Üç Soru Kuralı

Eğitici Çocuk Hikayesi

Yaş
7-12
Okuma Süresi
5 dk
Kategori
Dijital Güvenlik Hikayesi
Unsur
Ekran Güvenliği
Yayınlanma Tarihi
3/9/2026
Yazar
Kocaman Bi' Site
Üç Soru Kuralı

Azra tabletin başında oturuyordu. En sevdiği oyunda yeni bir bölüm açmak istiyordu. Ekranda parlak bir ödül kutusu duruyordu, açmak için tek bir adım kalmıştı. Sayaç geriye doğru işliyordu. Sınıftaki herkes aynı oyunu oynardı, teneffüste hep bu kutudan konuşurlardı. Azra üç gündür bu kutuyu bekliyordu.

Dışarıda hava kararmıştı. Azra koltuğun kenarına çekildi, dizlerini karnına topladı. Her dokunuşta ekrandan yeni bir ses çıkıyordu. Odadaki tek ışık tabletti, duvara renkli gölgeler düşüyordu.

Oyunun sohbet kutusunda bir mesaj belirdi, ekranın köşesinde yanıp söndü. Azra merakla dokundu, yazı açıldı. "Merhaba," yazıyordu. "Sana özel bir hediye göndereceğim, adresini yazar mısın. Sadece sana özel, kimseye söyleme."

Mesaj kısaydı, altında yeşil bir hediye simgesi vardı. Azra yazıyı iki kez okudu. Oyunda kimse ona bugüne kadar bir şey sormamıştı. Parmağı klavyeye gitti, sonra havada kaldı.

Yapay zeka destekli hikaye oluşturucumuzu denedin mi?
Hemen Test Et

Azra ekrana baktı, yazıyı bir daha okudu. Mesajı gönderen kimdi, bilmiyordu. Oyunda hiç görmediği bir isimdi, profil resmi boştu. Adı harflerle sayıların karışımıydı, okunmuyordu bile.

Ablası Çınar yanına geldi, elindeki kitabı kanepeye bıraktı. Sandalyenin arkasından uzanıp ekrana baktı, kaşlarını çattı. "Bu kim," dedi ve Azra'nın omzuna dokundu.

"Bilmiyorum," dedi Azra. "Ama adresimi istiyor. Belki gerçekten hediye gönderir."

"Anneme sorsan iyi olur," dedi Çınar. Parmağıyla mesajı gösterdi, sonra elini çekti. "Oyunda hediye kutusu var," dedi Azra. "Kutuyu oyun veriyor, o kişi değil," dedi Çınar. "Kimseye söyleme demiş, bu kısmı bana tuhaf geldi." Azra ekrana bir daha baktı, mesajın altında adresini soran satır duruyordu.

Azra bir an durdu, parmağı klavyenin üstünde kaldı. Ödül kutusu ekranda hâlâ duruyordu. Sayaç azalıyordu, kutu kapanmadan cevap vermek istedi. Bir yandan da mesajı gönderen kişiyi düşünüyordu, adını bir daha okudu.

Parmağı klavyeye yaklaştı, adresin ilk iki harfini yazdı. Sonra durdu, harfleri sildi, elini geri çekti. Ekranın ışığı yüzüne vuruyordu, oda daha da kararmıştı.

Bu kişiyi hiç görmemişti, arkadaş listesinde de yoktu. Daha önce tek kelime konuşmamışlardı. Azra tableti masaya bıraktı, ayağa kalktı, odada bir tur attı. Çınar'ın söylediği cümle aklında kaldı.

Pencereden sokak lambası yanıyordu. Azra tabletin ekranını kapağıyla örttü, mutfaktan gelen sesleri dinledi. Annesi tencerenin kapağını kapattı, su şırıldadı.

Azra tableti alıp mutfağa gitti, ayak sesleri koridorda yankılandı. Annesi tezgahta soğan doğruyordu, elini önlüğüne sildi. Azra ekrandaki mesajı ona gösterdi, sesi hafifçe titriyordu.

"Bu kişiyi tanımıyorum," dedi Azra. "Ama adresimi istiyor. Ne yapmalıyım, cevap vermeli miyim." Annesinin yüzüne endişeyle baktı, cevap beklercesine durdu.

Annesi ekranı okudu, bıçağı bıraktı, Azra'nın yanına oturdu. Sesi sakindi, telaşlanmadı. "İyi ki sordun," dedi. "Bunu bana getirmen doğru olmuş. Bundan sonra üç soru kuralımız olsun. Kim soruyor, neden soruyor, ben biliyor muyum." Azra'nın elini tuttu, gülümsedi.

Azra üç soruyu parmaklarıyla saydı, sonra bir daha saydı. Annesi her soruyu onunla birlikte tekrarladı. Annesine gülümsedi, omuzları gevşedi. Kuralı defterinin ilk sayfasına yazdı. "Kim soruyor, ben tanımıyorum," dedi Azra. "Neden soruyor, bilmiyorum. Sen biliyor musun, hayır." Annesi başını salladı. "Üçünden biri boş kalırsa cevap yazmıyoruz," dedi.

Azra annesiyle birlikte tablete döndü. Adresini yazmadı, mesaja hiç cevap vermedi. Yazdığı iki harf ekranda kalmamıştı, silmişti. Annesi sohbeti kapattı. Oyunun ayarlarını ikisi birlikte açtı, yabancı mesajları kapatan düğmeyi buldular.

Ödül kutusu ekrandan kayboldu. Azra buna üzülmedi. Bir sonraki kutunun yarın açılacağını biliyordu. Tableti kapattı, koltuğa yaslandı. Çınar mutfaktan bir bardak süt getirdi, kanepenin ucuna oturdu. "Ben de bir kere böyle bir mesaj almıştım," dedi. "Ben de anneme sormuştum."

O gece yatağına girerken üç soruyu bir kağıda daha yazdı, katlayıp yastığının altına koydu. Kalemi masaya bıraktı, lambayı söndürdü. Koridorda annesinin ayak sesleri uzaklaştı. Gözlerini kapadı.

Bu hikaye ne öğretir

Ekranın öbür ucundaki kişiyi tanımadan kişisel bilgi vermek doğru değildir. Emin olunmayan her mesaj önce büyüklere sorulmalıdır.

Çocuğuna sor

Sen tanımadığın biri sana internette bir şey sorarsa ne yaparsın?

Yaş Grubu Etiketi:
8 Yaş Hikayesi