Meryem'in dedesi, 'Uzaylılar gerçektir!' diye bağırınca, küçük Yusuf paniklemişti. 'Dede, saçmalama!' diye karşılık verdi. Ama dedesi, 'Bak, bu gece gökyüzüne bak, inanacaksın!' dedi. O gece Yusuf, gökyüzünde garip bir ışık gördü. Işık yaklaştıkça, küçük, yeşil bir uzaylı ortaya çıktı. Uzaylı, 'Merhaba!' dedi, 'Adım Zıpır. Dünyayı ziyaret ediyorum.' Yusuf önce korktu, sonra meraklandı. 'Sen nereden geldin?' diye sordu. Zıpır, 'Çok uzaklardan, ama gezegenimizde çok yalnızdık. Bizim gezegenimizde ağaçlar yok, sadece mavi kayalar var.' dedi. Yusuf, 'Bizim dünyamızda çok ağaç var, çok güzel!' diye cevap verdi. Zıpır, 'O zaman seninle arkadaş olmak istiyorum!' dedi. Yusuf'un annesi ve babası da Zıpır'ı görünce şaşırdılar, ama sonra onu evlerine davet ettiler. Zıpır, Dünya'nın güzelliklerini keşfetmekten çok mutluydu. Çiçekleri, ağaçları, kuşları, hatta dedesinin bahçesindeki domatesleri çok sevdi. Yusuf ve Zıpır birlikte oynadılar, güldüler, ve hatta dedesi ile birlikte yıldızları gözlemlediler. Zıpır gitmeden önce Yusuf'a, 'Dünyanın değerini bil, çünkü böyle güzel bir gezegen çok nadir bulunur' dedi. Zıpır, uzay gemisine binip evine döndü. Yusuf, o gece yıldızlara bakarken, yeni arkadaşının ve dünyanın ne kadar güzel olduğunu düşündü. O günden sonra, Yusuf, dedesinin her zaman haklı olmayabileceğini, ancak bazen beklenmedik güzellikleri keşfetmek için cesaret etmenin önemli olduğunu öğrendi. Anne ve babası da Yusuf'un yeni arkadaşına karşı gösterdiği cesareti ve misafirperverliği ile gurur duydular.
Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.