Elif, babasıyla büyük tren istasyonunda bekliyordu. Valizleri yanlarında duruyordu. Etrafta yolcular hızla yürüyor, hoparlörden isimler okunuyordu. Bu yolculuk anneannesinin köyüne uzanan uzun bir tren yolculuğuydu. Elif pencere kenarına oturmak istiyordu.
Tren geldiğinde Elif hemen pencere kenarına koştu. Babası valizleri yukarı kaldırdı, yanına oturdu. Tren düdük çaldı, yavaşça hareket etti. Peron gözden kayboldu, önlerinde uzun bir yol vardı. Elif koltuğunda dizlerini toplayıp oturdu.
Elif dışarıdaki direkleri saymaya başladı. "Bir, iki, üç" diye saydı. Direkler pencereden hızla geçiyordu, sayısı hızla arttı. Babası gülümsedi, kızının oyununu keyifle izledi.
Anneanne köyüne varmak saatler sürecekti. Elif bu süre boyunca direkleri sayarak eğlenmek istiyordu. Kendi oyununu kendi kurmuştu, bundan mutlu oldu. Sayı büyüdükçe heyecanı da büyüdü. Camdan tarlalar, sonra küçük bir göl geçti. Elif her yeni görüntüde gözlerini kırpmadı.
Tren hızlandıkça direkler daha sık geçmeye başladı. Elif sayıları yüksek sesle söylüyordu. Babası arada bir pencereden dışarı baktı, kızının sayısına şaşırdı. Vagonda başka yolcular da kitap okuyor, uyukluyordu. Dışarıda tarlalar arkalarında kalıyordu.
"Kırk iki, kırk üç" dedi Elif. "Çok hızlı gidiyoruz" dedi babası. "Direkleri saymak zorlaşacak." "Ben yine de sayacağım" dedi Elif. Sesini biraz daha yükseltti, vagonun sonuna kadar duyulsun istedi.
Tren bir köprüden geçti, sonra karanlık bir bulutun altından. Elif gözünü direklerden ayırmadı, sayısını aklında tutmaya çalıştı. Parmaklarıyla da sayıyor, koltuğun kenarını tıklatıyordu. Babası ona su uzattı, Elif başını bile çevirmedi.
Vagonun kapısı açıldı, kondüktör Emir içeri girdi. Biletleri kontrol etmeye başladı, koltuk koltuk ilerledi. Elif ona bakmadan saymaya devam etti, sayıyı unutmaktan korkuyordu. Dudakları hafifçe kıpırdıyordu, rakamları sessizce tekrarlıyordu.
Tren bir tünelden geçti, dışarısı bir anda karardı. Elif direkleri göremedi, sayısını içinden tekrarladı ama karıştırdı. Karanlık uzun sürdü, sayısı kafasında dağıldı. Vagonun ışıkları titreyerek yandı.
Tünelden çıkınca tekrar saymaya başladı, ama hangi sayıda kaldığını hatırlayamadı. "Kaç demiştim" diye sordu kendine, cevap bulamadı. Parmaklarını saydı, yine de emin olamadı.
Elif üzüldü, koltuğa yaslandı. Sayı oyunu bir anda bitmiş gibi geldi. "Oyunum bozuldu" diye düşündü, pencereden gözünü kaçırdı. Kolları göğsünde kavuşuk kaldı, dışarıya bakmak bile istemedi.
Babası kızının sustuğunu gördü. "Ne oldu" diye sordu. Elif sayısını kaybettiğini anlattı, sesi kırgındı. Direklerin çok hızlı geçtiğini söyledi, gözlerinde küçük bir hayal kırıklığı vardı.
Kondüktör Emir onları duydu, yanlarına yaklaştı. "Direk saymak zor iştir" dedi gülümseyerek. "Ben sana başka bir oyun öğreteyim." Elif'in yanına diz çöktü.
"İstasyon adlarını sayabilirsin" dedi Emir. "Her istasyonda tabela var, tren orada durur. Direkler gibi hızlı geçmezler." Elif dikkatle dinledi, gözleri parladı. Bu fikri hemen denemek istedi, elleri pencerenin kenarına yapıştı.
Elif doğruldu, pencereye tekrar döndü. İlk istasyon göründüğünde babası tabelayı okudu, Elif adı tekrarladı. "Bir" dedi, parmağını kaldırdı. Tren istasyonda birkaç saniye durdu, sonra yeniden yola çıktı.
İkinci istasyonda aynısını yaptı, sonra üçüncüsünde. Bu sefer sayı kaybolmadı, her istasyon kendi yerinde durdu. Elif yeni oyunla mutlu oldu, babası istasyon adlarını onun defterine yazdı. Her yeni istasyon onu biraz daha sevindirdi.
Tren yavaşladıkça istasyon sayısı da azaldı. Elif beşinci istasyonda anneannesinin köyüne vardıklarını anladı. Valizlerini toplarken hâlâ istasyon adlarını sayıyordu, defterini sıkı tuttu.
Peronda anneannesi onları bekliyordu, Elif koşarak sarıldı. "Yolculuk nasıldı" diye sordu anneannesi. "Önce direk saydım, sonra istasyon saydım" dedi Elif. Anneannesi torununun defterine baktı, sayfaları dikkatle çevirdi.
Kondüktör Emir trenden inerken onlara el salladı. Elif ona yeni oyunu öğrettiği için teşekkür etti. Emir gülümsedi, bir sonraki sefere doğru yürüdü. Elif onun ardından uzun uzun baktı.
Akşam anneannesinin evinde yatağa girerken Elif gözlerini kapadı. Aklında hâlâ istasyon adları sıralanıyordu, sessizce uykuya daldı. Yarın dönüş yolunda yeni istasyonlar sayacaktı, defterine yenilerini ekleyecekti.
Bu hikaye ne öğretir
Bir şeyi kaybetmek, yeni bir yol bulmayı engellemez. Saymanın da vaktin de birçok yolu vardır.
Çocuğuna sor
Sen uzun bir yolculukta zamanı geçirmek için hangi oyunu oynarsın?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.