Nur, yaprağın ucunda duruyordu. Sabah güneşi kanadına vurdu. Kırmızı kanadında yalnız üç benek vardı.
Yanındaki yaprakta duran Simge'nin kanadında altı benek sayılıyordu. Çayırdaki başka böcekler beş, yedi, hatta dokuz benekliydi. Nur her sabah kanadını açar, benekleri tek tek sayardı. Sayı hiç değişmezdi.
Kanatlarını kapattı, saymaktan sıkılmıştı. Keşke benim de fazla beneğim olsa diye düşündü. Güneşe döndü, gölgesine baktı. Gölgesi bile ona küçük geldi.
Çayırın üstünde arı vızıldayarak geçti, çiçekten çiçeğe kondu. Nur onu izledi, benek düşüncesinden bir an uzaklaştı. Otların arasında bir kelebek kanadını açıp kapadı, rengi turuncu ve siyahtı. Nur sonra yeniden kendi kanadına baktı, içini çekti. Çimenlerin arasında yavaşça yürüdü.
Nur, çayırın öbür ucundaki büyük yaprağa gitti. Orada böcekler sabah toplantısını yapıyordu. Her böcek kanadını açıp beneklerini gösteriyordu, güneşte parlatıyordu.
Simge yanına kondu, gülümsedi.
"Sen kaç benekli olacaksın büyüyünce?" diye sordu Nur.
"Bilmem, ben hiç saymadım" dedi Simge. "Sayınca ne oluyor ki?"
"Fazla olsa daha güzel görünürdüm" dedi Nur.
"Bana kalırsa seninki de güzel" dedi Simge, kanadını Nur'unkine dayadı.
Nur cevap vermedi, kendi kanadına baktı, sonra Simge'ninkine.
Yanlarından geçen bir başka böcek durup kanadını açtı, üzerinde yalnız iki benek vardı. O böcek hiç şikayet etmedi, çimenlerin arasında sıçraya sıçraya uzaklaştı. Toplantının sonunda bütün böcekler kanadını güneşe tuttu, çayır bir an kırmızıya döndü. Nur'un içi yine de rahat etmedi, kendi beneklerini az buluyordu. Yapraktan indi, düşünceli adımlarla yürüdü.
Nur telaşla kanadını açıp kapadı, sayısını saymaya çalıştı. Her seferinde farklı bir rakam buldu. Bir kere iki dedi, bir kere dört dedi.
Acelesi yüzünden doğru sayamıyordu. Yapraktan yaprağa sıçradı, her sıçrayışta sayı değişti. Bir dalın ucuna kadar koştu, oradan geri döndü, yine yanlış saydı.
Bir su damlasında yansımasına baktı, orada da saymaya çalıştı. Damla titredi, benekler bulanıklaştı, hiçbir şey netleşmedi. Rüzgar yaprağı salladı, damla yere düştü.
Nur telaşını bir türlü bırakamadı, çimenlerin arasında koşturdu. Ayakları dolandı, tökezledi, bir yaprağın altına yuvarlandı. Toz toprak kanadına yapıştı, benekler artık hiç seçilmiyordu. Sonunda yorgun düştü, dala oturdu, nefesi kesildi. Kanatlarını açık bıraktı, gökyüzüne baktı.
Yaşlı bir uğur böceği yanına kondu. Kanadında sekiz benek vardı, kırmızısı yıllar içinde solmuştu.
"Acele etme, benekler kaçmaz" dedi yaşlı böcek.
Nur derin bir nefes aldı. Yavaşça kanadını açtı, beneklerini tek tek saydı. Üç benek, hep üç benekti, ne eksik ne fazla.
"Benek sayısı yaşla değişmez" dedi yaşlı böcek. "Her böcek kendi deseniyle doğar. Senin desenin de bir başka böceğe benzemez."
"Peki benim sayım hep böyle mi kalacak?" diye sordu Nur.
"Kalacak, ama sen büyüyeceksin, kanatların güçlenecek" dedi yaşlı böcek. "Benim sekiz beneğim de doğduğumdan beri hiç değişmedi, önemli olan başka şey."
"Ne önemli?" diye sordu Nur.
"Yaprakları bulman, arkadaşlarınla oynaman" dedi yaşlı böcek.
"Bunu ben de yapabilirim" dedi Nur.
"Zaten yapıyorsun" dedi yaşlı böcek, kanadını yavaşça kapadı.
Nur bu sözleri dinledi, kanadını yavaşça kapadı, gülümsedi. Yaşlı böcek yanından ayrılırken ona son bir kez döndü, sekiz beneğini güneşe gösterdi. Nur onu izlerken kendi üç beneğini de aklından geçirdi, artık az gelmiyordu.
Nur kendi yaprağına döndü. Kanadını güneşe tuttu, üç benek parladı.
Simge yanına geldi, kanadını Nur'unkinin yanına koydu. İki farklı desen yan yana durdu, ikisi de kendine göre hoştu.
"Senin desenin çok sade, bana güzel görünüyor" dedi Simge.
Nur artık benek saymıyordu. Yaprağın üzerinde arkadaşıyla oturdu, rüzgarın yaprağı hafifçe sallamasını izledi. Çayırın üzerinden bir kelebek geçti, ikisi de onu selamladı.
Akşam olunca çayır sessizleşti, ışık turuncuya döndü. Nur kanadını son kez açtı, üç beneğine baktı, artık hiç rahatsız olmadı. Yaprağın üstünde kanatlarını yavaşça kapadı, uyudu.
Bu hikaye ne öğretir
Benek sayısı bir böceğin yaşını ya da değerini göstermez, her böcek kendi deseniyle özeldir. Kendi farklılığımızı kabul etmek, başkasıyla yarışmaktan daha rahatlatıcıdır.
Çocuğuna sor
Kendinde en çok hangi farklılığı seviyorsun?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.