Dedenin Kayıp Gözlüğü

Kısa Çocuk Hikayesi

Yaş
4-6
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Komik Hikaye
Unsur
Komik Ev
Yayınlanma Tarihi
3/9/2026
Yazar
Kocaman Bi' Site
Dedenin Kayıp Gözlüğü

Pazar sabahıydı. Mutfaktan çay kokusu geliyordu, bahçedeki kuşlar dallar arasında zıplıyordu. Güneş pencereden içeri girmiş, havadaki tozları gösteriyordu. Ev daha yeni uyanıyordu, kimse acele etmiyordu.

Dede oturma odasında durdu, gazetesini masaya bıraktı. Ceplerini teker teker yokladı, göğüs cebini ters çevirdi. Gömleğinin cebinden bir mendil çıktı, hırkasının cebinden bir düğme. Gözlük yoktu. "Gözlüğüm nerede?" dedi, sesi telaşlıydı.

Ateş koltuktan fırladı, terliklerini bile giymedi. "Ben bulurum dede" dedi. "Sen otur, ben bakarım." Kanepenin altına baktı, masanın üstünü karıştırdı, mutfağa koştu. Buzdolabının yanına, sepetin içine bile bakındı.

Gözlük hiçbir yerde yoktu. Ateş nefes nefese kaldı, elleri tozlandı, yanakları kızardı. Yine de aramayı bırakmadı. Bir sandalyeyi çekip dolabın üstüne baktı, orada da yoktu. Sıra bahçeye geldi.

Yapay zeka destekli hikaye oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et

Annesi mutfaktan seslendi. "Belki bahçede kalmıştır" dedi, elleri hâlâ köpüklüydü. "Deden dün akşam orada çiçekleri suladı."

Ateş bahçeye koştu. Çimenler çiyden ıslaktı, ayakları hemen üşüdü. Çiçeklerin arasını karıştırdı, taşların altına baktı. Dizleri toza bulandı, avucuna toprak yapıştı. Gözlük yine çıkmadı. Hortumun altına, saksıların arkasına da baktı.

Onun yerine kardeşi Nisa'nın kayıp ayakkabısını buldu. Ayakkabı çimenlerin arasında duruyordu, çiy taneleriyle ıslanmıştı. "Bir şey buldum ama gözlük değil" dedi Ateş, ayakkabıyı havada sallayarak içeri girdi. Nisa bu ayakkabıyı üç gündür arıyordu.

Dede yumuşak bir sesle güldü. "O da işe yarar" dedi. "Aramaya devam edelim." Ateş ayakkabıyı Nisa'nın odasına bıraktı, kapıyı usulca çekti. Kardeşi hâlâ uyuyordu, uyandırmak istemedi. Sonra koridora çıktı, aramaya kaldığı yerden devam etti.

Ateş koridorda koşarken kitaplığın kenarına omzuyla çarptı. Raf sallandı, bir kitap eğildi. Alt raftaki kitaplar yere döküldü, birkaçı açık kaldı. Açık pencereden esen rüzgar sayfaları usulca çevirdi, ince bir hışırtı çıktı.

Ateş kitapları tek tek topladı, boylarına göre rafa dizdi. Aralarında annesinin kayıp anahtarını buldu. Anahtar ince ve gümüş renkliydi, iki kitabın arasına sıkışmıştı. Annesi onu bir haftadır arıyordu. "Bir şey daha!" dedi Ateş.

Ama gözlük hâlâ ortada yoktu. Ev iyice dağılmıştı, halının bir köşesi kıvrılmış, yastıklar yere düşmüştü. Dede kanepeye oturdu, dizlerini ovuşturdu. "Yavaş ara" dedi. "Acele eden göremez."

Ateş de yanına ilişti. Bacakları ağrıyordu, alnında ter damlaları vardı. Bütün sabah koşmuştu. Eline geçen tek şey ıslak bir ayakkabı ve bir anahtar olmuştu.

Ateş kanepenin yastığını düzeltti, nefesi yavaş yavaş düzeldi. Aramak bu kez oturarak devam etti. Yastığın altından mavi bir bilye yuvarlandı, halının üstünde yavaşça durdu.

"Bu benim kayıp bilyem" dedi Ateş, gülerek. "Üç şey bulduk, gözlük hâlâ yok." Dede başını salladı, hırkasının cebini bir kez daha yokladı. "Bu ev bugün cömert" dedi.

Ateş bu kez koşmadı, sadece baktı. Sabahtan beri hep uzaklara bakmıştı, yakınına hiç bakmamıştı. Dedenin terliklerine, hırkasına, ellerine, sonra yüzüne baktı. Alnında bir şey parlıyordu, güneş cama vurdukça ince bir ışık çıkıyordu.

"Dede" dedi Ateş yavaşça, "gözlüğün alnında." Dede elini alnına götürdü, gözlüğü orada buldu. "Demek en başından buradaymış" dedi ve kahkaha attı. Ateş de güldü, mutfaktan annesi başını uzattı.

O akşam ailece masaya oturdular. Ayakkabı, anahtar, bilye, üçü de aynı günde bulunmuştu. Ev yeniden toplanmıştı, her eşya kendi yerine dönmüştü. Sabahki koşuşturmadan geriye gülünecek bir hikaye kalmıştı.

Ateş oyuncaklarını toplarken kutuların yerini de değiştirdi, bilyeler ayrı bir kavanoza girdi. Sonra annesine döndü. "Belki hepsi birbirini saklıyordu" dedi. Annesi güldü, saçını okşadı, anahtarı çantasının cebine koydu.

Dede gözlüğünü burnuna takıp masadaki gazetesini açtı, ilk sayfayı okudu. Nisa yeni bulunan ayakkabısını ayağına geçirdi, odada bir tur attı, sonra yatmaya gitti.

Ateş yatağına girdi, yorganını çenesine çekti. Bilyeyi yastığının yanına koydu, bir daha kaybolmasın diye. Ertesi gün evde ne kaybolacağını merak ederek gözlerini kapadı.

Bu hikaye ne öğretir

Bir şeyi ararken bazen en yakın yeri, kendi üstümüzü unuturuz. Sakin bakmak, koşturmaktan daha çok şey gösterir.

Çocuğuna sor

Evinizde en çok hangi eşya kaybolur?

Yaş Grubu Etiketi:
6 Yaş Hikayesi