Yaren, kayanın üstünde durup kükredi. Sesi ormanın öbür ucuna kadar gitti. Kral olmak için güçlü kükremek gerektiğini duymuştu.
Her sabah kükreme çalışırdı. Sesi gittikçe büyüyordu, ormandaki kuşlar bile ürküyordu. Yaren bundan gurur duyardı, sesini herkesin duymasını isterdi.
Babası ona hep aynı hikayeyi anlatmıştı, en güçlü kükreyen aslan kral olurmuş. Yaren bu sözü hiç sorgulamadı.
Ormanın hayvanları onu duyunca kaçışırdı, kimse yanına yaklaşmazdı. Yaren bunu güç sanır, boşalan otlağa bakıp gülümserdi.
Bir sabah su birikintisinde kendine baktı. Ağzını açtı, sesini denedi, birikinti hafifçe dalgalandı. Bunu görünce daha da gururlandı.
Her sabah aynı çalışmayı tekrarladı, sesi biraz daha kalınlaştı, akşamları boğazı yanmaya başladı.
Bir kartal tepede süzülüyordu, kükremeye hiç aldırmadı. Yaren kanat çırpışını uzun uzun izledi, sesinin ulaşmadığı bir yer de varmış.
Yaşlı bir fil ona baktı.
"Kral olmak sadece kükremekle olmaz" dedi fil.
"Ben en güçlü kükreyen olacağım" dedi Yaren.
"Peki en güçlü kükreyen her zaman en akıllı mıdır?" diye sordu fil.
Yaren bu soruyu cevaplayamadı, kayanın üstünde ayaklarını değiştirdi.
"Sen neden kral olmak istiyorsun?" diye sordu fil.
"Herkes beni dinlesin istiyorum" dedi Yaren.
Fil bu cevaba gülümsedi, hiçbir şey demedi, ağır adımlarla ormana daldı.
Yaren onu izledi. Fil hiç kükremeden yürüyordu ama önündeki hayvanlar ona yol açıyordu. Yaren bunu o an bir kenara koydu, üstünde durmadı.
Uzaktan bir aslan grubu geçti, hiçbiri kükremiyordu ama hepsi düzenli yürüyordu. Yaren onlara baktı, aklına takılan bir şey oldu ama sormaya çekindi.
Yaren kayadan indi, filin ardından biraz yürüdü, sonra vazgeçip geri döndü.
Dere günden güne çekiliyordu. Hayvanlar su bulamıyordu, tedirgindiler. Yaren sorunu bağırarak çözeceğini sandı, ormanın ortasında daha çok kükredi.
Sesi taşları bile titretti ama dere kurumaya devam etti. Kükremek suyu geri getirmiyordu, Yaren yorgun düştü.
Hayvanlar toplanıp konuştu, Yaren onların ne konuştuğunu duymadı bile, kendi sesine kulak veriyordu.
Hayvanlar kalan tek su birikintisinin başında sıraya girdi, birikinti hepsine yetmiyordu. Bir geyik yavrusunu önüne aldı, sabırla sırasını bekledi. Yaren onları görmedi bile, kayadan inip çıkmakla meşguldü.
Kuşlar dallardan kaçıştı, Yaren'in sesinden ürktüler. Ormanın sessizliği bozuldu, hiçbir hayvan rahat duramadı.
Güneş her gün biraz daha kavuruyordu, dere iyice sığlaşmıştı. Yaren'in sesi bile artık yorgun çıkıyordu, boğazı kurumuştu.
Yaren su birikintisinin kenarına gitti, orada da yalnız çamur kalmıştı. Kendi yansımasını bile göremedi.
Yaren kayaya oturdu, sesini kesti. İlk kez uzun süre sessiz kaldı.
Uzaktan iki kunduzun konuştuğunu duydu. Barajı yukarı dereye kurduklarını, suyu tuttuklarını anlattılar.
Yaren kunduzların yanına gitti. Kunduzlar önce ürktü, çalışmayı bıraktı, kuyruklarını suya vurdu.
"Korkmayın, size bir şey yapmayacağım" dedi Yaren, sesini hiç yükseltmeden.
"Neden bize kızmıyorsun?" diye sordu kunduzlardan biri.
"Kızmak suyu geri getirmez" dedi Yaren.
Kunduzlar birbirine baktı, sonra barajı anlatmaya başladı.
Kunduzlardan biri elindeki dalı gösterdi, çamurun taşları nasıl tuttuğunu tarif etti. Yaren dikkatle izledi, ilk kez bu kadar sabırla bir şey öğreniyordu.
Barajın taşları arasından su hafifçe sızıyordu, kunduzlar bunu göstermek için Yaren'i çağırdı. Yaren eğilip yakından baktı, sonra ortadaki dalları birlikte aralamayı önerdi.
Kunduzlar barajı araladı, su yeniden dereye aktı. Hayvanlar sevinçle suya koştu.
"Dinlemek de kükremek kadar güçlü" dedi yaşlı fil.
Yaren kayaya oturdu, artık sesini denemiyordu. Dere şırıltısını dinleyip gözlerini kapadı.
Geyik ve yavrusu suya ilk koşanlar oldu, uzun uzun, doyasıya içtiler. Kuşlar kıyıdaki taşlara sıralandı, kanatlarını suya çırptı. Yaren onları izlerken içi rahatladı, hiç kükremeden bir şey başarmıştı.
Fil Yaren'in yanına geldi, hortumuyla omzuna dokundu.
"Bugün ormana kükreyerek değil, susarak yardım ettin" dedi fil.
Ormanın hayvanları Yaren'in etrafında toplandı, kimse kaçmadı bu sefer. Geyik yavrusu bile yanına gelip durdu, korkmadan suyunu içti.
Bu hikaye ne öğretir
Sorunları çözmek için her zaman en gür sesle konuşmak gerekmez, bazen dinlemek daha çok şey öğretir. Gerçek güç, başkalarını duyabilmektir.
Çocuğuna sor
Sen sessizce dinlediğinde neler öğreniyorsun?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.