Sude'nin Hapşırığı

Kısa Çocuk Hikayesi

Yaş
4-6
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Komik Hikaye
Unsur
Komik Çiftlik
Yayınlanma Tarihi
3/9/2026
Yazar
Kocaman Bi' Site
Sude'nin Hapşırığı

Sude her sabah çiftlikte tavuklara yem verirdi. Kova elinde kümese koşar, çizmelerinin ucu çamura batardı. Bunu hep aynı saatte yapardı. Çiy otların üstünde dururdu, güneş yeni doğardı. Kümesin kapısı hep aynı sesle gıcırdardı.

Sude'nin burnu orada mutlaka gıdıklanırdı, tozdan mı samandan mı belli değildi. Annesi bu duruma alışmıştı. Bazen gülerek "yine mi" derdi, Sude de omuz silkerdi. Bu ikisi arasında küçük bir şakaya dönmüştü.

O sabah da elinde kovayla kümese girdi, kapıyı ardına kadar açtı. Tavuklar onu görünce gıdaklayarak koştu, ayaklarının etrafında halka oldu. Sude aralarından geçmek için ayaklarını dikkatle attı, kovayı kalçasına dayadı, avucunu doldurdu. Benekli tavuk her zamanki gibi en öne geçti.

Tam yemi serpecekken burnu karıncalandı, gözleri sulandı. Tavukları sakin sakin toplamak istiyordu, ama burnu başka bir şey planlıyordu. Gıdıklanma önce burnunun ucunda başladı, sonra bütün yüzüne yayıldı.

Yapay zeka destekli hikaye oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et

"Haapşuu!" dedi Sude, ses bütün kümesi doldurdu. Tavuklar her yöne dağıldı, kanat çırparak kaçıştı. Bir tüy Sude'nin başına kondu, sonra oradan da uçtu. Bir tavuk çatıya çıktı, aşağı bakıp kanatlarını temizledi. Kümesin içi bir anda bomboş kaldı.

Dedesi elinde kürekle kapıdan baktı, sakalını sıvazladı. "Yine mi?" dedi gülerek. "Elimde değil" dedi Sude, burnunu sildi, yüzü kızardı. "Burnum beni hiç dinlemiyor."

Bu neredeyse her gün olurdu, ama bugünkü hapşırık daha büyüktü. Sude kendi sesine kendi şaşırdı. Kümesin tahta duvarları titredi, saman tozu havaya kalktı, yem avucundan yere döküldü.

Tavuklar sakinleşince Sude yemi serpti, sonra saydı. Bir tavuk eksikti. İki kez daha saydı, sayı hep aynı çıktı. Benekli tavuk ortalıkta yoktu. Sude bahçeyi baştan sona dolaştı, çitin dibine baktı.

Sude kayıp tavuğu ararken samanlığa koştu, kapıyı iterek açtı. Koştururken burnu yine gıdıklandı. "Haapşuu!" Bu sefer ses ahıra kadar yayıldı, atlar kulaklarını dikti, biri kişnedi.

Kalan tavuklar da kaçıştı, kova devrildi, saman uçuştu. Aramak iyice zorlaştı. Her adımda yeni bir dağınıklık çıktı, saman balyası devrildi. Kediler samanlığın masasının altına saklandı, kuyruklarını kıvırdı, kapıya bakıp beklediler.

Dedesi elindeki kürekle samanı topladı, gülmesini zor tuttu. "Böyle bulamayız" dedi. "Bu kümeste senden gürültülü kimse yok. Bir de sessiz denesek mi?"

Sude burnunu tuttu, hapşırmamaya çalıştı. Bu da işe yaramadı, burnu inatla gıdıklandı. Sude bir sandığın üstüne oturdu, ellerini dizine koydu, samanlığa baştan baktı. Aramak bağırarak olmuyordu, bunu görmüştü.

Sude durdu, düşündü. Kayıp tavuk samanlığın arka köşesinde olabilirdi. Gürültüden ürkmüş, samanların arasına sinmiş olabilirdi. Sude o köşeye baktı. Samanların arasında kıvrık bir gölge duruyordu, hiç kıpırdamıyordu. Yaklaşsa ürkerdi, bunu biliyordu.

"Belki hapşırık işe yarar" dedi Sude. "Ona ben gidemiyorsam, o bana gelsin." Samanlığa yaklaştı, burnunu bilerek gıdıkladı, saman tozunu derin derin çekti. Gözlerini kapatıp bekledi. Bu kez acele etmedi, burnunun karıncalanmasını sabırla bekledi.

"Haapşuu!" Köşeden bir gıdaklama geldi. Benekli tavuk samanların arasından kanat çırparak fırladı, Sude onu hemen kucakladı. Tüyleri elinde yumuşacıktı, kalbi hızlı hızlı atıyordu. Dedesi kürekle samanların arasından çıktı, ikisi birbirine baktı.

Dedesi güldü. "Senin hapşırığın işe yaradı" dedi. Sude tavuğu kümese götürdü, kapıyı sevinçle açtı, kovayı çiviye astı. Bu kez bütün tavuklar tamamdı. Sude ikinci kez saydı, sayı yine aynı çıktı.

O günden sonra çiftlikte bir şey kaybolunca herkes Sude'yi çağırdı. Burnu artık bir sorun değildi, bir yardımcıydı. Saklanan kedi yavrusu, kaçan kuzu, samanlıkta kaybolan eldiven, hepsinde ona seslendiler.

Sude bundan gizliden gizliye keyif aldı, ama bunu kimseye söylemedi. Dedesi kümesin kapısına küçük bir zil astı. Sude hapşırmadan önce o zili çalar, tavuklar önceden hazırlanırdı.

Akşam yatağına girerken burnu son kez gıdıklandı, bu kez sessizce bastırdı. Yorganını çenesine kadar çekti. Gülümseyerek gözlerini kapadı, ertesi sabahı bekledi.

Bu hikaye ne öğretir

Kusur gibi görünen bir şey bazen işe yarar hale gelebilir. Önemli olan ondan nasıl yararlanacağını bulmaktır.

Çocuğuna sor

Senin hangi alışkanlığın bazen işine yarıyor?

Yaş Grubu Etiketi:
5 Yaş Hikayesi