Deniz kızı Ada kayanın üstünde oturdu. Sabah denizi durgundu, kayanın etrafında küçük balıklar dönüyordu. Kıyıya parlak bir şey vurdu, dalgalarla sallandı, kumsala doğru yaklaştı. Ada suya daldı, onu aldı. Elinde mavi bir şişe tuttu, şişe güneşte ışıldıyordu, avucunda ağır duruyordu.
Ada şişeyi hazinesine eklemek istedi. Kayanın altındaki oyuğa yüzdü, şişeyi en görünen köşeye yerleştirdi. Oyuğun ağzına bir yosun perdesi çekti. Oyuğun içi serindi, ışık suyun içinden titreyerek geliyordu.
Ada'nın oyuğunda parlak taşlar, eski bir düğme, bir de kırık tarak vardı. Düğmeyi bir kış fırtınasından sonra bulmuştu. Her biri farklı bir günün hatırasıydı, hepsini sırayla dizmişti.
Deniz kızları arasında kim daha çok parlak eşya toplar diye küçük bir yarış vardı. Yarışın ödülü yoktu, sadece övünme hakkı vardı. Ada bu yarışta hep önde olmak isterdi.
Kumsalda bir çocuk kale yapıyordu. Adı Sarp'tı, elleri kumla doluydu, kalenin kulesini avucuyla sıkıştırıyordu. Kalenin duvarına kabuklardan pencereler dizmişti, yanına bir de hendek kazmıştı. Ada suya yaklaştı, başını sudan çıkardı. "Bu benim" dedi Ada, şişeyi göstererek.
Sarp şaşkın baktı. "O çöp" dedi. "Kıyıya rüzgarla vurmuş. Denizde çok var, balıklara zarar veriyor." Elini kumun içine daldırıp bir kapak çıkardı. "Hayır" dedi Ada. "Bu parlıyor, bence hazine."
Sarp omuz silkti, kalesine döndü. Bugün bir de köprü eklemek istiyordu, hendeğin üstüne uzanan küçük bir köprü. Islak kumu iki avucuyla topladı. Köprünün ortası iki kez çöktü, üçüncüde durdu.
Ada kaleye hayran hayran baktı. Kendi dünyasında böyle kuleler yoktu, sadece mercan kayaları ve yosun evler vardı. Kuyruğunu salladı, kumsala biraz daha yaklaştı.
Ada şişeyi sıkıca tuttu, geri vermedi. Kollarını göğsünde bağladı, sırtını döndü, suya daldı. Sarp arkasından seslendi ama Ada duymazdan geldi. Kayanın dibinde bir an durdu, geriye bakmadı.
Gece oyuğunda şişeyi diğerlerinin yanına koydu. Hepsi aynı parlak renkteydi, hiçbiri kabuk gibi pürüzlü değildi. Birinin kapağı yosun tutmuştu. Hiçbiri elinde ısınmıyordu, hepsi soğuk duruyordu.
Ada bir an durdu. Gerçek hazinelerini hatırladı, incileri, pürüzlü taşlarını, arkadaşının hediye ettiği yıldız kabuğunu. Onların hepsinin bir hikayesi vardı, şişelerin yoktu. Yıldız kabuğunu avucuna alıp uzun uzun baktı, kabuk elinde ısındı.
Bir yengeç şişelerin arasında dolaştı, kıskacı bir kapağa takıldı. Ada kapağı dikkatle çekip aldı, yengeç kurtulunca hızla kumun altına girdi. O gece uzun süre uyuyamadı, sabah kararını verdi.
Sabah Ada kıyıya döndü. Sarp hâlâ oradaydı, dalgaların bozduğu duvarı onarıyordu. "Haklıymışsın" dedi Ada. "Bunlar çöp. Ben yanılmışım, özür dilerim."
Sarp elindeki kumu silkeledi, sonra gülümsedi. "Birlikte toplayalım mı" dedi. Ada oyuğundaki şişeleri getirdi, Sarp bir file açtı. Sahili baştan sona dolaştılar, kayaların arasına da baktılar. File dolunca ağzını bir taşa bağladılar.
Sarp ona filenin ağzının nasıl bağlandığını gösterdi, ikisi birlikte düğüm attı. Ada suyun altında, Sarp kumda çalıştı. Öğlene kadar iki file doldu.
Ada suya dalıp pürüzlü bir kabuk getirdi, kalenin kulesine kondurdu. Bir martı üstlerinde döndü, sonra kumsala indi. Yerdeki bir kapağı gagalayıp bıraktı.
Kum kalesi artık kabuklarla süslüydü. Sarp dolu fileleri kumsalın çıkışındaki bidona taşıdı, kumsalda iz bile kalmadı. Martılar geri döndü, kumun üstünde yürüdüler. Ada ile Sarp dalgaların kenarında oturdu, ayakları suya değdi.
Güneş batarken sular kızıla döndü, rüzgar hafifledi. Ada artık hazine ile çöpü ayırt edebiliyordu. Bunu diğer deniz kızlarına da anlatacaktı. Avucundaki yıldız kabuğunu çıkarıp Sarp'a verdi.
Ertesi gün Ada bir arkadaşını getirdi, ona da kabuk ile şişeyi ayırt etmeyi öğretti. Arkadaşı ilk kez kumsala bu kadar yaklaştı. Üçü birlikte kayaların arasını taradı.
Sarp kalesine yeni bir kule ekledi, en üstüne bir kabuk koydu. Dalganın sesi kalenin çevresinde dolandı. Ada suyun içinden gülümseyerek baktı, sonra derine daldı.
Bu hikaye ne öğretir
Parlayan her şey değerli değildir. Gerçek hazineyi tanımak dikkatle bakmayı gerektirir.
Çocuğuna sor
Sen deniz kenarında en çok neyi toplamak isterdin?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.