Duru'nun Feneri

Eğitici Çocuk Hikayesi

Yaş
7-12
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Sirk Hikayesi
Unsur
Yüksek İpte Yürüyüş
Yayınlanma Tarihi
3/9/2026
Yazar
Kocaman Bi' Site
Duru'nun Feneri

O hafta kasabaya kurulan sirk çadırının tepesinde ince bir ip gerilmişti. Duru, ip cambazı bir ailenin kızıydı. Bu akşam ilk kez tek başına o yüksek ipte yürüyecekti. Aylardır alçak iplerde çalışmış, dengesini kurmayı öğrenmişti. Her düşüşten sonra yeniden çıkmıştı, ayakları artık ipin sesini tanıyordu. Çadırın içinde talaş ve şeker kokusu vardı.

Annesi eğilip ona ince tabanlı bir çift ayakkabı uzattı. Ayakkabının tabanı yumuşaktı, ipi parmaklarıyla tanısın diye böyle dikilmişti. "Bu akşam hazırsın" dedi annesi sıcak bir sesle. Duru gülümsedi, ama avuçları terlemişti, bağı iki kez düğümledi.

Babası ipin öbür ucundaki düğümü bir kez daha sıktı. Duru merdivene doğru yürüdü, her basamakta kalbi biraz daha hızlı çarptı. Merdivenin demiri elinde soğuktu.

Çadırın en üstündeki tahta platforma çıktı. Aşağıdan gelen davul sesi buraya uzaktan ulaşıyordu. Seyirciler yerlerini alıyordu, ön sırada iki çocuk el sallıyordu. Bu akşam kendi başına yürümek istiyordu, kimse elini tutmayacaktı.

Yapay zeka destekli hikaye oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et

Duru derin bir nefes alıp ipin başına geldi, ayağını ipin üstüne koydu. İlk adımlar rahat geldi, halat tabanının altında tanıdıktı. Işıklar onu takip etti. Sekiz adım attı, dokuzuncuda durup nefes aldı.

Aşağıda babası kollarını kavuşturmuş, gözünü ondan ayırmadan bakıyordu. "Yavaş git canım" dedi babası. "Acele etme" dedi annesi de yanından. Duru başını salladı, ipte usulca ilerledi, gözü hep önündeydi. Alt sıralardan alkış geldi, ama o başını çevirmedi.

Birkaç adım sonra ip hafifçe sallandı. Duru kollarını iki yana açtı, nefesini bir an içeride tuttu. Sallanma durdu, ayağı yerini buldu.

"İyi gidiyorsun" dedi babası aşağıdan. Duru gülümsedi, bir adım daha attı. Çadır bezinden sızan rüzgar saçını hafifçe kaldırdı. İpin bittiği direkte küçük bir fener sallanıyordu, ama Duru henüz ona bakmıyordu.

İpin ortasına yaklaştığında Duru aşağı doğru baktı. Seyirciler küçücük görünüyordu, yerdeki kırmızı halı minik bir kare gibiydi. Orkestra susmuştu, çadırda tek ses ipin gerginliğiydi. Yükseklik ona ilk kez bu kadar yüksek geldi.

Başı döndü, dizleri titremeye başladı. "Ya buradan düşersem" diye düşündü, eli havada kasıldı, nefesi hızlandı. Aşağıdan bir çocuğun sesi geldi, sonra o da sustu.

Duru olduğu yerde kaskatı durdu, ne ileri gitti ne geri. Babası aşağıda yerinden kalktı, ama merdivene yürümedi. Aşağıya her bakışında ip biraz daha ince görünüyordu. Ayağının altındaki halat sıcaktı, avucu buz gibiydi.

"Buradan geçemeyeceğim galiba" diye mırıldandı Duru. Sesi titriyordu, gözleri buğulandı, ip altında hafifçe ileri geri sallandı. Bir eliyle havayı tuttu, tutacak bir şey yoktu.

Babası kızının durduğunu gördü, sesini yükseltmedi. "Aşağıya bakma" dedi sakin bir sesle. "İpin ucundaki fenere bak, sadece ona bak."

Duru başını ağır ağır kaldırdı. Fenerin sarı ışığı direğin ucunda sabit duruyordu. Camının içinde minik bir sinek dönüyordu. Duru gözünü ona dikti, başka bir yere bakmadı.

Fenere baktıkça aşağısı önemini kaybetti. Duru bir adım attı, sonra bir adım daha, fenerden gözünü ayırmadı. Sağ ayağı, sonra sol ayağı, ip her seferinde onu tuttu. Nefesi düzeldi.

Adım adım ilerledi, ip hafifçe sallandı ama Duru durmadı. Fener ona yolu gösteriyordu, o da kendi hızıyla yürüyordu. Son üç adımı sayarak attı, fenerin ışığı yüzüne değdi.

Duru ipin öbür ucuna vardı, platforma sıçradı. Platformun tahtası ayağının altında sağlamdı. Seyirciler ayağa kalkıp alkışladı, çadır uğultuyla doldu.

Annesi ve babası platforma koştu, üçü birden sarıldı. "Başardın" dedi babası, sesi çatladı. Annesi kızının saçını düzeltti, alnından öptü. Duru gülümsedi, elleri hâlâ titriyordu.

"Sadece o fenere baktım" dedi Duru. "Aşağıyı unuttum." Babası başını salladı. "Fener hep oradaydı" dedi. "Sen bu akşam onu gördün."

O gece Duru yatağına uzandığında gözlerini kapadı. Yorgunluk bacaklarına oturmuştu. Dışarıda sirkin ışıkları tek tek sönüyordu. Aklında hâlâ o sarı fener vardı. Gülümseyerek uykuya daldı.

Bu hikaye ne öğretir

Korkuyu yenmek için uzağa değil, önümüzdeki küçük noktaya bakmak yeter. Gözümüzü doğru yere çevirmek yolu kolaylaştırır.

Çocuğuna sor

Sen korktuğun bir anda gözünü neye odaklarsın?

Yaş Grubu Etiketi:
9 Yaş Hikayesi