Prens Kuzey ve Kayıp Kedi

Klasik Çocuk Hikayesi

Yaş
4-6
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Prens ve Prenses Hikayesi
Unsur
Kayıp Kedi
Yayınlanma Tarihi
3/9/2026
Yazar
Kocaman Bi' Site
Prens Kuzey ve Kayıp Kedi

Prens Kuzey sarayın büyük merdiveninde durdu. Merdiven yirmi basamaktı, Kuzey hepsini bir çırpıda inerdi. Bu sabah kedisi Duman ortada yoktu. Kuzey onu her sabah pencere kenarında bulurdu, kulaklarını okşar, mırıltısını dinlerdi. Bugün minder bomboştu.

Odasına baktı, yatağın altına baktı, perdelerin arkasına bile baktı. Yorganın kıvrımlarını tek tek açtı, sonra yerine serdi. Duman hiçbir yerde yoktu, Kuzey'in içi daraldı.

Duman'ın en sevdiği yer o pencereydi. Camdan sokaktaki güvercinler görünüyordu, Duman onları saatlerce izlerdi. Minderin üstünde bugün tek bir tüy bile yoktu.

Kuzey annesine seslendi, ama kraliçe toplantıdaydı. Kendi başına aramaya karar verdi, pelerinini almadan koridora fırladı. Koridorun halısı ayaklarının altında sessizdi.

Yapay zeka destekli hikaye oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et

Kuzey önce mutfağa indi. Aşçı Mina hamur yoğuruyordu, elleri unlanmıştı, fırından ekmek kokusu yayılıyordu. Tezgahın üstünde bir sıra kalıp duruyordu, hepsi unlanmıştı. "Duman'ı gördün mü" diye sordu Kuzey.

"Görmedim" dedi Mina. "Ama sabah sütünü içmedi, kabı dolu duruyor." Süt kabı pencerenin dibindeydi, kenarında bir sinek dolaşıyordu. Kuzey teşekkür etti, ahıra koştu. Seyis Arda atları fırçalıyordu, saman kokusu her yeri sarmıştı.

"Duman buradan geçti mi" diye sordu Kuzey. "Geçti" dedi Arda. "Sepetlerin yanına doğru gitti, sonra izini kaybettim. Belki çamaşırhaneye inmiştir." Ahırın köşesinde üç saman sepeti üst üste duruyordu.

Kuzey merdivenlere döndü, ellerini beline koydu. Sarayda Duman'ın gidebileceği çok yer vardı, bahçe, tavan arası, kilerin köşesi. Kilerin kapısı kilitliydi, tavan arasına merdiven gerekiyordu. Bahçeye çıkan kapı ise sabahtan beri kapalıydı. Mina arkasından sıcak bir çörek uzattı. "Aç karnına aramak zor olur" dedi. Kuzey çöreği cebine koydu.

Kuzey acele etti. Kapıları hızlı açtı, arkasından çarptı. Ayak sesleri koridorda yankılandı, bir vazo sallandı, Kuzey onu son anda tuttu. Ahırdaki atlardan biri kişnedi, Arda samanın tozuna öksürdü.

Çamaşırhaneye daldı. Yerdeki su birikintisine bastı, ayakkabısı ıslandı. Nehir çarşafları katlıyordu, Kuzey'in sesine irkildi, elindeki çarşafı düşürdü. Sabun kokusu odayı doldurmuştu, buhar camları buğulamıştı.

"Yavaş gir" dedi Nehir. "Kediler gürültüden kaçar. Sesi duyunca bir köşeye siner, hiç görünmezler." Kuzey durdu, nefes nefese kaldı, yüzü kızardı. Nehir çamaşırı yerden alıp yeniden katlamaya başladı, elleri hızlıydı.

Nehir haklıydı. Kendi telaşı Duman'ı daha da saklamıştı. Kuzey elini kapının koluna koydu, bu kez ağır ağır kapattı. Kapı tık diye kapandı, başka ses çıkmadı.

Kuzey soluk aldı, omuzlarını gevşetti. Sesini alçalttı, adımlarını yavaşlattı. "Özür dilerim" dedi Nehir'e. "Aceleyle geldim, seni de korkuttum."

Nehir gülümsedi, çarşafı yerden aldı, katlamaya devam etti. "Sepetlerin altına bak" dedi. "Duman orayı sever, orası sıcak ve karanlık, kimse rahatsız etmez." Çamaşırhanede altı sepet vardı, hepsi duvara dizilmişti.

Kuzey diz çöktü, parmak uçlarında sepete yaklaştı, nefesini tuttu. Sabun kokusu burnunu gıdıkladı, hapşırmamak için burnunu tuttu. Nehir devam etti. "Bizim de bir kedimiz vardı" dedi. "O da hep en alttaki sepeti seçerdi."

Kuzey en alttaki sepetin kenarını iki parmağıyla kaldırdı. İçeriden ince bir mırıltı geldi. Nehir başını kaldırdı, ikisi de sustu.

Çamaşır sepetinde Duman kıvrılmış uyuyordu. Gece burası sıcak diye buraya girmiş olmalıydı. Kuzey elini yavaşça uzattı, onu okşadı. Kedi gözlerini araladı, kuyruğunu bir kez salladı, sonra Kuzey'in kollarına kalktı. Patisi Kuzey'in koluna değdi.

Kuzey odasına dönerken çamaşırhaneden, ahırdan, mutfaktan geçti. Nehir'e, Arda'ya ve Mina'ya ayrı ayrı teşekkür etti. Arda ona atların adlarını saydı, Mina fırından yeni bir tepsi çıkardı. Artık üçünün de adını biliyordu, cebindeki çöreği de yolda yedi.

Gece Kuzey yatağına yattı, Duman yanına kıvrıldı. Pencereden yıldızlar göründü, mum ışığı yavaşça söndü. Saray sessizleşti, uzaktan sadece rüzgar duyuldu.

Sabah saray uyandı, mutfaktan ekmek kokusu yayıldı. Duman pencereye çıktı, güneşin altında gerindi. Kuzey o sabah önce mutfağa uğradı, Mina'ya günaydın dedi.

Bu hikaye ne öğretir

Acele etmek aradığımız şeyi bulmayı zorlaştırır. Sabırla dinlemek çoğu zaman en hızlı yoldur.

Çocuğuna sor

Sen evde bir şey kaybolunca ilk kime sorarsın?

Yaş Grubu Etiketi:
5 Yaş Hikayesi