Deniz, dalın ucunda ışığını yakıp söndürüyordu. Işığı diğer ateş böceklerinden daha sönüktü. Ormanın öbür ucundaki böcekler pırıl pırıl yanıyordu.
Deniz kendi ışığını beğenmiyordu. Keşke daha parlak olsaydı diye düşündü, dala yaslandı. Gece rüzgarı yaprakları hafifçe sallıyordu, ormanın kokusu nemliydi.
Işığını birkaç kez daha yakıp söndürdü, her seferinde aynı sönük parıltı çıktı. Yıldızlar gökyüzünde daha parlak görünüyordu, Deniz onlara imrenerek baktı. Kanatlarını kapadı, dala biraz daha sokuldu. Nem yapraklardan damlıyordu, gecenin sesleri her yandan geliyordu.
Uzaktan başka ateş böceklerinin sesi geldi, birbirlerine ışıkla işaret veriyorlardı. Deniz kendi ışığını onlarınkiyle kıyasladı, içi biraz daraldı.
Deniz her akşam aynı dalda otururdu. Diğer böcekler parlak sürüler halinde ormanın üstünde uçardı, o ise dalın gölgesinde kalırdı. Bir kere peşlerine takılmıştı, sürünün ışığı yanında kendi parıltısı hiç görünmemişti. O geceden sonra dalından pek inmedi, ışığını yalnız kendine yaktı.
Orman kenarındaki çalılığa uçtu. Orada arkadaşı Ufuk'la karşılaştı, Ufuk'un ışığı parlaktı ve uzaktan bile görünüyordu.
"Işığım çok sönük" dedi Deniz.
"Her ışığın kendi işi var" dedi Ufuk.
"Benimki hiçbir işe yaramıyor" dedi Deniz.
"Bunu nereden biliyorsun?" diye sordu Ufuk.
"Herkes senin ışığından daha parlak" dedi Deniz.
"Belki, ama sönük ışık da karanlıkta görünür" dedi Ufuk.
"Kime görünür" diye sordu Deniz.
"Karanlıkta kalana" dedi Ufuk.
Deniz bu sözü tam anlamadı. Yine de yoluna devam etti, ormanın derinine doğru uçtu. Ağaçların gölgesi giderek koyulaştı, dallar sıklaştı. Yapraklar arasından süzülürken ışığını birkaç kez daha denedi, hiç değişmedi. Ufuk arkasından seslendi ama Deniz duymadı, ilerlemeye devam etti.
Orman içinde ilerlerken bir baykuşun sesini duydu, ürkerek yön değiştirdi. Yolunu biraz şaşırmış olsa da devam etti, ormanın nemli kokusunu takip etti.
Ağaçların arasından bir ses geldi. Küçük bir kız, Dilara, patikayı kaybetmişti. Karanlıkta durmuş, ağaçların arasına bakıyordu.
Deniz yaklaştı, sonra durdu. Işığının yol göstermeye yetmeyeceğini düşündü, geri çekildi. Dilara bir kez daha seslendi, sesi dalların arasında kayboldu.
Deniz dalın arkasına saklandı, kendi ışığına baktı. Diğer ateş böcekleri bu ormanda değildi, yalnızca o vardı. Patikanın taşları otların altında kalmıştı, Dilara ayağıyla yoklaya yoklaya ilerliyordu.
Rüzgar dalları hışırdattı, Dilara ürperdi. Bir kütüğe oturdu, dizlerini kucakladı, ceketinin fermuarını çenesine kadar çekti.
"Annem beni burada bulur mu" dedi kendi kendine. Deniz ışığını kapattı, açtı, yine kapattı. Ormanda ondan başka ışık yoktu, bunu görüyordu.
Deniz dalın arkasından çıktı, Dilara'ya doğru uçtu. Işığını tam önünde yaktı.
"Buradaymışsın" dedi Dilara, gözleri Deniz'in ışığına takıldı.
Deniz onun önüne geçti, ışığını iki kez yakıp söndürdü, sonra yavaşça ileri uçtu.
Dilara elini uzattı, Deniz'in ışığına doğru bir adım attı. Omuzları gevşedi, nefesi yavaşladı. Ağaçların arasında küçük bir yol belirdi.
Deniz yavaşça uçtu, Dilara adım adım peşinden yürüdü. Sönük ışık, ağaçların arasında küçük bir yol çizdi. Dilara elindeki dalı yere vura vura ilerledi, Deniz'in ışığından hiç gözünü ayırmadı. Kökler ve taşlar yol boyunca aydınlandı, Dilara artık tökezlemedi. Yürüdükçe korkusu azaldı, adımları hızlandı.
Yol boyunca bir baykuş sesi geldi, ikisi de irkildi. Deniz ışığını hiç söndürmedi, önden gitmeye devam etti. Patika giderek genişledi, ağaçlar seyrekleşti. Uzaktan bir köpek havlaması duyuldu, evlerin ışıkları görünmeye başladı.
Patikanın ucunda Dilara'nın ailesi bekliyordu. Dilara koşup annesine sarıldı.
"Küçük bir ışık beni buldu" dedi Dilara, parmağıyla Deniz'i gösterdi.
Ailesi Deniz'e teşekkür etti, ışığına hayranlıkla baktı. Dilara'nın babası eğilip yakından baktı, gülümsedi.
"En küçük ışık en çok işe yarayanmış" dedi annesi, Dilara'nın saçını düzeltti.
Deniz dala kondu, ışığını son kez yaktı. Sönük ışık, karanlıkta hâlâ görünüyordu, uzaktaki ağaçlara kadar ulaşıyordu.
Artık ışığını kimseyle kıyaslamıyordu. Dalın ucunda sessizce parladı, orman sakinleşti, rüzgar yavaşça esti. Deniz gözlerini kapadı, sonra derin bir uykuya daldı.
Bu hikaye ne öğretir
Küçük bir ışık bile karanlıkta doğru yolu gösterebilir. Kendi gücümüzü başkasıyla kıyaslamak yerine nasıl kullandığımıza bakmalıyız.
Çocuğuna sor
Sen karanlıkta kaybolan birine nasıl yardım edersin?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.