Sahanın kenarında Toprak topunu yere bıraktı, forvet pozisyonuna doğru yürüdü. Bugün okul takımının maçı vardı, Toprak gol atmak istiyordu. Geçen hafta iki gol atmıştı, bugün de gol atacağından emindi.
Tribünde birkaç veli oturmuş, maçın başlamasını bekliyordu. Toprak ısınma koşusu yaptı, ayakkabılarını bağladı, formasını düzeltti, birkaç şut çalıştı. Bugün formasının üstünde forvet numarası vardı, bunu görmek onu her zamankinden mutlu ediyordu.
Antrenör Hakan takımı sahaya çağırdı, kağıdındaki listeyi okumaya başladı. Forvet, orta saha, defans, isimler tek tek söylendi, herkes kendi yerine koştu. Sıra kaleye geldiğinde Toprak'ın adını okudu.
"Ben forvet oynamak istiyorum" dedi Toprak, sesi yükseldi. "Bugün kalede sana ihtiyacımız var, Sinan şehir dışında" dedi Antrenör Hakan. "Ama ben hiç kalede oynamadım" dedi Toprak. "Bugün deneyeceksin" dedi Antrenör Hakan, kararlı bir sesle.
Toprak eldivenleri aldı, ama içinden hiç istemiyordu. Takım arkadaşları ona baktı, kimse yerini değiştirmeyi teklif etmedi. Eldivenler ona biraz büyük geliyordu.
Kalenin önünde durdu, arkadaşları saha ortasına koştu. "Kaleci sıkıcı bir iş" diye düşündü kendi kendine. Eldivenlerini eline geçirirken bile isteksizdi, direklere yaslanıp içini çekti.
Maç başladı, top saha ortasında dolaştı. Toprak kalede canı sıkkın bekliyordu, gözleri toptan çok gökyüzündeydi, üstündeki bulutları sayıyordu. Arkadaşı Gökçe ona seslendi, "Dikkatli ol, top geliyor" dedi. Rakip oyuncu topu kaleye doğru sürdü. Toprak topu geç gördü, ayakları geç harekete geçti. Top ağların arasına girdi, gol oldu.
Sahadaki herkes başını çevirdi, Toprak'a baktı. Antrenör kenardan bağırdı, "Dikkatini topla!" Toprak yere baktı, yüzü kızardı, eldivenlerini sıktı, boğazı düğümlendi.
İkinci gol de aynı şekilde girdi, Toprak topu yine geç gördü. Takım arkadaşları bir şey söylemedi, sadece yerlerine döndü. Toprak bu sessizliği ağır buldu. "Ben kaleci olmak istemiyorum" dedi kendi kendine, kalenin direğine yaslandı. Maçın bitmesini istiyordu, bu pozisyonu bir daha istemiyordu. Gökyüzüne değil, artık ayakkabılarına bakıyordu.
Devre arasında Gökçe yanına geldi, su şişesini uzattı. "Sen forvette iyisin ama kalede de deneyebilirsin" dedi. "Beceremiyorum" dedi Toprak, başını eğerek. "Daha yeni başladın, herkes ilk günü kötü başlar" dedi Gökçe, omuz silkti.
İkinci yarı başladı, skor iki sıfırdı. Toprak bu kez kaleye daha dikkatli baktı, topu adım adım takip etmeye çalıştı, gözünü sahadan ayırmadı. Rakip yine akına kalktı, top kaleye doğru geldi. Bir şut geldi, bu kez elleriyle topu çeldi, kornere attı. Kalbi hızla atıyordu, ama bu kez sebep heyecandı, dikkatsizlik değil artık.
Takım arkadaşları ona alkış tuttu, ilk kez o gün. Toprak şaşırdı, ama içi biraz rahatladı, kaleyi daha yakından izlemeye başladı. Antrenör Hakan kenardan başını salladı, bir şey söylemedi ama gülümsüyordu.
Maçın son dakikasında rakip takım penaltı kazandı. Herkes nefesini tuttu, saha sessizleşti. Toprak kalenin ortasında durdu, gözlerini topa dikti, eldivenlerini son bir kez sıkıca giydi. Takım arkadaşları çember olmuş, kenardan izliyordu. Gökçe elini kaldırdı, "Sen yaparsın" diye bağırdı, sesi sahanın öbür ucundan bile duyuldu. Rakip oyuncu topa yaklaştı, vurdu. Toprak sağa atladı, elleri topa uzandı, topu göğsüne bastırdı. Saha bir anda gürledi, takım arkadaşları koşarak geldi.
Gökçe en önde geldi, ona sarıldı, "Bunu kurtardığına inanamıyorum" dedi. Toprak gülümsedi, eldivenlerini çıkardı, alnındaki teri sildi. Maç bitti, takım berabere kalmıştı, ama Toprak yenilmiş gibi durmuyordu.
Eve dönerken babasına gününü anlattı. "İki gol yedim ama son penaltıyı kurtardım" dedi. Babası ona gülümsedi, "Her görev kendi anını bulur" dedi, saçını okşadı. "Belki gelecek hafta yine kalede oynarım" dedi Toprak, kendi sözüne kendisi şaşırdı.
Toprak o gece yatağına uzandı, kalenin önünde durduğu anı düşündü. Belki forvet değildi, ama bugün takımına yardım etmişti. Eldivenlerini yastığının yanına koydu, yarınki antrenmanı merakla bekledi. Gözlerini kapadı, huzurla uyudu.
Bu hikaye ne öğretir
Her görev kendi önemini taşır, seçtiğimiz değil elimize gelen görev bile. Dikkat ve çaba, konumdan daha belirleyicidir.
Çocuğuna sor
Sen istemediğin bir görevi üstlendiğinde nasıl davranırsın?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.