Kurabiyeyi Paylaşmak

Eğitici Çocuk Hikayesi

Yaş
4-6
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Rakam Hikayesi
Unsur
Sayı Oyunları
Yayınlanma Tarihi
3/9/2026
Yazar
Kocaman Bi' Site
Kurabiyeyi Paylaşmak

Mutfakta fırın kapağı gıcırdayarak açıldı, sıcak bir koku odaya yayıldı, pencereler buğulandı. Nil tepsideki kurabiyeleri tek tek saymaya başladı, parmağıyla her birine dokundu. Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi. Yedi kurabiye vardı. Üstlerinde çatal izleri, kenarlarında ince bir kabarma vardı.

Nil kardeşiyle eşit paylaşmak istiyordu. Bugün ikisi de bahçedeki yaprakları süpürmüştü, annesi bu yüzden kurabiye pişirmişti. Nil tabakları masaya dizdi, kurabiyeleri ikiye ayırmaya hazırlandı, ellerini önlüğüne sildi. Sarı tabağı kendine, mavi tabağı kardeşine ayırdı, ikisini de tezgahın üstüne koydu.

Parmağıyla saydı, saydı, bir türlü eşitleyemedi. Bir tabağa dört, öbürüne üç koydu, sonra tekrar saydı, tabakları değiştirdi. Bu kez sarı tabağa üç, mavi tabağa dört koydu, yine eşit olmadı. Sayılar hiç uymuyordu, Nil'in kaşları çatıldı, dudağını ısırdı. Bir tabak hep bir fazla oluyordu. Masaya tarçın kokusu yayıldı, Nil'in aklı hâlâ sayılardaydı. Kardeşi Ceren bahçede hortumla oynuyordu, mutfağa daha girmemişti.

Yapay zeka destekli hikaye oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et

Annesi mutfağa girdi, tezgahın önünde durdu, ellerini önlüğüne sildi, tepsiye baktı. "Bir sorun mu var," dedi, Nil'in yanına yaklaştı. Fırının kapağını kapattı, tepsiyi tezgahın kenarına itti.

"Yedi kurabiye var," dedi Nil. "İkiye bölünce eşit çıkmıyor. Kardeşim benden fazla alırsa kızarım, ben de fazla alırsam ayıp olur." Ellerini önlüğüne sildi, annesine umutla baktı.

"Bazı sayılar öyledir," dedi annesi. "Ortada bir tane kalır. Ortada kalanı düşün, çözersin." Nil başını salladı, tekrar tabaklara döndü.

Nil tabaklara baktı, altı kurabiyeyi üçer üçer paylaştırdı, elleriyle sıraladı. Ortada tek bir kurabiye kaldı, masanın ortasında yalnız duruyordu, ikisi de ona baktı. Annesi mutfaktan çıkarken omzunu okşadı, kapıda bir an durdu. "Sen bulursun," dedi kapıdan çıkmadan önce.

Nil kalan kurabiyeye baktı, uzun uzun düşündü. Kırmak istemedi, kurabiye tam ve yuvarlaktı, kırılırsa çirkin görünürdü, üstündeki çizgiler bozulurdu. Kurabiyeyi avucunun içine aldı, parmaklarıyla kenarını yokladı. Kenar hafifçe ufalandı, tabağa iki kırıntı düştü.

Kardeşine vermek istemedi, kendine de ayırmak istemedi. Elini uzattı, geri çekti, parmakları havada kaldı. Kurabiyeyi tabağın kenarına itti, sanki orada durursa sorun kendiliğinden çözülecekti. Pencereden gelen esinti tepsideki kokuyu odaya yaydı, ama Nil'in canı sıkkındı.

Ceren mutfağa girdi, tabaktaki tek kurabiyeyi gördü, gözleri parladı. "O benim mi," diye sordu, elini uzattı, parmak uçlarıyla kurabiyeye değdi. Nil cevap veremedi, kurabiyeyi kendine doğru çekti. Ceren tabağın kenarında bekledi, elini masaya dayadı. "Sen say, ben beklerim," dedi. Nil bir daha saydı, sayı yine yedi çıktı.

Nil bir an durdu, sonra kendi kendine karar verdi. Kurabiyeyi iki eliyle tuttu, başparmaklarını tam ortasına dayadı. Kurabiye çıtırtıyla ikiye ayrıldı, kırıntılar tabağa döküldü.

İki eşit parça oluştu, ikisi de aynı büyüklükteydi, kenarları düzgün ayrıldı. Bir parçayı kendi tabağına koydu, öbürünü kardeşinin tabağına koydu. İki parça da aynı görünüyordu, kimse fazla almamıştı.

"Şimdi ikimizde de var," dedi Nil, tabakları birbirine yaklaştırdı. "Dört de değil, üç de değil, ikimize de aynı." Ceren güldü, parçayı hemen ağzına attı, yanağı şişti. Nil bölmenin bazen ikiye ayırmak olduğunu gördü, kendi kendine gülümsedi. Ellerini yıkadı, havluyla kuruladı, masaya geri döndü. İki tabak artık aynı sayıda kurabiyeyle doluydu.

İkisi masada yan yana oturdu, kurabiyelerini birlikte yediler, ağızları kırıntı doldu. Tabaklar aynı anda boşaldı, ikisi de gülümsedi. Ceren masadan kalkarken Nil'e sarıldı, teşekkür etti.

Annesi tezgahtan onlara baktı, önlüğünü çözdü, sandalyeye astı. Nil elini fırının hâlâ ılık kapağına koydu, sıcaklığını avucunda tuttu. Ceren tabağını yıkamaya götürdü, ıslık çalarak mutfaktan çıktı.

Gece yatağına girerken Nil parmaklarıyla yediye kadar saydı, sonra sekize, dokuza devam etti. Gözlerini kapadı, battaniyeyi çenesine kadar çekti, uyudu. Ertesi sabah mutfaktan yine kurabiye kokusu geldi, bu kez sekiz tane vardı, Nil hemen ikiye böldü.

Bu hikaye ne öğretir

Bazı sayılar ikiye tam bölünmez, ortada bir tane kalır. Kalanı bulmak da paylaşmanın bir parçasıdır.

Çocuğuna sor

Sen kardeşinle ya da arkadaşınla bir şeyi nasıl paylaşırsın?

Yaş Grubu Etiketi:
5 Yaş Hikayesi