Gül ve Tavan Arasının Sesi

Eğitici Çocuk Hikayesi

Yaş
4-6
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Hayalet Hikayesi
Unsur
Sevimli Hayalet
Yayınlanma Tarihi
3/9/2026
Yazar
Kocaman Bi' Site
Gül ve Tavan Arasının Sesi

Gül'ün evinde her gece aynı saatte bir gıcırtı duyuluyordu. Ses tavan arasından geliyordu, yavaş ve düzenliydi, gıcırt gıcırt tekrarlanıyordu. Gül yatağında doğrulup tavana baktı, sesi dikkatle dinledi. Bu sesin ne olduğunu öğrenmek istiyordu, uykusu bile kaçmıştı, gözleri karanlıkta açık kaldı.

Annesine sordu. "Tavan arasında ne var" dedi. Annesi omuz silkti. "Eski eşyalar, kimse yıllardır çıkmadı oraya" dedi. Gül'ün merakı arttı, yastığının altındaki el fenerini çıkarıp başucuna koydu.

Ertesi akşam yine aynı ses geldi, sanki bir şey yavaşça sallanıyordu. Gül battaniyesinden çıktı, kapıya yaklaştı, karanlık koridora baktı, kalbi biraz hızlandı.

Ablasına da sordu ama ablası duymamıştı bile. Gül pencereden dışarı baktı, rüzgar ağaçları sallıyordu ama ses evin içinden geliyordu, dışarıdan değildi. Bunu iyice anlamak için kulağını duvara bile dayadı.

Yapay zeka destekli hikaye oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et

Babasının yanına gitti. "Tavan arasına çıkabilir miyim" dedi. Babası bir süre düşündü, sonra yavaşça başını salladı. "Fenerimi alayım, birlikte çıkarız" dedi, ceketini omzuna aldı.

Merdivenin ilk basamağına birlikte çıktılar, eski tahtalar altlarında gıcırdadı. Baba fenerini yaktı, sarı ışık dar merdivene vurdu. Gül babasının elini sıkıca tuttu, iki basamak birden çıktı, gözleri karanlıkta merdivenin ucunu aradı.

Yukarı doğru çıktıkça ses iyice netleşti, düzenli bir gıcırtı hiç durmadan devam ediyordu. Babası kapıyı itti, tavan arası kapısı yavaşça açıldı, içeriden soğuk bir hava geldi, tozlu bir koku burnuna çarptı.

Gül fenerin ışığını takip etti, tozlu havada küçük zerrecikler uçuşuyordu. Burnu gıcıklandı ama sesini çıkarmadı, merakı korkusundan daha güçlüydü, adımını yavaşça ileri attı.

İçerisi tozlu ve karanlıktı, eski sandıklar ve renkli kutular köşede üst üste duruyordu. Ses hâlâ geliyordu, ama kaynağı görünmüyordu. Gül'ün adımları giderek yavaşladı, babasının arkasına saklandı, elini paltosundan hiç bırakmadı.

"Belki de bir hayalet var" dedi Gül, sesi hafifçe titriyordu. Babası gülümsedi ama o da tam emin değildi, fenerini köşelere doğru tuttu, gölgeler duvarda kaydı, sandıkların üstünde titredi.

Ses birden durdu, sonra tekrar başladı, bu kez çok daha yakından geliyordu. Gül geri çekilmek istedi, elini babasının ceketine sıkı sıkı yapıştırdı, nefesini tuttu.

Babası bir adım attı, tahta ayağının altında gıcırdadı, ikisi de yerinde durdu. Gül'ün kalbi hızlı atıyordu, yine de gözlerini köşeden ayırmadı, orada bir şey vardı, emindi.

Gül derin bir nefes aldı, fenerin ışığını yavaşça sesin geldiği köşeye çevirdi. Orada eski bir ahşap salıncak vardı, tavana bir iple asılıydı, kendi kendine sallanıyordu, gıcırtı işte oradan geliyordu.

Salıncağın üstünde yarı saydam bir hayalet oturuyordu. Onları görünce irkildi, sallanmayı hemen durdurdu. "Beni duydunuz mu" dedi, sesi ince çıktı, elleriyle yüzünü örttü.

"Duyduk, her gece duyuyoruz" dedi Gül.

"Kusura bakmayın, ipi yağlamayı hep unutuyorum" dedi hayalet, parmaklarının arasından baktı.

"Yıllardır kimse buraya çıkmadı, sallanmayı seviyorum, yalnız kaldım" dedi hayalet. Gül korkusunu unuttu, gülümsedi. "Ben de sallanmak isterim" dedi, bir adım yaklaştı, babası da omuzlarını gevşetip rahatladı.

Hayalet nazikçe yana kaydı, Gül'e yer açtı. Gül salıncağa oturdu, ayaklarıyla yeri itti, salıncak yavaşça sallanmaya başladı, ipler hafifçe gıcırdadı, ikisi birlikte kıkırdadı.

Babası fenerin ışığını tavana tuttu. Işık salıncakla birlikte ileri geri gidiyordu, tozlar bu ışıkta kar gibi dönüyordu. Gül başını arkaya attı, gülüşü tavan arasını doldurdu.

Gül ve hayalet uzun süre birlikte sallandılar, ikisi de gülümsüyordu. Babası köşede bir sandığın üstüne oturmuş onları izliyordu, omuzları çoktan gevşemişti.

Gül aşağı inme vakti geldiğinde hayalete veda etti. "Yarın yine gelirim" dedi. Hayalet başını salladı, salıncakta hafifçe sallanmaya devam etti, elini onlara salladı.

Ertesi gün okulda arkadaşlarına tavan arasındaki salıncağı anlattı. Bazıları inanmadı, bazıları görmek istedi, Gül hepsini cumartesiye çağırdı.

O akşam Gül yatağına yattığında gıcırtı yine geldi. Artık korkmuyordu, sesi bir ninni gibi dinledi. Tavana bir kez gülümsedi, sonra gözlerini kapadı.

Bu hikaye ne öğretir

Bilinmeyen bir ses, kaynağı görülene kadar olduğundan büyük durur. Merak edip yaklaşmak, korkuyu çoğu zaman eritir.

Çocuğuna sor

Sen evinde garip bir ses duysan ilk ne yaparsın?

Yaş Grubu Etiketi:
6 Yaş Hikayesi