Çiftlikte her yıl bir koşu yarışı yapılırdı, bütün hayvanlar bu günü iple çekerdi. Yarış avlunun kapısından başlar, değirmenin önünde biterdi. Domuzcuk Fasulye bu yıl ilk kez katılacaktı. Küçük bacaklarını her sabah çalıştırdı, ahır çevresinde tur attı, nefesi kesilene kadar koştu. Toz içinde eve dönerdi, akşamları bacakları ağrırdı, buna rağmen ertesi sabah yine kalkardı.
İsteği basitti, bu yıl son sırada bitirmemek. Geçen yıl herkes onu geçmişti, bu kez farklı olmak istiyordu. Kardeşlerine bu isteğini anlattı, onlar da her sabah onu izlemeye geldi. Geçen yılın kurdelesi ahırın duvarında asılıydı, o kurdele kimsenin değildi.
Her akşam antrenmanını bitirince suya bakıp kendi yansımasını izlerdi. Kendi kendine, "bu yıl sonuncu olmayacağım" derdi. Bu söz ona güç verirdi, yorgunluğunu unuttururdu.
Yarış gününe iki gün kala hava serinledi, çiftlikte heyecan büyüdü. Fasulye o gece erken yattı. Gözlerini kapayınca bile bitiş çizgisini gördü.
Yarış günü gelince başlangıç çizgisine dizildiler. Tavuk Benekli yanına geldi. "Bugün yumurtalarımı da taşıyorum" dedi, sepetini gösterdi. Sepet hasırdandı, içinde altı yumurta vardı. "Ağırlar ama bırakamam." Fasulye sepete kısaca baktı, sonra kendi ayaklarına döndü, düşünmeye vakti yoktu.
Fasulye başını salladı, kendi hızına odaklandı. Etrafındaki heyecanlı sesleri duymazdan geldi. Bacaklarını gerdi, nefesini ayarladı. Düdük çaldı, hepsi aynı anda fırladı. Toz bulutu havada yükseldi.
İlk adımlarda Fasulye önden gitti, rüzgar kulaklarında ıslık çaldı. Yolun iki yanı sararmış buğday tarlasıydı. Kalbi hızla çarpıyordu, bu kez geride kalmayacağını düşündü, bacaklarını daha hızlı hareket ettirdi, gözlerini hedefe dikti.
Yol kenarında kardeşleri onu alkışlıyordu, adını bağırıyordu. Fasulye bu sesleri duyunca daha hızlı koştu, gülümsedi, hızını hiç kesmedi. Önde gitmek ona ilk kez bu kadar kolay geldi.
Yarışın ortasında Benekli bir taşa takıldı, sepeti devrildi. Yumurtalar yola saçıldı, kırılmadan durdu ama toprakta yuvarlandı, biri küçük bir çukura girdi. Benekli endişeyle etrafına bakındı, ne yapacağını bilemedi, sesi titredi, gözleri doldu.
Fasulye durup baktı. Kazanma isteği içinde hâlâ vardı, ama koşmaya devam etse hepsini geçerdi. İçinden bir tereddüt geçti, bir an ne yapacağını bilemedi. Ayakları önce ileri, sonra geri gitti, kalbi hızla çarptı, nefesi sıklaştı.
Diğer yarışçılar yanlarından geçip gitti, toz bulutu bıraktı. Fasulye onların uzaklaşan sırtlarına baktı, sonra tekrar Benekli'ye döndü, gözlerini yumurtalardan ayırmadı.
Benekli yumurtaları toplamaya çalışıyordu ama küçük ayaklarıyla yetişemiyordu. Bir yumurtayı gagasıyla itti, yumurta yine yuvarlandı. Fasulye bir adım geriye attı, sonra durdu.
Fasulye durdu. Eğilip yumurtaları burnuyla iterek topladı, sırtına bindirdi, Benekli'ye doğru yürüdü. "Bunları taşıyalım" dedi, sesi sakindi. Sırtı geniş değildi, yumurtaları dengede tutmak kolay olmadı. Benekli şaşkın şaşkın ona baktı, sonra kanadıyla gözünü sildi.
İkisi birlikte yürüdü, koşuyu bıraktı. Diğerleri onları geçti, Fasulye son sıraya düştü. Benekli ona teşekkür etti, adımlarını ona uydurdu, yanından hiç ayrılmadı.
Yol boyunca ikisi yavaşça, dikkatle yürüdü. Fasulye artık yarışı düşünmüyordu, her adımını ölçüyordu. "Az kaldı" dedi Benekli'ye. "Sepet dayanır."
Çizgiye yaklaşırken değirmenin çatısı göründü. İkisi de yorgundu ama gülümsüyordu. Yumurtalar hâlâ sepetteydi, tek biri bile kırılmamıştı, ikisi de gururluydu.
Çizgiye son geldiğinde herkes alkışladı. Çiftlik sahibi ona sarı bir kurdele taktı, üstünde "Yardımsever" yazıyordu. Kardeşleri bile şaşırıp gülümsedi, kurdeleye uzun uzun baktılar.
Benekli yumurta sepetini gösterdi, hepsi sağlamdı. "Fasulye olmasaydı hepsi kırılırdı" dedi çiftlik sahibine. Herkes bir kez daha alkışladı.
Fasulye o akşam kurdelesini yatağının başucuna astı. Sonuncu gelmişti ama içi doluydu, bu kurdele ona hepsinden değerli geldi. Uykuya kurdeleyi düşünerek daldı, gülümsemesi hiç geçmedi, ertesi sabah yine erken kalktı.
Benekli her sabah onun yanına gelmeye başladı, ahır çevresinde birlikte tur atıyorlardı. Benekli koşamayınca Fasulye onu bekliyordu. Fasulye artık yalnız koşmuyordu, yanında bir arkadaşı vardı.
Bu hikaye ne öğretir
Yardım etmek bazen kazanmaktan daha değerlidir. Yavaşlamak her zaman geride kalmak demek değildir.
Çocuğuna sor
Sen yarışırken biri düşse durur musun, yoksa koşmaya devam mı edersin?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.