı, güler yüzlü bir ustaydı. Önünde duran uzun tahtayı düzeltmeye çalışıyor ama tahtanın diğer ucunu tutamadığı için zorlanıyordu. Yanında ise park için hazırladığı ahşap kuş yuvaları duruyordu. Selim Amca derin bir nefes alıp gülümsedi. Köy meydanındaki dinlenme alanı için yeni bir oturma sırası yapıyordu. Sıranın üzerine de rüzgardan korunacak küçük kuşlar için yuvalar yerleştirecekti. Fakat işler biraz uzamış, gün yavaş yavaş akşama dönmeye başlamıştı.
Taha hemen ustanın yanına vardı, iki elini birden uzattı. Tahtanın dengesini sağlamak için diğer ucundan hafifçe kavradı. Usta ona teşekkürle baktı, gözlerinin içi parıldadı. Birlikte çalışınca iş ne kadar da kolaylaşmıştı. İkisi birden aynı anda derin bir nefes alıp o sıcak şarkıyı mırıldandılar:
"Bir tebessüm, tatlı bir söz, iyilikle ısınır her bir göz."
Tahtalar yerleşti ama sıranın ayaklarını sabitlemek için düzgün nehir taşlarına ihtiyaç vardı. Ayrıca kuş yuvalarının çatılarını örtmek için de yumuşak sazlıklar gerekiyordu. Usta henüz yerinden kalkamazdı, yapıştırıcıların kuruması gerekiyordu. Küçük kahramanımız hiç düşünmeden yardım etmeye gönüllü oldu. Nehir boyuna doğru yürürken yolun kenarında Çiçekçi Emine Nineyi gördü. Emine Nine, bahçesinden topladığı taze papatyaları ve mor leylakları sepetlere yerleştirmiş, taşımakta güçlük çekiyordu.
Yanına gitti ve nazikçe selam verdi. Birbirlerine her zaman saygıyla hitap ederlerdi; çünkü güzel söz, kalpleri birleştiren gizli bir köprüydü. Çiçek sepetlerinin en hafif olanını kendi kollarına aldı. Emine Nine rahat bir nefes alıp gülümsedi. Birlikte yürürken yol hemencecik bitiverdi. Nine, bu güzel desteğe karşılık bahçesinin kenarındaki pürüzsüz beyaz nehir taşlarından ve kuruttuğu temiz sazlıklardan bir demet uzattı. Herkes birbirinin eksiğini neşeyle tamamlıyordu. Emine Nine ve küçük dostu aynı ahenkle fısıldadılar:
"Bir tebessüm, tatlı bir söz, iyilikle ısınır her bir göz."
Taşları ve sazlıkları alıp hemen meydana koştu. Selim Usta sıranın son çivilerini çakıyordu. Getirilen taşlar sıranın ayaklarına sağlam bir zemin oldu. Yumuşacık sazlıklar ise minik serçelerin yuvalarına sıcacık bir çatı yaptı. Az sonra meydana komşular gelmeye başladı. Kimi elinde bir sürahi soğuk şerbetle geldi, kimi fırından yeni çıkmış sıcak ekmek kokusunu getirdi. Herkes birbirine saygıyla yer açtı, hatır sordu. Yapılan her küçük iyilik, kocaman bir huzur dalgası gibi sokak boyunca yayıldı.
Güneş dağların ardına doğru yavaşça süzülürken gökyüzü turuncu, pembe ve erguvan rengine büründü. Yapılan ahşap sıraya ilk olarak yorgun dinlenen yaşlılar oturdu. Serçeler yeni yuvalarına konup neşeyle cıvıldadı. Herkesin yüzünde tatlı bir huzur vardı. Yardımlaşmanın güzelliği, tüm yorgunlukları silip süpürmüştü. Meydandaki hafif rüzgar, son kez o melodiyi fısıldar gibiydi:
"Bir tebessüm, tatlı bir söz, iyilikle ısınır her bir göz."
Akşam serinliği çökerken eve dönüş vakti geldi. Sokak lambaları yumuşak sarı ışıklarını yaktı. Evin içi sıcacık, çorba kokuluydu. Günün bütün güzelliği, yapılan bütün iyiliklerin hafifliği kalbinde birikmişti. Odasına geçti, yumuşacık terliklerini çıkardı. Yatağı onu bekliyordu, çarşafları lavanta kokuyordu.
Yorganı göğsüne kadar çekti. Yastığı serin ve rahattı. Dışarıda yıldızlar birer birer parlamaya başladı, gece gökyüzünü mavi bir kadife gibi kapladı. Aldığı her nefeste göğsü yavaşça yükselip alçaldı. Göz kapakları ağırlaştı, odadaki sessizlik ninni gibi yayıldı. İyi bir günün ardından gelen derin, sakin ve huzurlu bir uyku onu sardı.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.