Sayı Şehri'nin okulunda Yedi köşesine oturmuş, aynadaki halini inceliyordu. Sekiz yanında duruyordu, iki yuvarlak halkadan yapılmıştı. Kenarında tek bir köşe yoktu, ışık üstünde kayıp gidiyordu. Yedi kendi köşeli çizgilerine baktı, içi daraldı, aynayı biraz yana itti. Aynanın çerçevesindeki tozu üfledi, ama görüntü değişmedi. Köşeler yerli yerinde duruyordu.
Sınıftaki diğer rakamlar bahçede top oynuyordu, kahkahaları pencereden içeri doluyordu. Yedi onlara katılmadı, aynanın karşısında kaldı, kendi şeklini beğenmedi, parmağıyla köşesine dokundu. Camdan içeri giren ışık aynaya vurdu, Yedi gözlerini kıstı.
Yedi de Sekiz gibi yuvarlak olmak istiyordu. Kalemi eline aldı, kendi şeklini kağıda çizdi, köşeleri yumuşatmaya çalıştı, çizgiyi defalarca sildi. Kağıdın üstü silgi tozuyla doldu, parmakları griye boyandı. Yedi kalemi masaya bıraktı, derin bir soluk aldı, tekrar denedi. Çizdiği şekil ne yuvarlak oldu ne de kendi haline benzedi.
Takvim raftan indi, Yedi'nin yanına oturdu, sayfalarını hafifçe çevirdi, kağıda uzanıp baktı. "Ne çiziyorsun," dedi, kaşlarını kaldırdı.
"Kendimi," dedi Yedi. "Ama Sekiz gibi yuvarlak çıkmıyor. Elim ne yaparsa yapsın köşeler geri geliyor, sanki elim kendi kendine köşe çiziyor." Kalemi masaya vurdu, öfkeyle iç geçirdi.
"Neden yuvarlak olmak istiyorsun," dedi Takvim, başını yana eğdi, sayfalarını hışırdattı. Yedi bir süre cevap vermedi, kalemini masada döndürdü. Kalem üç kez döndü, sonra durdu.
"Sekiz'in iki halkası var," dedi Yedi. "Benim tek bir köşem var. Eksik gibiyim, herkes bunu görüyor sanıyorum, hep bu yüzden üzülüyorum." Takvim bir şey söylemedi, sadece Yedi'nin yanında oturmaya devam etti. Sınıfın penceresinden top sesleri geliyordu, ikisi de dışarıyı dinledi. Yedi başını Takvim'in kapağına yasladı, uzun bir süre öyle kaldı.
Yedi her gün aynı çizimi denedi. Çizgileri sildi, yeniden çizdi, köşeler geri geldi. Kağıdı buruşturup çöpe attı. Ertesi gün yeni bir kağıt aldı, sonuç değişmedi.
Sınıf arkadaşları ona baktı, kimse bir şey demedi. Yedi teneffüste dışarı çıkmadı, sırasında oturup pencereden bahçeye baktı. Camdan hafif bir top sesi geliyordu.
Takvim onu izledi, sayfalarını hışırdattı ama sesini çıkarmadı. Yedi'nin masası buruşuk kağıtlarla doldu. Öğretmen sıraların arasından geçerken kağıtlara baktı, bir şey sormadı. Bir hafta böyle geçti.
Cuma günü Takvim yanına geldi, bir sayfasını açtı. "Bugün hangi gün," diye sordu. "Cuma," dedi Yedi. "Say bakalım, kaçıncı gün," dedi Takvim. Yedi saymadı, kağıdı buruşturmaya devam etti.
Yedi ertesi sabah Takvim'in sayfalarını çevirdi. Parmağını her sayfada gezdirdi, günleri sesli okudu. Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi, pazar.
Yedi gün saydı. Parmaklarını tek tek kaldırdı, tam yedi parmak kalktı, gözleri büyüdü, tekrar saydı. Elleri titredi, ama bu kez sevinçten titriyordu.
"Haftada yedi gün var," dedi Takvim. "Bir hafta senin sayınla tamamlanıyor. Sekiz'in böyle bir görevi yok, bu iş sana ait." Yedi'nin gözleri parladı, sırtını dikleştirdi.
Yedi kağıdı yeniden açtı, bu kez köşeli halini çizdi, silmedi, kağıdı duvara astı, geri çekilip baktı, uzun uzun izledi. Çizimdeki köşeler artık eksik değil, kendine aitmiş gibi durdu. Yedi kağıda uzun uzun baktı, ilk kez gülümsedi.
Ertesi sabah Yedi okula köşeleriyle gitti, adımları hafifti. Aynanın önünde durmadı, doğruca sırasına yürüdü. Sekiz'in yanına oturdu, ikisi birlikte tahtaya baktı, defterlerini yan yana açtılar. Öğretmen sınıfa girdiğinde ikisine gülümsedi, hiçbir şey sormadı.
Takvim duvarda asılıydı, üstünde yedi gün art arda sıralanmıştı. Yedi kendi adını her sayfada gördü, gülümsedi, parmağıyla sayfalara dokundu. Sekiz yanına gelip aynı sayfaya baktı, ikisi birlikte güldü.
Gece olunca Yedi köşeli gövdesiyle rafa uzandı, gözlerini kapadı, uyudu, oda sessizliğe büründü. Pencereden giren ay ışığı köşeli gölgesini duvara düşürdü, gölge yedi kez kısaldı uzadı. Takvim de raftan onu izledi, yeni haftanın ilk sayfasını açık bıraktı, sessizce sabahı bekledi.
Bu hikaye ne öğretir
Kendini başka birine benzetmeye çalışmak yorar. Yedi kendi işini bulunca köşeleri de yerini buldu.
Çocuğuna sor
Haftanın hangi günü senin en sevdiğin gün?

Bu metin kocamanbisite.com için özel olarak yazılmıştır. Ticari maksat taşıyan tüm diğer dijital ortamlar ve basılı mecralarda kullanımı, kopyası, atıfı yasaktır. Eğitim maksatlı kullanım için her bir hikayeye yönelik izin alınması zorunludur.