Küçük lokomotif Tıkır, vadinin dibindeki köy istasyonunda dururdu. Rayları sabah güneşinde parlardı. Bacasından ince bir duman çizgisi yükselirdi. Büyük trenler her gün yanından geçip dağ istasyonuna giderdi. Tıkır onları izler, kendi de gitmek isterdi. Bir gün büyük trenler gibi uzağa gitmeyi hayal ederdi.
Bir sabah gar şefi Kerem yanına geldi. Elinde kalın bir posta çantası vardı. "Bugün dağ köyüne posta senden gidecek" dedi Kerem. Tıkır düdüğünü sevinçle çaldı. Tekerlekleri heyecanla titredi. İlk kez tek başına yola çıkacaktı.
Kerem çantayı Tıkır'ın önüne astı. İçinde küçük mektuplar, bir de resimli bir kitap vardı. Dağ köyündeki çocuklar bu postayı her hafta beklerdi. Bu kez postayı Tıkır kendisi taşıyacaktı. Kerem ona istasyonun yolunu bir kez daha anlattı.
Çanta önünde sallandı, Tıkır raylara girdi. Vadi boyunca uzanan yol önünde parıldıyordu. Dağ istasyonuna varmak, tek başına bir işi bitirmek istiyordu. Rayların üstünde ilk kez yalnız ilerledi. İçi hem heyecan hem küçük bir tedirginlikle doldu.
Tıkır ilk saatlerde rahat ilerledi. Çayırlar yanından hızla geçti, küçük köprüler altında yankı yaptı. Kuşlar rayların üstünden uçtu. Yol arkadaşı yaşlı vagon Duman ona biraz eşlik ediyordu, birlikte vadiden geçtiler.
"Dağ istasyonuna daha çok var" dedi Duman. "Biliyorum" dedi Tıkır. "Ama posta beklemez." "Önünde bir tünel var" dedi Duman. "Uzun ve karanlık." "Tünelden daha önce hiç geçmedim" dedi Tıkır.
Duman ona eski günlerden söz etti. Kendisi de gençken tünelden korkarmış. Sonra tünelin yalnızca bir yol olduğunu görmüş. Tıkır bu sözleri dinledi ama içi rahat etmedi. Tünel kelimesi kulağında büyüdükçe büyüdü.
Tıkır hızını biraz kesti. Tünel kelimesini duyunca tekerlekleri yavaşladı. Duman ona güvenle baktı, sonra kendi yoluna döndü, geri kalan yolu Tıkır'a bıraktı. Tıkır artık yalnızdı, önünde uzun bir yol vardı.
Tünelin ağzına vardığında Tıkır durdu. İçerisi zifiri karanlıktı, ışık hiç görünmüyordu. Kazanındaki ateş hızla soğudu. Tekerlekleri yerinde sayıyordu, ileri gitmeye korkuyordu.
"Ya içeride kaybolursam" diye düşündü. Tekerlekleri geri geri gitmek istedi. Postayı bırakıp köye dönmeyi bile düşündü. İçindeki korku giderek arttı, kazanı iyice soğudu.
Ama posta çantası önünde ağır ağır sallanıyordu. Dağ köyündeki çocuklar mektuplarını bekliyordu. Resimli kitap da onları bekliyordu. Tıkır bu düşünceyle biraz daha durdu, ne yapacağını bilemedi.
Tünelin önünde uzun süre bekledi, ne ileri gitti ne geri. Tünelin içinden hafif bir esinti geldi. Esinti öbür uçtan geliyordu, demek ki içerisi boştu. Tıkır bunu düşünmedi, sadece önündeki karanlığı gördü.
Tıkır önündeki karanlığa baktı. Sonra kendi ön lambasına baktı. Lambası hafif ama sarı bir ışık veriyordu. Lamba hep oradaydı, ama Tıkır ona hiç böyle bakmamıştı.
Bir adım ilerledi. Işığı raylara vurdu, önündeki yolu gösterdi. İki adım daha ilerledi, ışık onunla birlikte yürüdü. Karanlık her adımda biraz daha geriledi.
"Karanlık boşmuş" dedi kendi kendine. Tünel içinde ışığı hep önünde kaldı. Adım adım, kendi kararıyla dağ istasyonuna doğru ilerledi. Kimse onu itmedi, kimse onu çekmedi.
Tünelin ucunda küçük bir gün ışığı göründü. Tıkır o ışığa doğru son hızını topladı. Tünelden çıktığında güneş yüzüne vurdu.
Tıkır dağ istasyonuna vardığında güneş tam tepedeydi. Çantasını istasyon görevlisine teslim etti. Dağ köyünün çocukları mektuplarını almak için sıraya girdi. Resimli kitabı gören bir çocuk gülümsedi, Tıkır'a küçük bir çiçek uzattı.
Akşam köy istasyonuna döndüğünde Duman onu bekliyordu. "Tünel nasıldı" diye sordu Duman. "Karanlık değildi" dedi Tıkır. "Işığım hep yanımdaydı."
Gar şefi Kerem Tıkır'ı yerine park etti, kazanını dinlendirdi. Tıkır artık dağ yolunu biliyordu, bir daha korkmadan gidebilirdi. Yarın yine posta taşıyacaktı, bu sefer merakla bekliyordu.
O gece Tıkır rayların üstünde sessizce durdu. Küçük lambası hafifçe yanıyordu, kendi ışığının yanında uyudu.
Bu hikaye ne öğretir
Karanlık bazen sadece boştur, içinde bizi bekleyen bir şey yoktur. Kendi ışığımıza güvenmek, en karanlık yolu bile kısaltır.
Çocuğuna sor
Karanlık bir yerden geçerken kendini güvende hissetmek için ne yaparsın?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.